SİCİLYA GENEL BİLGİLER

Ciao Sicilya! Sen Harikasın!

Mevsimlerden yaz... Aylardan Haziran ve biz Sicilya'ya uçuyoruz. Uçağın küçücük penceresinden akan bembeyaz bulutlar, mavi rengin içine karışırken içimdeki heyecan yine kocaman! Yine mi diyorum iç sesime, pencereden dışarı bakarken. Yine mi heyecanlısın, sanki ilk defa uçuyorsun gibi? Sonra anlıyorum ki, hep sizlerle konuşurken, yazılar yazarken söylediğim gibi elimizdeki şeylere gerektiğinden fazla anlamlar yüklediğimizde, onların yarattığı mutluluklar daha büyük oluyor sanırım. Benim de şehirlere, ülkelere yüklediğim anlamlarda en büyük paya sahip olan ülke, hiç şüphesiz İtalya!

İtalya'nın neredeyse tamamını görmüş ve gittiğim her yerde İtalya'yı hep ayrı bir yerde tutmuş biri olarak söylemeliyim ki, Sicilya bildiğiniz, gördüğünüz ya da görmeyi planladığınız İtalya'dan bambaşka. Çok farklı bir dokuya, kültüre ve yaşanmışlığa sahip. O yüzden ilk gözlemlediğim kadarı ile Sicilya'daki şehirlerin, İtalya'nın geri kalan şehirlerinden ne gibi farklarının olduğuna dair küçük bir yazıyla giriş yaparsam, aklınızdaki rota daha da şekillenecektir diye düşünüyorum.
Daha ilk izlenimde, anlamaya çalışıyorum. Bakıyorum ki Sicilya sanki ne tipik bir Akdeniz şehri, ne de tam İtalya gibi. Zaman içerisinde öyle çok kültürün beşiği olmuş ki, Araplar'dan tutunda, İspanyollar, Yunanlar hep ayak basmış buralara. Hal böyle olunca, hem mimarisi ile büyülüyor, hem de daha havalimanından indiğimizde burnumuza değen eşsiz makarna soslarının kokusuyla mutfağına çağırıyor bizi. Gastronomi uzmanları Sicilya'yı, İtalya'nın genelinden çok başka bir yerde tutuyorlar zaten. Onlar için Sicilya, Akdeniz'in şarap ve yemek için en gözde destinasyonu.

Nasıl desem böyle içinde kalorifer yanmayan bir ev gibi Sicilya, insanlarının güler yüzü, daha ilk andan yol üstü sunduğu manzaralarla içinizi ısıtmaya yetiyor. Hava o kadar sıcakken kaloriferden başka bir şey düşünmeliydim biliyorum ama daha iyi bir tanım bulamadım ki zaten, denizin mavisinden çokça bahsedeceğim. Avrupa'nın en yüksek ve aktif yanardağı Etna burada bulunduğu için de, popüler olan Sicilya, dünyanın ilk mafya ailesinin bu topraklarda doğması ve efsane "God Father" filminden dolayı da gezginler için harika bir keşif durağı. Yani İtalya'ya doydum deyip, yeni güzellikler arayanlara deva gibi, denizin en mavi kısmında birden gelen dalga gibi, en yüksekte sizi çok yukarılara çıktıkça keyiften dört köşe yapan o tatlı dalga gibi! Güneşli günlerin, yazımızın, bu mevsimin en güzel hali gibi...

Sicilya, Akdeniz'de, İtalya'nın ve Akdeniz'in en büyük ve en kalabalık adası aslında. Hatta öyle ki; İtalya ana karasından Messina Boğazı ile ayrılıyor. Ada 9 şehirden oluşuyor. Liste, Agrigento, Caltanissetta, Catania, Enna, Messina, Palermo, Ragusa, Siracusa ve Trapani diye devam ediyor. Hatta bunlara bağlı bir çok köy ve kasabada var. Haydi gelin üzerine örtülmüş kristal bir örtü gibi masmavi duran denizi, daracık sokakları, dilimizde sanki dantel örermiş gibi tat bırakan şaraplarının tadıyla gezelim beraber Sicilya'yı. Hazır mısınız? Başlıyoruz!


Rotamız şöyleydi; Katanya-Alcantara-Taormina-Siraküza-Cavagrande-Palermo-Trapani-Erice-Monreale.

