VERONA

Verona, İtalya'nın her yerini neredeyse gezmiş biri olarak, diğer şehirlerine göre hep yanından köşesinden geçip de bir türlü fırsat vermediğim şehirlerden biriydi. O yüzden tanışmamız biraz geç ama çok da harika şekilde oldu diyebilirim. Nasıl mı? Haydi gelin, size içim bu şehri düşündüğümde nasıl sıcacık oluyorsa, öyle anlatayım şehirle ilgili anılarımı...
premarin price in india VERONA ULAŞIM
Verona hem Milano, hem Venedik'e o kadar yakın konumda ki, bu şehirlere yakınsanız mutlaka uğrak noktalarınızdan biri de Verona olmalı. Ulaşım olarak, biz her ne kadar roadtrip yaptığımız için araçlı gelmiş olsak da, hem Venedik, hem de Milano gibi şehirlerden trenle kolayca ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Şehirde bir havalimanı yok, hedefiniz direk ve sadece Verona'ya gelmek ise, source Milano Malpensa veya follow link Bergamo Orio Al Serio Havalimanı'na uçarak, sonra tren aktarmalı olarak gelebilirsiniz. Trenle Milano-Venedik arası aşağı yukarı 1-5 saat sürüyor, forex valutakurser Verona Porto Nuova Tren İstasyonu'nu kullanarak ve tek kişi yakın zamanda bu şekilde giden arkadaşımdan aldığım güncel bilgiye göre mevsime göre 8-10 euro arasında değişkenlik gösterecek şekilde ödeme yaparak, şehre ulaşabiliyorsunuz.
 
Biz buraya bir tam gün ayırdık hatta sonrasında Roma'dan sonra, en sevdiğimiz İtalya şehirlerinden biri olan Siena'ya yeniden kavuşma telaşında olduğumuz için şehirde geçirdiğimiz vakit aşağı yukarı 5-6 saat kadardı. Yani bazen soruyorsunuz ya bana, sizce konaklamalı mıyız yoksa gezip devam mı etmeliyiz diye... Eğer ki hafta sonluk Cuma-Pazar bir bilet arıyorsanız, Verona konaklamalı ideal ama ara duraklarda keşifler yapacak kadar vaktiniz varsa, kalmadan da gezip yolunuza devam edebilirsiniz.
watch VERONA GEZİ REHBERİ
Verona'nın en çok güneşe, bahara, yaza yakışan bir havası var, binaların pastel tonları, meydanlardaki binaların İtalyan mimarisinin en şirin hallerini size bir arada sunması gibi sizi buraya geldiğiniz için kendinizi iyi hissettirecek birden fazla güzellik var şehirde...
Par quelles lois sont régies les http://totaltechav.com/merdokit/1876 en Suisse ? Quel régulateur prend en charge ce produit ? Quel taux d'imposition ? Réponses ici. PİAZZA DELLE ERBE MEYDANI
Hayatın artık iyice loş taraflarını görmeye çalıştığımız, üç beş ışık saçan detay farkettiğimizde sevindiğimiz şu günlerinde Verona insana ilaç gibi. Şehrin en ünlü meydanı single mother over 40 dating Piazza delle Erbe Meydanı. İrili ufaklı cafeler, restoranlar ve Brüksel'in meydanındaki gibi hangi binayı tek alsam, hangisini bir bütün olarak çeksem diye iç geçireceğiniz güzellikte harika yapılarla dolu.
 Meydanın bana bonus olan en güzel tarafı, sonraları her gün kurulduğunu öğrendiğim Pazarı oldu.
Ve tabii ki, yine kule tepelerine çıkıp, şehri kuş bakışı görmeyi seven ben için go to site Lamberte Tower şehrin en güzel adresi. (çıkışı 5 euro)
Sahi size de oluyor mu? Bir kente kuş bakışı baktığımda, pencere camına tünemiş, geleni geçeni umarsızca seyreden kediler gibi oluyorum. Sanki her şeyi, içinde olduğumuz o anı kucaklayıp, göğsüme bastırabilecek gibi büyüyor dünya!
 UNESCO Dünya Mirası listesindeki Verona'yı bu kez Garda Gölü ile birlikte aynı güne sıkıştırsam da, mutlaka uzun uzun gelmeyi planladığım İtalya şehirlerden biri olmayı çoktan haketti bile! http://www.amisdecolette.fr/?friomid=site-de-rencontre-s%D0%93%C2%A9rieux-gratuit-non-payant-quebec&fcd=97  
http://beerbourbonbacon.com/?niokis=jackson-tn-dating&073=f3 TARİHİ KAPIDAN GİRİP, RENKLİ BRA MEYDANI'NDA BİR MOLA
 
