VARNA

Bulgaristan çok farklı bir deneyim oldu.
Evde oturup sıkılıyorsunuz, vizeniz var ama dolar ve euro almış başını gitmişken, hafta sonluk bile olsa, kısa tatillerinizi geçirmek için hem deniz, hem de çok keşif değil belki ama yeni yerler görme isteğiniz kabarıyor içinizde.
İşte biz tam da böyle bir zamanda gerçekleştirdik Bulgaristan rotamızı.
O yüzden hafta sonluk, yakın bir yerlere gitmeyi hep fırsat bilenler için ilaç gibi bir rota yazısı ile geliyorum size...
Bu seferki yolculuk bambaşka,
Anneannemin zorunlu göç ettiği topraklara doğru...
Direksiyonu Bulgaristan'a doğru kırdık, uzun ince gidiyoruz...
Anneannemin küçüklüğümden beri anlattığı göç hikayelerinin merakını giderme telaşı var eteklerimde.
Yaklaşık 4 gün boyunca Bulgaristan'da, özellikle Varna civarlarında olacağız.
Kendi aracımızla yola çıkıyoruz, vize, yolda ödenen ücretler, tatilin genel bütçesi hepsi ile ilgili Instagram'dan yönelttiğiniz tüm sorulara içtenlkle ve pratik olarak bu yazıda cevap vereceğim.
 Şimdi gelin ilk yola çıktığımız günü hatırlayalım...
 
Öğleden sonra güneş henüz tepede bize göz kırparken, silik yol çizgileri birbirini takip ediyor.
Yeşil köy yollarından geçtikçe,
Biçilmiş buğday kokuları değiyor burnumuza.
Sadece yolları değil, bu adamı seviyorum. Yolları benimle önüne her seferinde aynı heyecanla katan o kalbini...
Uzaklarla, komşuyla, geçmişle, anılarla ilgili şarkıları dinleyerek sürüyoruz öylece...
Uzak yakın, ucuz pahalı, zor ya da kolay, en güzeli merak inanın.
Merak içinizde olunca, yolunuza da, yönünüze de kattıklarınızın hissi inanılmaz oluyor.
Dilerim bu bir gecede karar verip, hayata geçirdiğimiz rota sadece bana değil, hepimizin içine baharı getirir, en yeşilinden.
Çünkü yollarda umut hep taze.

BULGARİSTAN GEZİ REHBERİ

 
O zamanların gökyüzü de maviydi ama bugünkü gökyüzünden daha parlaktı diye anlatırdı anneannem,
Bulgaristan'ın karlı dağlarını, çetin geçen kışını,
Annesinin babasının elleriyle işlediği tarlalarının o toprak kokusunu,
O zamanlar düş noktasındaydı tabii ki ondan dinlediklerim,
Ama şimdi Bulgaristan'ın Sofya ve Plovdiv (Filibe)'den sonraki en büyük üçüncü şehri Varna'dayız ve o gökyüzünün maviliği, içinden geçtiğimiz yollardaki tarlaların rengi yeni yeni gerçekle buluştu zihnimde.
Varna deniz turizminin göz bebeği.
Bulgaristan'ın Karadeniz kıyısındaki sahil şehri olan Varna'nın 20 km. uzunluğundaki plajları özellikle yazın Türkiye ve Avrupa'dan çokça turist ağırlıyor.
Özellikle schengen vizeniz hali hazırda varsa, Bulgaristan ekonomik ve ulaşılabilir bir rota önerisi.
Yoksa Bulgaristan vizesi ayrı, az evrak toparlayıp, 6-7 günde vize alabiliyorsunuz.
Neden özellikle Varna diye merak edenler olmuştu, Türkiye'ye en yakın ve en çok tavsiye edilen kıyı şehri o oldu.
Ama ülkenin Plovdiv ya da Burgas şehirlerini de deneyimlemek için fırsat yaratmaya çalıştıysak da vakit maalesef yetmedi.

