STRASBOURG

Strasbourg benim daha önceden görmek için öncelik verdiğim bir Fransız şehri değildi nedense...
Herkes Paris'i gördüysen, mutlaka Strasbourg'a da gitmelisin diyordu.
Sonra bu şehri görünce farkettim ki, benim gibi içinden kanal geçen şehirlere bayılan biri olarak Strasbourg'u görmek için çok bile geç kalmıştım... Şimdi planlarımızda tek başına iki üç gün vererek bu şehri gezmek var. Ama sizin için 24 saatte karış karış gezebileceğiniz bir Strasbourg Şehir Rehberi hazırladım, kanalların hayat verdiği, maket evlerin kanala yansıdığı ve sadece atmosferiyle bile sizi içine çeken bu güzel Fransız şehrini haydi birlikte gezelim.

Ulaşım olarak biz, araçlı olduğumuz için Alsace Rotası üzerindeki kasabaları gezdikten sonra geldik Strasbourg'a. Ama direk bu şehre gidiş-dönüş uçak bileti alanlar için havalimanından merkeze nasıl ulaşacağınızı yazayım;


ULAŞIM


Havalimanından şehir merkezine ulaşmak için en kısa ve ekonomik yol tren. Strasbourg'ta havalimanıi şehrin güneybatısında yer alan Entzheim’de bulunuyor. Burada hemen tren için kişi başı 4 euro'luk bir bilet aldığınızda direk merkeze gidebiliyorsunuz.
Ama bizim gibi araçlı olmasanız bile, Basel'i buraya gidiş için kullanacağınız bir ara durak yaparak, biletinizi Basel üzerinden aldıysanız da Basel-Mulhouse-Freiburg Airport (EAP) Havaalanı'ndan Strasbourg’ a tren ile 1 saat 20 dakikalık bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Bilet fiyatlarının güncel haline ve ineceğiniz durağın detaylarına hakim olmak için, görevliler hemen yardımcı oluyor zaten.


STRASBOURG'TA MERKEZDE, KAHVALTI DAHİL UCUZA KONAKLAMA


Biz Basel'de konakladığımız ve turun genelinde de araç kiraladığımız için, turun son günlerine denk gelen Strasbourg için daha ekonomik bir otel alternatifi araştırdık. Bu anlamda Le Grand Otel, kahvaltı dahil gecelik 300 TL'ye konakladığımız, merkezi konumu ve temizliği itibari ile gözüm kapalı önerebileceğim bir otel. Yalnız otoparkı yok, aracınızı şehrin genel otoparkına götürüp, park etmeniz gerekiyor.


STRASBOURG GEZİ REHBERİ


Strasbourg şehirle bütünleşen kanalları, özellikle Petite France bölgesi ile çok fotoğraflı manzaralar sunan, tatlı bir Fransız şehri. Fransa, İsviçre ve Almanya sınırında bulunan Strasbourg aynı zamanda pek çok şehre yakın konumda olması itibari ile de zaman yaratan gezginler için ekonomik alternatiflerle farklı şehir gezileri de vaad eden bir rota.
Mesela Strasbourg, trenle Paris'e iki saat uzaklıkta. Ya da Basel ve Cenevre gibi İsviçre şehirlerinden de Strasbourg'a geçebiliyorsunuz. Peki hem Almanya'nın, hem de Fransa'nın özelliklerini benimsemiş, üzerine geçirmiş ve harikalıklarıyla insanları içine çeken bu şehri nasıl gezmeliyiz?
-Şehirde ilk iş, gündüzü ayrı heybetli, gecesi ışıklandırmasıyla bambaşka bir görsel şölen yaratan Notre Dame Kathedrali'ni görmek. Merdivenleri gözünüzde büyümeyecekse, üst kısmına çıkarak şehir manzarasını görebiliyorsunuz. İki yıl önce yapımının 1000. yılını kutlayan kathedralin, 1015 yılında Werner de Habsbourg tarafından temeline atılan ilk taşla yapımına başlanmış. Bugün ise Avrupa'nın 6. büyük kathedrali olma özelliği taşıyor. Paris’te ki ‘Notre Dame’ katedralinden sonra Fransa’nın en fazla turist çeken 2. katedraliymiş ve yapımı 400 yıl sürmüş.

