ROTHENBURG OB DER TAUBER

SADECE 10 EURO ÖDEYEREK, ALMANYA’NIN EN MASALSI KASABALARINI GEZMEYE VAR MISINIZ?
Rothenburg ob der Tauber sadece Almanya’nın değil Avrupa’nın da en masalsı kentlerinden biri. Rothenburg surlarından içeriye girdiğinizde, şehir sizi tıpkı Colmar'daki gibi karşılıyor. Yaklaşık 15.000 kişilik nüfusu ile küçük bir yer ama Almanya’nın Würzburg kentinden başlayıp Füssen’de biten “romantik yol”un en güzel durağı olduğundan her mevsim yoğun turist var. Peki biz Nürnberg’ten buraya nasıl geldik, ne kadara mal oldu? Arabasız gelmek mümkün mü?
FullSizeRender

Bu soruların uyandırdığı merak, hepinizi güzel bir cevaba çıkaracak ve mest edecek, şimdiden eminim buna. Çünkü pek çoğumuz gittiğimiz şehirden, başka şehir ya da kasabalara geçerken, ekstra maliyet yarattığı için çoğu zaman bütçemizin dışına çıkmak istemeyiz. Ancak burada durum farklı. Çünkü, biz Nürnberg’ten (Nürnberg yazısında detaylı olarak nereden ve nasıl bilet aldık, belirtmiştim.) HVV İnformasyon noktasına uğrayarak, Rothenburg ve Bamberg için tren bileti aldık. Ve sadece 10 EURO ödedik. Üstelik bu bilet, Nürnberg şehrinin kendi içerisinde kullanacağınız metro hattında ve biz eklemedik ama sizin vaktiniz olursa arada ekleyeceğiniz Nürnberg’e çok yakın olan Fürth ve diğer ara kasabalar olursa, onlarda da geçerli bir bilet. Yani özetle, dünyanın neredeyse özel olarak geldiği, rotasına sırf bu Orta Çağ kasabalarını eklediği Rothenburg ve Bamberg’i kişi başı 10 Euro ödeyerek, gezmeniz mümkün. (Bilet fiyatı bulunduğunuz şehre ya da bölgeye gore değişebilir, ben Nürnberg çıkışlı bilet için bilgi veriyorum.)

Yalnız burada şuna dikkat etmeniz gerekiyor, Almanya’da yaklaşık 6 tane Rothenburg var ve gişeden bilet alırken bu kasabanın tam adını yani “Rothenburg ob der Tauber’”i söylemenizde fayda var. Yine sizde bizim gibi, aldığınız bilette yanlışlık olmaması adına gezmeyi planladığınız kasabaları söylerseniz, yanlış bir bilet alınmasını engellemiş olursunuz.
IMG_9299
Peki bilet kontrolü oluyor mu? Acaba bilet almadan gitmek mümkün mü? Maalesef sakın böyle bir hataya düşmeyin, her binişinizde biletçi gelerek, biletinizin üzerindeki sınıfa (business veya economy), biletin tarih ve satine bakarak, kontrol sağlıyor. Almanya’da bilet alınmadan yapılan ulaşımın ciddi cezaları var, ki ben bunu Berlin’de bir hata sonucu 120 Euro ödeyerek, en acı şekilde deneyimlemiştim.
****Nürnberg’ten Rothenburg ob der Tauber’e ulaşım ise, trenle iki aktarma sonrasında oluyor. İlk aktarmanız Ansbach, ikinci ve son aktarmanız ise; Steinach.
IMG_9290

“Rothenburg ob der Tauber, Hep Güzel Devam Eden Bir Masalın Sayfaları Gibi”


Masalsı bir mimari hakim Rothenburg’un her sokağında…

Kasaba, dokusundan hiç bir şey kaybetmemiş. Ama uzun yıllar gelişemeden kalmış. 1803 yılında, Bavyera’ya bağlanmış ve Avrupa’yı etkileyen romantik akım sanatçıları 1880 yılında Rothenburg’u yeniden keşfedip, turizmin buraya gelmesini sağlamış. 
Tren istasyonunda indikten sonra surların içine, 10 dakikalık yürüyüş yaparak ulaşabiliyorsunuz. Rothenburg ob der Tauber, büyük üne sahip olsa da kendisi oldukça küçük. 