Bu güzel kentin ilk adımlarına şehrin tarihi kapısından geçip, source link Bra Meydan'ında hayat vermeli diye düşünürken kendimi oradan yürüyüp, Arena'nın önüne gelmiş buluyorum. Verona'da sokakları nasıl geçtiğiniz, hangi köşe başından saptığınızı irdeleyemeyecek kadar güzel akıyor saatler. Bunda hem sakin bir İtalyan şehri, hem de Romeo ve Juliet'in aşkının nam saldığı kent olmasının büyük payı var sanırım. Çünkü seyahatlerde tıpkı aşklar gibi bence... Dolu dizgin telaşla sanki heyecanın tavan olduğu ilk aylarınızdaymış gibi değil de, zaman geçtikçe, gezdiğinizde bir başka tat bırakıyor insanda. Çünkü şehirlerde tıpkı insanlar gibi birbirine alışıyor, hissettiğiniz duygular demini alıyor ve işte o zaman keşfettiğiniz her şey daha bir başka oluyor.
Bra Meydanı'ndan hemen sonra, yürüme mesafesinde olan andere anbieter wie bdswiss wo man nicht so viel bezahlen muss Castelvecchio Kalesi'nin içerisinde ve avlusunda kısa molalar verip, Mazzini ve Cappello Caddeleri'nde alışverişe meraklıysanız keyifli turlar atabilirsiniz. Castelvecchio'da yürürken, diğer İtalya şehirlerinin aksine kırmızı tuğlalar arasında dolaşırken Siena'daki gibi bir doku sezdim, daha Orta ağ dokusunu hissettim diyebilirim.
Bu arada benim gibi antika severler için bonus niteleğinde bir önerim var;
 -Sant Anastasia Kilisesi civarında (ki şehirde görülmesi gereken yapılardan biri), Antichita Smeraldo antika dükkanına ve civarındaki benzer dükkanlara bakabilirsiniz. Sonra bana hafta sonu sofralarında bu bardak, bu tabak nereden diye sorarsanız, direk adres vererek şimdiden bir kaçı için cevap vermiş olayım size.
 
Madem alışverişten gittik, siz eliniz değmişken yukarıda paylaştığım caddeler dışında Corso Porta Borsari'yi de not alın. Caddenin devamında gözünüzü ışıl ışıl dünyaca ünlü markaların vitrinlerinin görselleriyle doyuracaksınız, cebinizin ışıltısını söndürür müsünüz bilmem ama ben giyim konusunda yurtdışında kendimi tutmayı başaranlardanım.
DANTE'YE TUTKUN OLANLAR, VERONA'YA KESİNLİKLE GELMELİ
 Erbe Meydanı'na komşu olan ve göz alıcı sütunların hemen sonrasında kolaylıkla ulaşabileceğiniz Signora Meydanı'nda sizi Dante'nin heykeli karşılıyor. Favorim olan Loggia del Consiglio'nun mimarisinden sonra meydandaki diğer yapıları incelemek ve olduğunuz yerde büyülenmek için bolca dakikalarınız var, üzülmeyin.
 VERONA BİR MASALIN İLK CÜMLELERİ GİBİ... ROMEO VE JULİET 
İtalya'nın kuzeydoğusunda, Venedik ile Milano'nun tam ortasında yer alan Verona, ünlü İngiliz edebiyatçı Shakespeare'in Romeo ve Juliet adlı eserinin geçtiği varsayılan mekanlara ev sahipliği yaptığı için her yıl dünyanın farklı yerlerinden oldukça gezgini ağırlıyor.
 