ARAÇLA BULGARİSTAN'A GİDECEK OLANLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

-Öncelikle Bulgaristan'a schengen vizeniz varsa giriş yapabiliyorsunuz, eğer yoksa Bulgaristan vizesine başvurmanız gerekiyor. Instagram'da kapıdan vize alınıyor mu diye soranlar olmuştu, kapıdan vize verilmediğine dair sınırdan bilgi verdiler.
-Araçla sınırdan geçerek, ülkeye giriş yapacakların mutlaka uluslararası ehliyet sahibi olması gerekiyor, eski ehliyetler uluslararası olmadığından geçerli değil. Bulgaristan dışında, Avrupa ülkelerinde araç kiralamayı düşünen ama tereddütü ve sorusu olanlar buraya tıklayarak yazımı okuyabilirler.
-Araç sahibi siz değilseniz , araç şirket adına veya başka biri adına ama siz kullanacaksanız da bazı evrakların mutlaka yanınızda olması gerekiyor. Mesela araç şirket adına ise, noter tasdikli ve şirket yetkilisi tarafından imzalanmış bir evrak, araç sahibi başka bir şahıs ise noter tasdikli bir vekaletname almanız gerekiyor. Noter tasdikli vekaletnamenin 2018 yılı ücreti araç sahibi şahıs ise; 90 TL.
-Aracınız için mutlaka YEŞİL KART Sigortası yaptırmanız gerekiyor. Bunu sınırdan tedarik edebiliyorsunuz ama daha pahalı. Oysaki sınırdan önce, yola çıkmadan Yeşil Kart sigortanızın yanınızda olması, sınırdan ve işlemlerden hızlı geçmeniz için daha önemli. YEŞİL KART sigortasınız bendenizden yani ailenizin acentesinden temin edebilirsiniz ancak aslı elinizde olması gereken bir evrak olduğu için yolculuk öncesi son güne bırakmamanızı tavsiye ederim. (Bu arada profil kısmında da belirttiğim gibi ben aynı zamanda sigortacıyım.)
-Aracınızın Yeşilkart Sigortası bizim ülkemizdeki trafik sigortası işlevi görüyor. Yani orada, o topraklarda karışmış olduğunuz bir kazada sizin değil karşı tarafın zararını karşılamak için yapılan zorunlu bir sigortadır. Bu yüzden kendi aracınızda oluşabilecek hasar veya tatsız durumlar için mevcut kasko poliçenize "YURTDIŞI KASKO TEMİNATI" ekleterek, zeyil yaptırmanız da gerekiyor. (isteğe bağlı)
 -Bulgaristan'a giriş yaptıktan sonra, önceki Avrupa seyahatlerimizde araçlı yapmış olduğumuz rotalarla ilgili yazılarımda da belirttiğim gibi araç pulu "vignette - vinetka" almanız gerekiyor. Burada önemli olan nokta, sınırı geçtikten sonra ilk benzinciden bir hafta (ya da ne kadar süre kalış olacaksa) onu kapsayan araç pulu almanız ve aracın sağ alt kısmına yapıştırmanız. Sağ kısma yapıştırılmayan vinetkalar geçersiz sayılıyor. Polis nereden görecek ki, aracın ön kısmına koyarız camdan görünür diye düşünmeyin, bizim sınırı geçişimiz ve Varna'ya olan yolculuğumuz gecenin 03.00'ünde olmasına rağmen iki polis kontrolüne rastladık.
 -Yollar bozuk, engebeli, Avrupa standartlarına uygun ya da Yunanistan'a giderkenki gibi düzgün yollar beklememenizi tavsiye ederim. Asfaltlar bozuk, yollar sürekli değil ama yol çalışmalarından dolayı gidiş-geliş tek şerit olacak şekilde ama Varna'ya ya da gideceğiniz diğer şehirlere (Sofya ya da Burgas tabelalarından sonra o şehirlerin güzergahına saptığınızda) düzelmeye başlıyor.
 -Hız kontrolü! Tanrım insanı özellikle de araç kullanan kişiyi en çok yoran detay işte bu kısım. Otobanda dahi hız sınırı var ve hiç gecenin bir yarısı kim görecek diye düşünmeyin, radar cihazları otobanda bile hemen hemen her yerde, on dakika da bir polis çevirmesi ya da kontrolü var. Şehir içerisinde 50 km/h, otobanda ise 90 km. hızla gitme şartı var. Varna sınırdan sonra 3 saat sürüyor ama 3 saat sürme sebebi hız sınırlamasının olması yoksa 1,5 saatte ulaşabileceğiniz bir mesafede.