Bitirmek için yarım gün yeterli, keyif sürmek için bir gün ballı kaymaklı olur. 
Surlardan içeri girince de masal başlıyor zaten. Olduğu gibi korunmuş olan Ortaçağ şehir kapılarından geçebilir veya görkemli kiliselerini ziyaret edebilirsiniz. Benim favorim ise, geçit törenini izlediğimiz yerin hemen arkasındaki asırlık eczane. İnanılmaz bir dokusu var.

 
Takvimden yaprakları kopara kopara, ah Ocak, hadi Şubat, gelsin yaz diye diye getirdik yine seyahati. Gerçekleştirmenin tek rutini, istemek. Devamlı istemek. Onu hatırladım ben Rothenburg’ta. Sonra çocukluğuma döndüm. Beni en çok mutlu eden şeyin eskiden seyahat değil Monami pastel boyalar olduğunu hatırladım. İşte o an sanki pastel boyaların tümüyle yapılmış en güzel evlerin, sokakların içine girdim. Tarihi doku, renklerle iç içeydi ve masal değil kesinlikle gerçekliğin en güzel haliydi Rothenburg... 

Konaklama Alternatifleri

 Tauber Nehri’nin yukarısındaki kırmızı kale anlamına gelen Rothenburg ob der Tauber’de günü birlik gezdiğimiz için konaklama imkanımız olmadı ancak fotoğrafları gördükten sonra özellikle yeni yıl zamanı konaklamayı düşünenler için gözüme çarpan ve incelediğim otellerden bir iki öneri sunmak istedim;

-Bunlardan ilki Hotel Schwarzer Adler. Sırf içerideki ambiyansı merak ettiğimiz için kapısından içeri girdiğimiz otel, Rothenburg’un 18.yy’dan bu yana korunan binalarından biri ve tam merkezin canlılığının ortasında bulunması ve odalarındaki eşyaların sizi tıpkı kasabanın kendisi gibi, eski zamana götürdüğü dekorasyonuyla kesinlikle bir sonraki gelişimiz için not ettiğimiz yerlerden biri oldu.

-Diğeri ise; Romantik Hotel Markusturm. Bu tarihi otel, 1264 yılında inşa edilmiş ve Orta Çağ’dan kalan kasabanın, Markusturm Kulesi’nde yer aldığından adını buradan almış. Kasabanın merkezinde değil de, (ki merkez zaten yürüyerek belki de 50 adım) girişinde yer alan otelin, özellikle sohbet ettiğimiz yerlilerden övgü alan yöresel ve gurme yemeklerden oluşan restoranı da konaklayan değil de, lezzet durağı arayan gezginler için şiddetle not edilesi!