Nehriyle, köprüleriyle, tepeleriyle, arnavut kaldırımı yollarıyla, meydanları ve tarihi binalarıyla, sizi başka bir dönemde dolaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Verona çok küçük bir şehir, zaten tramvay ya da metro olmadığı için yürüyerek bu eski zaman kentinde o aşk hikayelerinin repliklerini düşünerek gezebiliyorsunuz. Etrafta bolca bisiklet var, kiralamak çok güzel olur. Gidilecek ilk yerlerin başında masallardan aşina olduğumuz, Juliet'in evi (Casa di Giulietta) var. Girişi 6 euro. (Verona Kartı olanlar için ücretsiz ama günü birlik ziyaretçiler için zaten bana sorarsanız kartın pek bir anlamı yok.)
 
Kalabalık yılın her mevsimi elbette kıyamet gibi! Juliet’in Romeo’yu beklediği balkonu da ziyaret edebilen turistler burada fotoğraf çektirmek için sıraya giriyor. Müze 4 katlı, her katında Juliet ve yaşadığı yer ile ilgili eşyalar bulunuyor. Evin içerisinde en ilgi çeken kısım ise Juliet’in yatak odası. Bahçede onlarca asma kilit var. Kendi aşk hikayesini ölümsüzleştirmek isteyen insanların dileklerinden kuvvet alan kilitlerle bezeli.
Tüm dünyada acıklı aşklarla dolu hikayeler, eski zamanlarda yazılmış soneler var. Herkes kendi aşkının hikayesini ölümsüz kılmak istiyor. Dualar ediyor, kilitler bırakıyor dünyaya! Eğer imkanınız varsa, sevginizi içinizde tutmayın hiç bir zaman. İçinizde patlamadan, aman çok mu oldu demeden balonlar gibi yollayın gökyüzüne. Süzülmesini izleyin sonra birlikte, beraberce. Ölümsüz olsun, sonsuz olsun böylece hikayeniz...
 
TABLO GİBİ MANZARA ARAYAN GEZGİNLER İÇİN İDEAL NOKTA; PONTE PİETRA
Verona bir masalın ilk cümleleri gibi... Ve masallarda geçen her şey sanki bu küçük İtalya şehrinde toplanmış. Köprüler, sokaklar, avlular, ırmaklar, parklar, insanın içini gıdıklayan o yeşil! Mesela, İtalyanlar arasında “Taş Köprü” olarak bilinen Ponte Pietra ve altından tüm güzelliğiyle akan Adige Köprüsü üstünde soluklanıp, şehrin yeşilini ve tarihi binalara hayat veren pastel tonlarını izlemek ve şehre ait kendi masalınızı yazmak için harika bir nokta bence! İtinayla not edilesi!
 Ponte Pietra'yı geçtiniz, sağa doğru devam ettiniz, yüzünüze hafiften bir rüzgar geliyor, böyle hoş böyle güzelsiniz. O halde siz hiç bir yere sapmayın, doğruca devam edin adımlarınız sizi Verona Kathedrali'ne götürecek. Kathedralin tarihteki önemi oldukça büyük olduğu için, tarihe ilgisi olanların mutlaka uğraması gereken bir yapı. Roma Dönemi'ne ait yapıtlara, özellikle de Meryem Ana'nın göğe yükselişinin resmedildiği Titan'ın ünlü The Assumption of the Virgin eseri de burada bulunuyor. (Giriş diğer kathedrallerin aksine ücretli, 2,5 euro bir ücreti var.)
 Verona'ya dair en net tespitim ve şehrin üzerimde bıraktığı ilk izlenim; Nasıl olursanız olun, kim olursanız olun, aynı gökyüzünü paylaşan herkesi aynı mutlulukla yollarım bu şehirden cümlelerini kulağınıza fısıldar gibi sanki şehir. Oldukça romantik, çokça güzellik barındırıyor.
 Çok köşeye saklanmış ama çok büyük iltifatları hak edecek cinsten Verona. Belki ilk defa geldiğim, belki ilk defa tanıştığım için ama kesinlikle öyle. Mesela Castel San Pietro tepesine çıkan ağaçlı yoldan, yüzünüze vuran ve baharı müjdeleyen rüzgarlar estikçe iyi ki diyorsunuz! İyi ki bu tepeye çıkıp, bu şehre bir de buranın manzarasından bakabilmişim. Hani Paris blog yazımda okuyup, sonradan bir çok insanın bana gidip de mesaj attığı Montmarte Tepesi'nde ressamlar sulu boya ile bin bir renk kullanarak manzara resimleri yaparlar ya. İşte bu manzaranın tam karşılığı Castel San Pietro Tepesi'nde sizi bekliyor olacak.
 Tabloların yeryüzündeki en güzel ve mümkün halini görünce, adımlar tekrar hem evler, hem de restoran ve cafelerle dolu Erbe Meydanı'na çevrilmeli. Meydanın tam ortasında durup, havuzun yanına kıvrıldığınızda, heykelin tam yanında durup, lütfen ama lütfen meydana bir çok kere ve uzun uzun bakın. Hepsi birbiriyle bağlantılı balkonlar, bu balkonlardan sarkan rengarenk balkon çiçekleri ve pembenin, sarının eskimiş renklerinin hayat verdiği o evler... Hatırlıyorum da sanki baharın ilk cemresi bu balkonlara bakınca düşmüştü sanki içime.
YAZIN OPERA FESTİVALİNE GELİP, MÜZİK VE TARİHLE İÇ İÇE BİR YAZ YAŞAMAK
 Verona küçük ama aslında küçüklüğüne göre, dünyaca ünlü çok güzel organizasyonlara ev sahipliği yapan sosyal bir şehir. 1913 yılından beri aralıksız olarak düzenlenen Opera Festivali’ne ev sahipliği yapan Verona'daki Arena, Verona’nın en önemli yapısı.
 