BULGARİSTAN İZLENİMLERİM, BİLİNMESİ GEREKENLER

 
Bulgaristan'ın Varna şehrine varıp, ertesi sabah uyandığımız sabahı anımsıyorum,
Güneş, mavi denizi kucaklayan evlerden sızan en güzel arkadaş gibi,
Parkları, bahçeleri, sokakları beklediğimden daha çok Avrupalaşmış, evet yapacak belki çok bir şey yok ama düzeni intizamı sizi şaşırtıyor.
Restoranlarda et gerçekten leziz ve evet beklediğiniz cevap geliyor, bize göre ucuz.
Peki çok ucuz mu derseniz hayır.
Ülkede kullanılan para birimi; Bulgar Levası.
Ve evet Bulgar levası da maalesef Türk Lirasından değerli.
1 Bulgar Levası = 2,85 Bulgar Levası ediyor.
Başka bloglarda okuduğum ya da gitmeden önce internette bakıp, gördüğüm yazıların aksine benzin bizden ucuz değil, neredeyse aynı. Çok az bir fark var.
Hani şu depoyu fullemenize gerek yok, sınırdan alırsınız diyenlere pek katılamıyorum ama siz bilirsiniz.
Sınırda bir freeshop var ama sizin girip gezebileceğiniz bir yer değil. İçeriden almak istediğiniz içki, sigara, parfüm ya da her ne ise kendiniz gösterip, adama fiyat sorup bilgi alıyorsunuz.
Sınırdaki çalışandan da teyit ettiğimiz üzere sigara, içki, parfümün artık freeshop'ta ucuzdur denmesinin geçerliliği yok maalesef. Yani kendi ülkemizle aynı.
Bir de en çok gelen soru, yazılan yorumlarda "hep araçlarımıza dikkat etmeli miyiz? Bulgaristan'ın araba hırsızlığı konusunda çok fazla sabıkası var?, doğru mudur?" diye sorular geldi. Bize de o kadar dikkat edin mesajı geldi ki, inanın korktuk ama başımıza hiç bir şey gelmedi. Bizim açıkçası ortalama bir aracımız var ve hırsızlık genelde lüks araçlarda yapılıyormuş. Yine de dolaşırken hiç bir güvenlik sorunu ya da tedirginlik yaşamadık.
 

BULGARİSTAN VARNA'DA KONAKLAMA

Biz Bulgaristan'da kaldığımız otelden çok memnun kaldık. Modus Hotel bir kaç yıldır üst üste Bulgaristan'dak Varna şehrindeki en iyi hizmet veren otel seçiliyormuş, özellikle odalarının konforu, ücretsiz kapalı otopark hizmeti ve zengin kahvaltı seçenekleri ile kesinlikle bebek, çocuk ya da çift olarak kalmanızı önerebileceğim bir otel.
 
E hadi Varna'yı, Varna'ya yakın irili ufaklı kasabaları keşif zamanı şimdi. Hazırsanız başlıyoruz.

