OBERAMMERGAU

Garmisch-Partenkirchen’e yarım saat mesafede olan bir kasaba daha var, keşfedip rotaya dahil ettiğimiz; Oberammergau. Şirin ve sıcacık bir kasaba. Gerçekten çocuk yanımın masalları seven halini hatırlıyorum burada. Tek bir abartı yok. Gerçekten inanılmaz şekilde bazı evlerin üzerinde çocukluğumuzdan bildiğimiz masallar resmedilmiş. Direk rotanın detaylarına giriyorum;

Benim favorim; Ettaler Caddesi üzerindeki; Rotkappchen Evi. Grimm Kardeşlerin en ünlü masallarından biri olan “Kırmızı Başlıklı Kız” masalı evin duvarına resmedilmiş. Bremen Mızıkacıları ve daha bir sürü masalın figürleri var, evlerin duvarlarında...

Alice Harikalar Diyarı'ndaki Alice o günlük kesin bendim. Arka fonum ve ruh halim çok müsaitti çünkü. Haksız mıyım?

Arkada tüm heybetiyle ve karlı haliyle yükselen Kofel Dağ'ının eteklerindeki Oberammergau, masal kasabaların en güzeli. Garmisch Partenkirschen mi daha güzel burası mı derseniz, ikisinin dokusu benzer ama burası daha güzel.
Adımınızı atar atmaz, kasabada el sanatlarının geliştiğini görüyorsunuz, her yer tablo gibi. Aklım almıyor, küçücük bir kasaba ama oymacılık öğreten, geleneklerine saygı duyan ve bunu devam ettirmek için çaba sarf eden bir okul bile var.

Kasabada daha çok dini figürler içeren el yapımı tahta oymaları, renkli cam işlerine rastlıyorsunuz. Sanata ya da keşfe açık biriyseniz, bu kasaba bir gününüzü almayı derinden hak ediyor. Hatta üzeri boyalı balmumu eserleri sadece Almanya’da değil, tüm dünya tarafından biliniyor.
Kasabada, 350 yıllık sanat tarihini görebileceğiniz Yerel Tarih Müzesi var.

Genelde masal kahramanlarının resmedilmesi dışında, dini figürlere sıkça rastlamanızın özel bir hikayesi var. Bu aslında kasabanın tarihi ve bugününü etkilemiş. Kasabada 1600’lerde veba yüzünden çok fazla sayıda insan ölmeye başlayınca, halk Tanrıya dua edip, din temalı oyunlar sahnelemişler, bu hem keder içinde olan kasaba için bir tutunma, hem de hastaları için kafa dağıtma sembolü haline gelmiş ve vebadan kurtulurlarsa her on yılda bir bu gösterileri tekrarlamaya ant içmişler. Ve veba bitince, bu gösteriler 800 kişilik kadrolarla sahnelenmeye başlanmış. Yani tiyatro, sanat, görsellik aslında kasabanın temelinde var. Gerçekten seyahat ederken, insanların kendi içindeki anahtarı zorla da olsa yüzyıllardan beri bulup, kapıları, engelleri nasıl yıktıklarına tanık oluyorum ve işte bu yüzden keşfetmek sonu gelmeyen bir öğreti gibi geliyor bana...

YOL ÜSTÜ PLANSIZ KEŞİFLERDE; ETTAL MANASTIRI

Ettal Manastırı, bana sizlerden gelen öneriler üzerine rotaya eklediğimiz bir yerdi. Mimarisi ve içinin büyüleyici atmosferini gördükten sonra, hikayesiyle de büyülendiğim için araçlı olan ve bu rotayı yapan herkesin şiddetle görmesini tavsiye edebilirim.

Manastır 1330'lu yıllarda aslında şövalyelerin barınması amacı ile kurulmuş ancak zamansız bir yangın manastırı yerle bir edince İtalyan bir mimar olan Zucalli tarafından yapılmış. İnanın tüm detaylarında barok mimarinin en güzel örneklerini görüyorsunuz.

BAVYERA'NIN EN GÜZEL TELEFERİK NOKTASI

Oberammergau'dan aracımızla hareket ederken bir teleferik noktası ilişti gözümüze. Kösice seyahatinin blog yazısı ve görsellerine bakanlar bilir. Her gittiğimiz yerde teleferik manzarası kucaklamak, keşiflerimizin olmazsa olmazıdır. İşte tam bu noktada çıktı karşımıza; Schwarze Laber.

 -Alp Dağları manzaralı 10 dakikalık teleferiğe biniş kişi başı 15 Euro.
-Konum olarak Oberammergau’nun altından geçen Ammer Nehri’nin suyu akarken, dağlara tırmanmanın tarifi yok. Hem nehir, hem dağlar resmen doğanın görsel şölenini yaşatıyor size.

-Instagram'dan halen videolarını izleyebileceğiniz noktada, Alp’lerle kucak kucağa bir manzara eşliğinde lokal yemekleri tadabileceğiniz bir restoran ve cafe var.

-Lokaller çocukları ile tırmanıp, hafta sonları burayı dolduruyor ve güneş varsa manzara uçsuz bucaksız izlenebiliyor. Yani hani hep soruyorsunuz ya çocukla ve bebekle seyahat içinde rotanın uygun olup olmadığını yazın diye. İşte bu rotayı bir çok çocuklu ailenin yaptığına şahit oldum. Soğuktan koruduktan sonra bence mümkün.

-Konaklama için sorular gelmişti. Biz önceden oteli Münih’te tuttuğumuz için her sabah asker gibi 07.00 kalkışlı olarak araçla yola çıkıp, bu rotaları yapıyoruz. Ama Bavyera’nın tablo tadındaki kasabaları ve Alp Dağ’larında daha kış tatili hayal ediyorsanız kasabalarda çok güzel ve tarihi otellerde var.


Bavyera rotamız şimdilik tatlı bir veda ile sona erdi, yorumlarınız benim için değerli. Bekliyorum!

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!