Hatta öyle ki; Roma’daki kadar görkemli ve büyük olmasa da İtalya’nın 3. amfitiyatro olma özelliğini taşıyor. Bu yılki Arena Opera Festivali 23 Haziran'dan 27 Ağustos'a kadar sürüyor ve onlarca konsere ev sahipliği yapıyor. Düşünsenize bir yaz akşamı, 15.000 kişi, tarihi 1. yy'a dayan bu arenanın içinde. Giuseppe Verdi’nin meşhur Aida’sı tarihte ilk kez bu Arena’da sergileniyor. Herkesin üzerinde incecik kıyafetler, konserdeki müzik ziyafeti sonrası kiraladığınız bisikletlerle o aşk dolu sokaklardan geçiyorsunuz. Kaybolsanız kaç yazar. Verona'da illa bir sokak Erbe Meydanı'nda son bulacak nasılsa... Nehrin kıyısında o gece kulaklarınızda kalan melodiler var. Bir yandan kuşların akşam cıvıltısı kulaklarınıza ikinci bir cila niyetine. Şimdi bu şehir bana "yine gel" diyorsa, ben Alico'yla bu planları hayal edip, nasıl yeniden gelmem bu şehre!
VERONA YEME İÇME ADRESLERİ - ŞEHİRDEKİ FAVORİLERİMİZ
-Sabah etraf kalabalıklaşmadan (bunu ciddi anlamda söylüyorumçünkü çok yoğun turist alan bir şehir ve kalabalıklar insanda tat bırakmıyor) Cafe Borsari'de kruvasan ve kahve.

 -Kahvaltının mideye inmesini sizde benim gibi bekleyemeyenlerdenseniz, harika bir tatlı için Pasticceria Flego.
 -Güzel bir atmosfer ve gerçek İtalyan mutfağının başarılı bir örneği için doğru Pizzeria Risotteria da Mario'ya.
 -Yukarıda yazdığım öneri öğlen yemeğimizdi, akşam için çok daha iyi bir pizza deneyimledik; 1924'ten bugüne gelen ve iyi ki de gelmiş diyeceğiniz, italyan hamuru ile Ciro Leone's Pizza,

 -Bizim henüz deneyimlemediğimiz ama önündeki uzun kuyruğa bakıp da, sizin için ve bir sonraki geliş mümkün olursa onun için not aldığım; Sapore Pizza Stand Up. Adının pizza olarak geçtiğine bakmayın, uzun kuyruğun hepsinin elinde büyük sandviçler vardı.

Verona macerası burada sona eriyor ama Verona'ya gitmişken efsane Garda Gölü ve unutamadığım Sirmone yazısı için buraya tıklayabilirsiniz.

 

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!