VARNA GEZİ REHBERİ

Şu anda her şey yolunda, sarıp sarmalamak istediklerim yanımda, yollar altımızdan manzaralarla geçip gidiyor,
Gerisi,
Şükür diyerek devam ediyoruz keşiflerimize.
1949 yılı itibari ile yaklaşık yedi yıl boyunca Stalin adıyla anılan şehir, sonraları Varna adını almış. Varna Körfezi'nin sonunda yer alan şehrin deniz kıyısında bulunan liman ülkedeki Burgaz limanından sonra ikinci büyük liman. Ben liman şehirlerini seviyorum, Hamburg'u da bu yüzden sevmiştim, farklı bir havası, kendinden bir ağırlığı oluyor bu şehirlerin, kendine olan güveni yüksek insanlar gibi. Zaten Varna bir karakter olsaydı ormanın yeşili ve denizin mavisinin buluştuğu yerde kurulan bir Bulgar şehri olduğu için görkemli olması kaçınılmaz olurdu. Uzaktan görünen yeşili, dağların arasından akan suları ile gerçekten eskilerin, yakınlarımızın dilinden dökülmeyi hak edecek kadar güzel topraklar buralar. Ve Varna, bu şehrin biraz uzakları gözümün alabildiği yerler mutluluğun ve keşfin hemen alıp götüreceği tatlı yorgunluklarla dolu.
Dorminition of the Mother of God Katedrali
Benim Bulgaristan'ı görkemli bulma sebeplerimden birini paylaşacağım sizinle şimdi.
Daha doğrusu Varna'yı sevme ve büyülenme sebeplerimden birini...
Bazen gerçekten bir yapı, bir mimari, bir cafe'de içtiğiniz sıradan, hatta ucuz ama sizde manzarasıyla unutulmayacak bir tat bırakan bir içecek olur şehirleri güzel hatırlama sebeplerinizden biri.
Benim de Varna’yı özellikle kubbe detaylarıyla Rusya'ya benzettiğim, şehrin en sembolik yapısı var şehri sevdiren sebeplerimde. Dorminition of the Mother of God Katedrali, şehir meydanında bulunan ve şehrin en sembolik yapısı. Özellikle geçmişi 19. yy'a uzanan tarihi, renkli kubbeleri ve freskleri dışında, tarihini okuyup öğrendiğimde şaşırdığım 1.5 ton ağırlığındaki görkemli çanı ile dikkat çeken birden fazla detayı var, keşfetmemizi bekleyen. Kathedrale giriş ücreti yok. Yani ben diyorum ki, Bulgaristan'ın Varna şehrinde adımlarınızın yerine koyacağınız bir merakınız varsa, şehirde doğal güzellikler kadar, keşfedilmeyi bekleyen bir o kadar da tarihi nokta var. Benim şimdi dilimde bir şarkı, parmaklarımda tempo ve sokaklarda ritim tuttuğum bir bahar dansı var bu şehirde. Gel de, mutlu ayrılma!
Golden Sand Plajı
Mevsimlerin şehirlere, ülkelere getirdiği renkler var gerçekten, inkar edilemez, görmezden gelinemez şekilde. Bulgaristan'da baharın en yeşil tonu, çiçeklerin en canlı halleri var. Denizin mavisi içine çekiyor ama hava henüz denize kucak açıp, koşacağımız kadar dost canlısı değil gibi. Ziyaretçisine yavaş alışan ama mevsiminde tadını damağında bırakacak kadar hevesli gözüküyor, turkuvaz renkli ünlü Golden Sands plajı. Altın Kum sahilleri olarak bilinen şehrin en ünlü plajı şimdi bile oldukça davetkar. Özellikle Karadeniz kıyı şeridi boyunca uzanan sahil şeridinin etrafındaki irili, ufaklı cafeler, sokak sanatçıları, trafiğe izin verilmeyen geniş caddeleri derken şehrin göz alıcı noktaları keşfetmek isteyen gezginlerin cazibe noktası oluyor. Yani benim, bizim, içinizdeki gezginin! Bir şeyi baştan söylemekte fayda var, Bulgaristan evet çok güzel ama beklentinizin ne olduğu ile ilgili. Biri buraya gelip, hiç memnun kalmayabilir ama ben seviyorum. Yola burayı da, görmediğim bir yeri de görmek için geliyorum çünkü. Evet bir kıyı şeridi var anlattığım kadar güzel ama siz gelip derseniz ki Fransa'nın incisi Nice gibi değil. O zaman iş değişir, dünya üzerindeki hiç bir yer, hiç bir şehir birbirine benzemiyor inanın. Fransa'nın Nice şehri kadar görkemli palmiyeleri yok belki ama Eski Foça gibi tatil beldesinde büyümüş, oranın güneşini, esnafının sıcağını almış insanlar sever burayı. Sıcak çünkü, sizden gibi. Yani diyeceğim şu ki, her duyduğunuza inanmayın ama bir gün fırsatınız olursa, görünce anlamayı tercih edin. Belki o zaman içten seversiniz.