FullSizeRender 6
Liste Yapmadan Gezilecek En Masalsı Yer, Rothenburg…
Rothenburg’a adım atar atmaz size karşılayan, Orta Çağ’dan kalma kapılardan geçer geçmez, Belediye Binası’nın (Rathaus) bulunduğu Markt Meydanına varıyorsunuz. İlk yapılacak şey, gotik mimarinin hakim olduğu Belediye Binası’nın merdivenlere oturarak geleni geçeni seyretmek ve gözünüzün değdiği her köşedeki muhteşem mimarideki evlere hayran kalmak… Burada aynı zamanda St. Gerorges çeşmesi de bulunuyor.
Markt Meydanı’nın çevresinde onlarca hediyelik eşya dükkanı, pastane ve café var.
Bunları adımladıktan sonra, dilerseniz yapımına 14. yy’da başlanan ve Rönesans döneminde tamamlanan Rathausturm Kulesi’ne 220 merdiven sonrası ulaşıp, manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Ücret tek kişi için; 2 Euro ancak çıktığınızda göreceğiniz manzaranın bedeli yok.
IMG_9287
Zaman öyle gelişine akıyor ki, sanki bu küçücük maket bir şehirde, bir bakmışsınız, o dönemin zamanına ortak olan onca insandan biri oluvermişsiniz sizde.
Adımlar sokak aralarında gezinirken, birden gözümüze tabelasından dolayı kukla ve oyuncak müzesi (Puppen-und-Spielzeugmuseum) çarpıyor. Hareketli kuklalar, her kızın hayali olan bebek evleri, oyuncak ayılar ve çeşitli dönemlerden kalan oyuncaklar var burada. Eğer yaşı kaç olursa olsun, hala oyuncaklara ilgi duyanlardansanız mutlaka girmelisiniz. Giriş tek kişi için; 4 Euro.
-Almanya’nın en çok fotoğrafı çekilen yerlerinden biri olan arkamdaki ev Rothenburg’un en çok fotoğraflanan yeri. Plönlein’da doğru açıyı yakaladığınızda sol tarafta Siebers kulesini, sağda, aşağıda ise Kobolzeller kapısını görüyorsunuz. Fotoğraf çekmek için en ideal saat, tur otobüslerinin henüz gelmediği sabah saatleri.
IMG_9304

-Käthe Wohlfahrt ise, Rothenburg’ta yer alan ve Avrupa’nın en büyük ve tüm yıl açık olan Noel dükkanı. Noel kutlaması için gerekli olan çok çeşitli şeyler görebileceğiniz dükkan, kesinlikle gezilesi.

-Birde biz gece orada kalmadığımız için katılamadık ama Instagram’dan gelen öneriler üzerine, sizing vaktiniz varsa ve gecesini görecekseniz Rothenburg’da akşamları yapılan eğlenceli bir yürüyüş aktivitesine katılabilirsiniz. Elinde fener olan siyah pelerinli gece bekçisi ile saat 20:00’de Belediye Binası’nın önünde buluşuyorsunuz. Gece bekçisi liderlik ederek tarihi binalar, kiliseler ve sokaklar hakkında bilgi veriyormuş. 

-Karnınız acıktı ve harika bir yemek molası mı vermek istediniz. O zaman size Rothenburg’un en hareketli sokağına bakan, aynı zamanda bir otel olan Roter Hahn’a davet ediyorum. Yemek sunumları biraz daha yerel lezzetlerden oluşuyor ancak deneyip, onaylanmış olması sebebi ile şaraplarını şiddetle önerebilirim.

-Bira tadımı ve içiminden hoşlanan biriyseniz, 1698 yılında kurulmuş olan Altes Brauhaus geçmişte bir bira evi iken, şimdilerde bir otel. Ancak içerisinin atmosferi, farklı biraların tadımı için kişi başı 40-45 Euro’yu gözden çıkarabilecekseniz, mutlaka keyifli bir yemek için aklınızda olmalı.

IMG_9290
-Lebe Gesundun adlı dükkandan çok güzel soslar alabilirsiniz, en başarılısı pesto!
-Frankischer Brennereiverkauf, lezzeti damakta kalan içki ve likör alternatifi olarak oldukça zengin bir dükkan.
- Backereistriffler adlı pastanaede kocaman bir top görünümünde olan “Minischneeballen”in tadına mutlaka bakmalısınız. Ben çikolatalısına ba-yıl-dım! Boyutuna gore; 90 cent ve 1,20 Euro arasında değişiyor fiyatları.
-Zuckerbackerei’den bizim gibi enfes ekmekler alıp, Metzgerei’den de şarküteri alarak, harika sandviçler hazırlayıp çantanıza bile atabilirsiniz. Malum yollar uzun, karınlar açlığa hep gebe!

-Kahve molası için 1596’dan beri ayakta duran Conditorei’yi şiddetle öneriyorum. Çekirdekleri mis kokuyor.
FullSizeRender 8
0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!