-Katedral'in içerisinde Prag’dakine benzer Astronomik saat var, mutlaka görmelisiniz. Konum olarak hemen burada bulunan şehrin en şık restoranı olan Kammerzell Evi'ni de mutlaka görün.
-1988 yılında UNESCO tarafından ‘Dünya Mirasları Listesi’ne alınan şehirde, Ponts Couverts (Kapalı Köprü)'ye doğru mutlaka yürümelisiniz. 13.yy’da savunma amaçlı yapılan köprülerin en güzel fotoğraflarını tam karşısında yer alan Vauban barajından çekersiniz.
-Ponts Couverts’den, Le Petit France’a doğru giden yollar şölen gibi, tam bir Fransız inceliği ve ihtişamında. Bu adresler o yüzden, özellikle yürünesi.

-Nehir manzarasında büyülenirken yürürken ise, ‘Le Petit France’ Bölgesi'ne ulaşacaksınız. ‘Küçük Fransa’ olarak tanımlanan bu bölge, iki üç katlı maket evleri, pencere ve kapısından sarkan çiçekleri ve kanal manzarası ile şehrin en eski yerleşim yeri iken, şu an şehrin en popüler turistik semtlerinden biri.
-Normalde turun güzergahında bulunan ama bizim yürüyerek ulaştığımız Saint-Paul de Strasbourg Église (Aziz Paul Kilisesi) çok büyüleyici. Kilise Gotik mimari ile 1892-1897 yılları arasında inşa edilmiş. Rohan Sarayı(Palais Rohan) de bu bölgelere yürürseniz, rotanıza eklenesi adreslerden biri.
-Karınlar azıcık acıktıysa, Kleber Meydanı’nı ve Galeries Lafayette’i geçince, karşınıza çıkacak olan Rue du Saumon'da bulunan La Stub Strasbourg’un ünlü Tarte Flambee’sini tadabileceğiniz yerlerden biri. Yanına da eğer kokulu peynirlerden hoşlanıyorsanız, Munster Peyniri sipariş edebilirsiniz.
-Strasbourg bir çok christmas marketin olduğu ve yeni yılı coşkuyla karşılayan şehirlerden biri. Bu yüzden Broglie Meydanı üzerindeki vitrinlere bakıp, alışveriş yapmak için salındıktan sonra, buradaki renkli noel pazarlarına da göz atabilirsiniz.
-Matbaanın kurucusu sayılan Johannes Gutenberg’in heykelini görebileceğiniz Gutenberg Meydanı yeni yıl ruhunu, elleriniz soğuktan donarken, içerken keyiften dört köşe olacağınız sıcak şaraplar ve Christmas marketleriyle şehrin en hareketli meydanlarından biri.
- Strasbourg'ta kanal turu şehrin olmazsa olmazları arasında. Biz gittiğimizde yeni yıl dönemi ve mevsimlerden kış olduğu için mümkün olmadı ama bahar ve yaz aylarında mutlaka'larınız arasında olmalı diye düşünüyorum.
-Kışın soğuğunu hissettiğimiz ‘Kleber Meydanı’ ise yaklaşık 30 metrelik doğal çam ağacının buraya getirilmesi ve şehirde süslenen en büyük ağaç olması sebebiyle pek çok insanın etrafında toplandığı bir meydandı.
-Rue des Grandes Arcades’e doğru yürüyüp, elinize aldığınız bretzelleri yerken, Rue Mercière ve Place de la Cathédrale yani yine kathedralin olduğu tarafları dolaşmalı hatta mümkünse, arka sokaklarda kaybolmalısınız.

-La Corde a Linge, nehir manzarası, yemekleri, mekanın atmosferi sebebiyle akşam yemeği için alternatifiniz olabilir. Biz akşam yemeği için tercih etmiş ve Le Petit France Bölgesi'nin gece ışıklandırmasını izleyere çok keyifli bir akşam yemeği yemiştik. Ana yemekleri, şarap ve tatlı alternatifleriyle fiyat performansı da Avrupa'ya göre iyi sayılabilecek restoranlardan biriydi.

Rotanın son yazısı olan Almanya'nın Kara Orman Bölgesi'ndeki Titisee için buraya tıklayabilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!