ROVİNJ

Açık ara farkla kesinlikle bugüne dek gezdiğim yerler arasında İtalya'nın ışıldayan incisi Venedik'le aynı ölçüde hayranlık noktasına koyuyorum Rovinj'i. O kadar güzel ve o kadar gizli kalmış ki, nasıl daha önceden böyle bir yerin varlığından bir habermişiz bilmiyorum.

Saklı kalmış arnavut kaldırımlı sokaklara, denize dik uzanan kayalıklarda şahane gün batımları, leziz şarapları, harika balık restoranları, kadeh kaldırabileceğiniz maviden yeşile çalan denizi, tarihi kemerli kapısından girer girmez sizi yazın tam içine çeken renkli duvarları... Hani bana soruyorsunuz ya en çok nereyi sevdin ve ilk üçe koyarsın diye. Cevabım artık belli; Roma, Rovinj ve Ljubljana diye gidecek artık sıra....

Araçla Pula'dan yaklaşık bir saatte vardık biz güzel Rovinj'e, yol manzaraları da ayrı bir bonus.
Fotoğraflara baktığınızda, içinizi çekeceğiniz ve yaz için hemen biletleme yapmak adına kolları sıvayacağınız, harika manzaralarla dolu Rovinj muhteşem, kıyı şeridindeki evlerin çoğu yüz yıl öncesine ait, yapıldıkları günkü gibi kalabilmişler, dokuları o döneme ait. Şölen gibi desem yeridir.

Eski ve Yeni şehir ayrımını Rovinj'i gezerken de yapmalısınız bence. Böyle düşününce, Stari Grad yani Eski Şehir bölümü bence bir ömür vakit geçirseniz sıkılmayacağınız cinsten. Renkli evleri koruyan, sahiline sahip çıkan minicik şehirlerdeki sakin yaşam ve plazaların çevrelediği, trafiğin insanların zamanından yediği şehirlerdeki hayat arasında ince ama insanın ömründen çalan kısmı düşünmek bile hayatın cilvesi sahiden. Adımlarımız bizi sahil şeridini takip ettiğimiz yol ve eski şehirdeki kathedrale doğru çıkarıyor. Arnavut kaldırımlı dar sokaklar, duvara yaslanmış bisikletler bir diğer mutluluk sebebi Rovinj'de.

Dünyanın daha önce hiç görmediğin ama görür görmez taptığın bir yerindesin. Ve inanılır gibi değil, burası adını daha önce duymadığın Rovinj. Yüzüme değen rüzgarla, saçlarımı dağıtan rüzgarın aynı oluşuna bayılıyorum. Minicik bir sahil kasabasında geçirdiğin saatlerin "en unutulmazların" arasına bir anda girmesine de. El ele ve yalın ayak, sahilde yürümeye de. Rovinj'e de. Ve en çok da şu yediğimiz enfes istiridyeye. Denizin hemen kıyısında kayalıkların üzerinde onlarca balık restoranı var. Balık mahsulleri buranın olmazsa olmazı. Rovinj’in en güzel tarafı, günün her saati, Akdeniz ve Ege’den alışık olduğumuz balıkları her daim taze olarak bulmak. Hem de kazık yemeden, hakkıyla ve ağız tadıyla yemek yiyebilmek.

Favorim; St Jacob’s istiridyesi, bunlar jumbo boy ve istiridye seviyorsanız, cidden çok lezzetliler. Yıllarca anlatılacak harika bir anı için akşam yemeğini, bence gün batımına denk getirmelisiniz. Almanya ve İtalya'dan çok yoğun turist geldiği için rezervasyon çoğunda şart, iyi bir masa için tabi. Favori mekanımız ise, minnoş bir 65'lik yerli amcadan tavsiye; Balbi Restoran.
Bence buranın tadına varmak için bir tam gün vermelisiniz, hatta biz iki gün kaldık. Kaldığımız şahane müstakil evin dekorasyonunu hatırlayanlar bilir, herkes sormuştu. Konaklama için mutlaka burada kalın derim (araçlı iseniz otopark var, aracınız yoksa merkezde old town'ın tam içerisinde konaklamanız daha doğru olur. Çünkü ev ve merkez arasında az da olsa mesafe var.)

Kaldığımız evin linkine buradan ulaşabilirsiniz.

ROVİNJ'DE NELER YAPILIR?

-Eski Şehir kısmını iyice gezdikten ve abartısız her köşe başı sokaktan saptıktan sonra, daha liman kısmına yürümelisiniz. Biz spontane şekilde yürüdük ve sonradan ev sahibimizin ertesi sabah bahsettiği Valdiborya'ya geldik. Bir de baktık ki, harika bir gıda pazarı burası. Eve hemen zeytinyağı ve kurutulmuş küçük biberlerden aldık.
-Akşamüstü özellikle bir gün önceden bizim gibi yerinizi ayırtmak şartıyla "Gün Batımında Yunus Turu"na katılmalısınız. Kişi Başı; 15 Euro civarı olan tur 18.00-21.00 saatleri arasında oluyor ve açıklarda onlarca yunus görüyorsunuz. Instagram Story'lerinde paylaştığım gün batımında yunus videolarına inanılmaz yorumlar yapmıştınız. Ve Rovinj'e dönerken, tekneden kasabanın ışıltılı halini görmek inanılmaz mutlu edecek sizi, ben o an keşke ölümsüzleşse diye dilekler dilemiştim içimden.

-Rovinj'de her köşe başında sanat galerisi, tatlı cafeler, denizi kucaklayan restoranlar var, manzaraya doymak için hepsinde biraz biraz oturmak ile yapılacak en güzel aktiviteler.

-Çan Kulesi'ne çıkmak ve eğer düğün yoksa kiliseyi gezmek de diğer bir seçenek.
- Rovinj eski şehri, St. Euphemia Kilisesi’nin en görünür noktasında bulunuyor ve belki de bu denli güzel olmasının sebebi yarımadanın tam ucunda olması. Adriyatik Denizi'ni kucaklayan evlerinin çoğunun kapısı, zaten gezeceğiniz sokaklarla buluşuyor. Bu sokaklarda kaybolmak yapılacak diğer alternatifler arasında.


ROVİNJ FAVORİ PLAJLAR

-Favorim; Kartarina Island Beach (kaya-kum)
-Lone Beach (özel plaj, şezlong ve şemsiye ücretli)
-Amarin Beach (kum)
-Baluota (Monte) Beach (kayalık)

ROVİNJ YEME-İÇME REHBERİ

La Puntulina Restaurant Rovinj
Kayalıkların hemen üzerinde, akşam saati müthiş manzarayı kucaklayan bir restoran.
Monte Reastaurant
Bu bence diğerlerinden farklı olarak daha kalbur üstü ama şık balkon manzarasını sunan bir yer, önünden geçilirse menü incelenebilir. Biraz pahalı. Adresi; Ul. Montalbano 75, 52210, Rovinj, Hırvatistan
Pizzeria Da Sergio
Biz enfes bir pizza bölüştük, tadı hala damağımızda.

Gelateria Italy
Abartılacak düzeyde değil ama ağız tatlandırıcı, yaz akşamı dondurması için aklınızda bulunsun.

Rotanın devamındaki Rijeka şehir rehberi için buraya tıklayabilirsiniz.


 

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!