ZADAR

Hırvatistan gerçekten denizin bereketine doyan, sizi de doyuran ve Adriyatiğin sizi her kıyısında ayrı mutlu ettiği bir coğrafya. O yüzden bu rotayı denizi seven ve denize düşkün olan herkesin zaman yaratıp, gezmesini isterim. Her durağı elbette Rovinj kadar sevmedik, hepsinden o kadar büyülenmedik. O yüzden çok hayaller kurmadan gezdiğinizde karşılaştıklarınızla, gördükleriniz sizi gerçekten mutlu ediyor. Mesela Zadar'da konaklama yapmış olmamıza rağmen, aslında es geçebilirmişiz başta dedik ama sonra aşağıda size bahsedeceğim farklı sahili, akşam dinlediğimiz jazz ve yediğim en iyi black risotto'dan sonra farkettik ki, her kıyının, her kasabasını farklı seviyorsun. Çok ya da az değil, farklı özelliklerle benimsiyorsun.

Zadar'ı neden benimsedin derseniz cevabı ben değil fotoğraflar verecek; Bugüne dek gördüğüm en güzel gün batımı olan şehirdi! İstisnasız!
Zadar, Dalmaçya kıyısında yer alan, beyaz taş binalar ve sokaklardan oluşan bir kale kent aslında. Bu kale kentin dışında yer alan sahil kısmı bence kentin en kalabalık ve insanların en çok akın ettiği bölümü. Günün hangi saati gittiysek, denize girerken, akşam gün batımında ya da gece 01.00'de hep kalabalıktı.
ZADAR, DENİZİN SESİNİ İÇİMDE HİSETTİĞİM O UNUTULMAZ YAZ ŞEHRİ;
Zadar'ı diğer kıyı şehirlerinden ayıran çok farklı bir özelliği var. Özellikle 2005'te Hırvat mimar Nikola Baši tarafından yapılan "Sea Organ" ve "Solar Circle" projeleri bu kenti cazibe merkezi haline getirmiş. Sea Organ'ın ne olduğunu tanımlamak biraz zor, sesini dinlemeniz lazım, ki paylaştığım Instagram hikayelerinde pek çoğunuz sese inanamamıştınız. 70 metre uzunluğundaki proje, mermer basamaklardan oluşuyor. Sahil şeridinin sonundaki basamakların altına yerleştirilen farklı çap ve uzunluktaki 35 tane tüp sayesinde deniz dalgaları ve rüzgar doğal bir orkestraya dönüştürülüyor ve oradan geçen yürüyen, oturan insanlara inanılmaz bir müzik ziyafeti sunuyor. Deniz ve Rüzgar'ın tüplerden geçerek, dışarı verdiği ses inanılmaz bir ensturmana dönüşüyor. Aslında yalın ifadeyle bir deniz org'una dönüşüyor.

Dalmaçya kıyısı boyunca baktığınızda, uzanan Hırvatistan'da 1000'den fazla ada veya adacık bulunuyor ve bunlardan sadece 66'sında yerleşim var.

Konum olarak Zadar aslında Dalmaçya bölgesinin son şehri, daha sonra kuzeyde Istra bölgesine geliyorsunuz. Zadar'ın tarih geçmişine bakınca, elden ele geçen bir şehir görüyorsunuz, İtalyanlar, Yugoslavlar derken, 2. Dünya Savaşı'nın en çok bombalanan şehirlerinden biri olmuş. Bu yüzden de şehirde kale ve surlar belirgin olarak gezilebilecek tarihi noktalar.

Oldukça eski kiliseleri ve yapıları var, hatta eski şehir bombalamadan sonra çokça hasar görmüş ama buna rağmen Unesco ve Avrupa Birliğinin yardımlarıyla şehir, eski haline getirmişler.

En çok şaşırdığım şey, bu küçücük kente gelen turist gruplarının sayısının çok olması ve kentin girişinde yığınla tur otobüsü görmemizdi. Avrupa'ya yakın olması ve arabayla Dalmaçya'yı bizim gibi gezmeyi düşünenler için Split ve Dubrovnik'ten önce olması, konumu itibari ile cazip bir uğrak noktası yapmış burayı.

Bunun yanında etrafında en çok ada olan şehirlerinden birisi Zadar. İki üç tane ziyaret edilen adaları var ki bunların başında DUGİ OTOK geliyor, günü birlik deniz turları için pek çok ada turu seçeneği mevcut. Bizim favorimiz, kesinlikle burası.
-Zadar da Teta Feta diye bir pizzacı var, öğlen atıştırması için uğrayabilirsiniz. Ama asıl bomba akşam yemeği için gelecek.
-Akşam gün batarken, tam deniz kenarı aşağıdaki fotoğrafları çektiğimiz ve denize komşu restoran; Tramonto.
-Hamburger severler için; Papica Burger,
-Dilim pizzanın hası ve bizim evin hemen altı; Crazy Pizza.
***Ama favorim bugüne dek yediğim en leziz siyah risotto; Canzone Restoran'da jazz keyfi eşliğinde Black Risotto ve lokal şarap.

Rotanın devamındaki Krka Milli Parkı için buraya tıklayabilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!