BULGARİSTAN'A NEDEN GELELİM Kİ?

"EVİN EKONOMİSİNDEN KADIN SORUMLUDUR, UYGUN BÜTÇELİ HAFTA SONU KAÇAMAĞI VARKEN, NEDEN GİTMEYELİM?"
Hayat keşiflerle yürüyor değil mi diyorum Alico'ya, arabanın minik penceresinin içinde ağaçların rüzgarla birbirine yaslanıp dans etmesini izlerken.
Adamdan gelen cevaba bak; hayat keşiflerle değil canım, benzinle yürüyor. Depo bitti. Hahaha yarabbim, normalde çok şiirsel değilim, yani biraz bazen kabul. Ama ben çiçekten bahsettikçe, Alico çiçeğe konan arı gibi valla, vızıltısı yetiyor, Allahtan güldürüyor da seyahat renkleniyor. Neyse şaka bi' yana benzin bizim ülkemizden tabii ki daha ucuz söylememe gerek var mı? Bence var, şimdi hemen sevgililerinize ve kocalarınıza söylüyorsunuz ve buralara gelmenin ekonomik yollarından bahsediyorsunuz. Anlaştık mı? Bu iş böyle yürümez çünkü, benzin pahalıysa, ucuz olan yere gideriz, ben evin ekonomisinden sorumluyum diyeceksiniz. İşte o kadar.

ARAÇSIZ GELECEKLER İÇİN ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Aracımız yok, şehir içinde ulaşım nasıl? sizden gelen en çok soru oldu.
Şöyle ki, aracınız yoksa, Varna'da taksiye binmeyin, biniyorsanız da pazarlık yapın derim. Ama inanın gerek yok, otobüslerle şehir içi ulaşımını rahatça sağlarsınız, sabah 06.00'dan akşam gece 23.00'e kadar aktif şekilde otobüsler var. Bilet 1 leva. Biletinizi atmamanız lazım, arada bir hatta sıkça kontrol yapılıyor. Bulgaristan'ın başkenti Sofya'dan da sık uçak seferleri düzenlenen ve yoğun ziyaretler alan Varna, dolaşması keyifli, civar rotaları ile makul bir gezi alternatifi. Özellikle şehirde dolaşırken, Osmanlı'dan kalma eserlere ve tarihinizi incelemeyi seven biriyseniz, çok fazla esere rastlıyorsunuz. Varna mesela II. Murat döneminde, o tarih kitaplarından aşina olduğunuz Varna Savaşı ile Osmanlı'ya geçmiş ve beş yıl hakimiyetinde kalmış. Dolaşırken, eski zamanlarla şimdinin iç içe büyüdüğü, basma entarilerdeki desenlerin eskidiği o anneanne, babaanne ya da dede topraklarının samimi renkleri ile dolu bir sürü insanlara rastlıyorsunuz. Ama küçük bir şehir bir kaç mola, bir kaç saatlik turla bitiyor, yalan yok. Sonrası mı? Sonrası şehre yakın alternatif rota keşiflerimiz ile devam ediyor zaten.

