TEKİRDAĞ – BARBARE BAĞLARI

Malum yazın tam içindeyiz, güneş pencerenin pervazından, perdenizin hemen arasından içeri süzülünce evde vakit geçirmek yerine, hava alıp, ne çok uzak, ne de çok yakın bir yere gitmek istiyorsunuz. Günü birlik de gidebilirsiniz, haftasonuda kalabilirsiniz. Neticede İstanbul'u biliyorsunuz, gezilecek yerlerin çoğuna, alternatif rotalara zaman zaman gidiyor ama farklı bir alternatif arıyorsunuz. Gittiğimiz zaman çoğunuzun bilmediği, pek çoğunuzun da duyup, henüz deneyimleme fırsatı bulamadığı Tekirdağ'daki efsane rotamızla ilgili çok soru gelmişti. O yüzden dinginlik ve huzur arayan, hafta sonluk kaçış için, Pazartesi'den plan yapmaya çalışanlar için harika bir yazı hazırladım. Şarap içmeyi de seviyorsanız, bu rota tam sizlik!
Haydi gelin Tekirdağ'daki Barbare Bağları'nı keşfedelim birlikte...
Herkes Euro ve dolar kurunun önlenemez artışından dolayı, şehir içi alternatifler arıyor. İşte bizde #alicozlem olarak İtalyanların yaptığı gibi "dolce far niente" denilen, eline sadece bir kadeh şarap alıp sessizliği dinlediğimiz bu harika yere geldik; Tekirdağ - Barbare Bağları'na...
 
Asıl adı; Barbaros Bağ Evi olan bu yer, Tekirdağ’ın Barbaros kasabası tepelerinde Yazır Köyü Karaağaçlık Mevkiinde yer alan 230 dönümlük bahçe içinde yer alıyor. Gider gitmez tanıştığımız ve sadece bizi değil, gelen tüm ziyaretçilerini sıcacık karşılayan bağın işletmecisi Erman Bey, 35 sene Paris'te yaşayıp, bu bağlara gönül vermiş. Ziyaretçileri gruplar halinde aldığı mahzen gezisi sırasında anlatımındaki samimiyeti, şarabın topraktan bardağa geliş aşamaları konusunda verdiği bilgiler insanı gerçekten inanılmaz etkiliyor.
 Blog'da detaylı gezi rehberi yazısını bulabileceğiniz ve çok keyif alarak yaptığımız Fransa'daki Alsace di Routes, Şarap Yolu Rotası'ndan sonra kendi ülkemde de bağların ortasında hem huzura doymalı, hem konaklamalı bir alternatif olsa derken, çok zamandır duyduğum Barbare Bağları çıktı karşımıza. Konaklama için önceden rezervasyon şartı olup başlarda 18 butik odası varken, sonraları talebin artması ile 24 odası bulunan bağların tadını burada kalarak da çıkarma şansınız bulunuyor. Belirttiğim gibi özellikle genç-orta yaşlı kişilerin, haftasonları gruplar halinde gelmesi ile yoğun talep üzerine, geçtiğimiz yıl bir 6 oda daha eklenmiş tesise.
En mutlu olduğum şey de ne biliyor musunuz, merakım ve ilgim gereği sürekli araştırdığım için dünya üzerinde bir gün gideriz belki diye notlar aldığım Avustralya'nın Barossa, Güney Afrika'nın Stellenbosch bölgelerindeki gibi bir yer var bizim ülkemizde de. Hatta çoktandır.
 Topraktan alınanı tekrar toprağa vermek” ana felsefesiyle yola çıkılan, organik, sürdürülebilir ve biodinamik yöntemler kullanılarak tarım yapılan bu bağların içindeki bağ evi ve restoran 12 ay boyunca ziyaretçilere açık.
Biz konaklamadık, bütçe olarak konaklaması bizim o hafta sonu ayırdığımız bütçemiz için çok makul gelmedi ama sabahtan akşama hatta gün batımına, mavi gökyüzü portakal rengine boyayana dek orada vakit geçirip, sonrasında döndük.

Fiyatlar ve menü detayları ile ilgili en güncel bilgiye kendi web sitelerinden ulaşabilirsiniz.
https://www.barbarosbagevi.com/Wines
 Anneler günü, düğün organizasyonu gibi özel günlerde ve bazı kurumsal toplantılarda da özel kurslar ve bağ gezileri düzenleyebiliyorlar. Yemekleri ve şarapları inanılmaz başarılı. Hatta baya başarılı diyebilirim. Özellikle ilk defa içtiğim karides çorbasının tadı hala damağımda. İçeride şömine var, kış aylarında ya da yazın tavla oynayıp, kitap okuyup, bağlara karşı keyifli vakit geçirebiliyorsunuz. Ah unutmadan, çok önemli ve gurur duymamız gereken bir bilgi de paylaşayım, kendi bağlarının üzümlerinden şarap yapan işletmeler, tüm dünyada "Chateau" ünvanı alıyor. Barbare'de Türkiye'de bunu yapan işletmelerden biri.
Alternatif rotası bol, harika hafta sonlarınız olsun!
0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!