Bizim ilk durağımız Katanya'ydı ve rotanın tamamını araç kiralayarak gezdik. Aldığımız araç, 13 km.'deyken, teslim ederken 1360 km.'de bıraktık. Hem de 7 günde! Rota yaparken itiraf etmeliyim ki, en çok zorlandığım rota oldu çünkü Sicilya kocaman bir ada. Kısa zamanda hem doğa, hem deniz, hem göl, hem şelale, hem tarih, hem de şehirlerin o şahane dokularını görmek istiyorsunuz. İşte sizde bendenseniz az zamanda her şey içeren bir Sicilya rehberi için doğru yerdesiniz demektir!
Sicilya'da ilk dikkat çeken şey sokak lezzetleri. Bir çok yerel lezzetleri var, bilindik İtalyan şehirlerinin aksine, kruvasan ve kahveyle başlayıp, pizza ve makarna ile devam eden ve sadece bunun etrafında şekillenen bir mutfakları yok. Lokal lezzetleri çok geniş bir yelpazeye sahip. Avrupa’nın sokak yiyecekleri başkenti seçilen Palermo, Sicilya'nın göz bebeği mesela. Özellikle pirinç ve peynirle yapılan "Arancini" denilen kızarmış topların doğru yerde tadına baktığınızda hoşunuza giden bir tat kalıyor damağınızda.
Sokak lezzetleri dışında, Sicilya'ya dair en çok şaşırdığım şey, Ada'yı oluşturan şehirlerin çocuğunun, İtalya'nın diğer tarafının, Roma'sının, Floransa'sının, Siena'sının aksine metropol metropol değil de, ana karası "ada" olduğu için daha eski ve zamanın gerisinde kalmış olması. İnanın ne dediğimi rotanın diğer şehirlerini okurken ve koyduğum fotoğraflarda görebilirsiniz. Bu geride kalmışlık aslında çok lokal bir dokuyu beraberinde getirmiş Sicilya'ya. Binalar, sokaklar, dükkanların içerisi her şey, hepsi, hatta tüm yerliler kaçıncı kuşak olursa olsun, o dönemin insanı olarak kalmışlar gibi.
Sonra diğer özellik; Sicilya'nın en küçük şehrinin ya da kasabasının bile "geleneklerine bağlı kalmış olması. " Roma, Venedik gibi büyük ve çok yoğun turist alan İtalya şehirlerinin aksine, Sicilya'nın en küçük, en az nüfusunun olduğu şehri Monreal'de bile bir bakıyorsunuz ki akşam küçücük meydanda yerel dans gösterileri yapılıyor. Herkes birbirini tanıyor, selam veriyor. Küçücük bir kasabanın, dans gösterisi için gösterdiği özen, tanıdıkların birbirini tebrik ederken hem kucaklayıp, hem komşularının, arkadaşlarının başarısını kutlaması gibi şeyler benim şehir hayatında özlemini çok çektiğim şeyler olduğu için belki de Sicilya, hayatımda yaptığım en lokal geziydi diyebilirim.
Peki biz rota dağılımını nasıl yaptık? Açıkçası ulaşım anlamında araç kiralamak sizi çok rahatlatır. Yurtdışında nasıl araç kiralanacağı ile ilgili detaylı yazı sitede "en çok sorulan sorular" kısmında mevcut. Arada toplu taşıma ile bir yerden başka bir noktaya nasıl geçileceğine de yer vereceğim ama rol yapmayacaksam, "Araba", Sicilya için en iyi yol arkadaşı diyebilirim. Üstelik hem diğer şehirlerde kiraladığımız araçlardan daha ucuz, hem de Sicilya'nın genelinde park ücretleri daha uygun fiyatlı olduğundan, düşük bütçelerle bu işi hallediyorsunuz. (saatine göre 1,5 - 2 - 2,5 Euro arasında değişiyor. Ücretler saat bazlı artıyor.)
Bir de size bonus; mavi olan çizgi görürseniz tüm İtalya'nın genelinde paralı otopark, beyaz çizgili bir yer görürseniz ki zor, bedava otopark demek olduğundan hiç durmadan gidin park edin diyebilirim.
Son bir uyarı; Sicilya'da otomatik araç kiralamak isterseniz, ki bence bütçenize yazıktır. Ücretler aşırı pahalı. Otomatik vites araba bulmak, kiralama şirketlerinde hem çok olmadığı için zor, hem de 1500-2000 TL arasında ortalama bir araç kiralama ücreti vermiş olursunuz. Açıkçası otomatik araba için, çok alternatifiniz de yok, çünkü Sicilya'nın neredeyse tamamı hala düz vites araç kullanıyor. Bu yüzden bizde düz vites jeep bir araç kiralamamıza rağmen, kirası oldukça uygundu.

Haydi gelin rotanın o ilk gününe dönelim...
Uçaktan indik ve Katanya'dayız.

Yazının devamı Katanya şehri için buraya tıklayabilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!