VARNA'NIN EN GÜZEL, EN UÇSUZ BUCAKSIZ YEŞİLİNİN ADRESİ

Bugün yeni bir gün, çok da küçük olmayan Bulgaristan'ın Varna şehrinde, Zagreb'ten sonra gözümün alabildiği en renkli yeşilin içinden güvercinlerin göğe uçuşunu izliyorum. Bir çocuk bisiklete binmeyi öğreniyor, yaşlı bir çift güneşin süzüldüğü ve bir fotoğraf yakalanacaksa, yakalanabilecek en güzel ışığın içinden el ele yürüyor. Akşamın kapıdan içeri sızmasına daha çok var, sesler gün öğleye döndükçe çoğalacak, çocuk sesleri, köpek sesi, kuş sesi derken bir gün daha en yeşilinden batacak galiba burada. Nerede miyiz? Cennetin içinde bence. Varna şehrindeki Sea Garden'dayız. Deniz Bahçesi, bence buranın Central Park'ı, efendime söyleyeyim Londra'nın Hyde Park'ı, Hollanda'nın Volendam'ı. Bulgaristanlılar burayla ne kadar gurur duysa az, sadece Bulgarlar için değil, Balkanlarda'da insan emeği ile yapılan en büyük park özelliği taşıyan Sea Garden'ın özelliği yeşille başlayıp, inanılmaz büyük bir alana yayılması ve uzadıkça sahille ve sahildeki mavi ile buluşması. Bazen vardığım yeri önemserim, bazen yola çıktığım noktayı. Ama ilk kez bu parkta, baştan sona geçtiğim her bir metrekareyi önemsiyorum, ne büyük şükür doğa!

BULGARİSTAN'I SEVME SEBEBİM; VARNA OPERA BİNASI

Buraya Bulgaristan yazmasan, Avrupa'nın başka bir kentinde olduğumu sanacağınıza eminim. Ama değil. Varna Opera ve Filarmonik Topluluğu bünyesinde hizmet veren Opera Binası bence Varna'nın hem en fotografik, hem de en sanatsal binası. 1947 yılından bu yana pek çok sanatçıyı ağırlayan, önemli gğn ya da festivallerde müzik ziyafetleri verilen opera binası merdivenlerinde oturup, hatta içerisine girip gezebileceğiniz inanılmaz bir bina. Mesela şu an Opera binasının içinde melodiler yok, hatta akşama hazırlık var ama duymadığım tınıların ritmi kadar yumuşak, dış cephesinin rengiyle kalbinize kırmızı rengi sevdiren bir tılsımı var binanın. Ne düşünüyorum biliyor musunuz, sanatı bırakmayalım elden ne kendi şehrimizde, ne gezdiğimiz yerlerde. Çünkü sanatın her türlüsü bizi ortak bir keyif rüzgarında savurmaya yemin etmiş gibi, büyülü. Öyle güzel, öyle kıymetli ki.


BULGARİSTAN YEME - İÇME

-Kahve için; iç mekan dekorasyonu ile Varna da değil de, farklı bir yerdeymişsiniz hissi veren Graffiti Cafe ve Cafe Odessos.

-Herkesin bana şiddetle önerdiği ancak bizim ısrarla oturmadığımız Happy Bar & Grill Center ise, et, tavuk, pizza, kaburga, her şeyden biraz biraz bulacağınız meydanın tam ortasını gören bir mekan. Bizim oturmama sebebimiz şuydu; Ben genelde bir dalda uzmanlaşmış mekanları severim yani bir mekan ya pizza ve makarnacı olmalı, ya tavukçu. Aynı yerde hem et, hem balık yapılıyorsa, his olarak da oturamıyorum oraya.
-Pizzeria La Bocca, Varna'nın gerçek İtalyanı, deneyin. Asla pişman olmayacaksınız. Pizzalar enfes, çalışanlar güler yüzlü.


Varna'dan sonra, şehre yakın hangi kasaba ve bölgeleri keşfettik, rotanın devamı için buraya tıklayabilirsiniz.


 

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!