NICE


Nice'in Mayıs'la derdi yok, onu bahardan saymıyor yaz olarak kabullenmiş belli. Bizi de pırıl pırıl bir yaz güneşiyle karşıladı. Her yer cıvıl cıvıl. Yaz buraya geniş kenarlı şapkaları, büyük gözlükleriyle Grace Kelly gibi gelmiş. O ruhu taşıyor. Cote d'Azur ağzı dolusu söylendiği kadar havalı, sizi her adımınızda içine çekiyor... 

Rengarenk evleri, leziz yemekleri ve dünyaca ünlü plajlarıyla İngiliz aristokratların ve geçmişte iz bırakmış ressamların "keyifli " yaşamak için neden bu şehri tercih ettiklerini anlamak için Nice'e şöyle bir beş dakika bakman yeterli. Promenade des Anglais denilen, palmiyeler ve upuzun sahil şeridindeki onlarca plajla dolu meşhur İngiliz Koşu Yolu'nun yapımı 1822'lere uzanıyor. Nice'in en renkli festivalleri bu 6,5 km'lik yolda hayat buluyor. Bunlardan en ünlüsü; "Carnival de Roi de la Mediterranee Nice" denilen ünlü Nice Karnavalı. 13. yy'a dayanan bu karnavalda şehrin tüm sokakları konfetiler, güzel kokulu çiçekler ve dev figürlerle dolu cadde partilerine dönüşüyor. Teması her yıl değişen festivalde, o yılın teması ne ise, o figürlerin yaptığı karnaval geçidinden sonra ışık gösterileri yapılıyor. Buranın yerlileri her karnaval sonrası, şehrin bir aya yakın çiçek kokularıyla dolu olduğunu söylüyor. Bize de normal bir günü bile festival havasında olan bu şehirde, keyifle yürümek kalıyor.

Photo 29.05.2015 16 25 11

Nice'te Nerede Konaklamalı?

Konaklama bazında Nice için birden fazla alternatifiniz var;İlk alternatifiniz tek ya da daha çok sayıda kişi ile gidiyorsanız bütçenize göre bir alternatif seçebilmek adına; www.airbnb.com.tr olabilir. Bu şekilde dilediğiniz bütçe ve konforda ev kiralayabilirsiniz.

Seçim yaparken hangi lokasyonlar tercih edilmeli; Promenade des Anglais şeridi boyunca uzanan oteller genelde iyi lokasyonu sebebiyle daha pahalı alternatifler olduğundan bu yürüyüş yolunun yakın paralellerindeki sokaklar tercih edilebilir. Aynı şekilde Vieux Nice ve Cours Saleya civarındaki konaklama alternatifleri de size geziye ayırdığınız zaman açısından zaman kaybettiremeyecek lokasyonlar.

Hostel olarak ise;

Nice Art Hotel; 35 Rue d'Angleterre - Nice, Fransa

Villa Saint Exupery Beach Hostel; 6 Rue Sacha Guitry, 06100 Nice, Fransa

Hostel tadından çıkıp, daha yıldızlı otellere bakmak isterseniz değerlendirilesi oteller;

La Malmaison Nice; 48, Boulevard Victor Hugo, 06000 Nice, Fransa

Hôtel Univers; 2, Rue De La Liberté, 06000 Nice, Fransa

Intérieurs-Cour; 5 rue Masséna, 06000 Nice, Fransa

B4 Nice Park; 6 Avenue de Suede, 06000 Nice, Fransa

Nice'te Nereleri Gezmelisin?
Minyon ama çok şık bir Fransız kadını düşünün. İşte Nice tam böyle bir şehir. Küçük ama birden fazla zevkinize cevap bulabileceğiniz türden. Mesela Promenade des Anglais 'te sabah boylu boyunca yürüyüp, öğlen Yeni Nice'de iyi bir Fransız şarabı içip, günü bitirmeden de Rue Paradis'te alışverişe doyabilirsiniz.
Lascaris Sarayı, Nice (Palais Lascaris) 
Yılda yaklaşık 40 festival düzenleyen, 30'a aşkın müzesi olan bir sanat şehrinden söz ediyorsak eğer, hiç üzülmeyin bu şehir sizi saray gezme zevkinden de geri koymuyor. Burası, yapım yılı olan 1657'li yıllara sizi her adımınızda götürecek, barok döneminin her bir ayrıntısını duvardaki kabartmalarla size gösterecek bir saray. Merdivenleri kadar, tanrı ve mitoloji taslaklarından oluşan mimarisiyle de sizi kendine aşık ettikten sonra, küçük bir sürprizle de önemini taçlandırıyor. İçeride 500'den fazla müzik aletinin koleksiyonu sergileniyor, bu da Nice'deki bu sarayı Fransa'nın ikinci büyük ve önemli koleksiyonunun ev sahibi yapıyor. Enstürmanların hepsi 19. yy'ın barok el işçiliği ile tasarlanmış. Ve o arpları, piyano ve klarnetleri gördüğünüzde, kendinizi sanki o yüzyılın balosunda bir konukmuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Yani Nice yüz ölçümüne bakılırsa küçük ama sanat bazında kallavi bir ev sahibi. Adres olarak; 15 Rue Droite, 06300 Nice, Fransa
 
St. Nicholas Ortodoks Katedrali (St.Nicholas Russian Orthodox Cathedral)
Daha önceden Rusya'ya gitmediğiniz için üzülmenize fırsat vermeyecek, yazın rüzgarını, keyiflerin tıkırını bozmayacak bir yere geldiniz. Çünkü Nice, Rusya dışında yer alan ilk Rus Ortodoks Katedrali olan bu görkemli katedrale ev sahipliği yapıyor. Burası Batı Avrupa'daki en büyük ortodoks katedrali olup, ismini aldığı Rus Çarı Nicholas'ın desteğiyle 1912 yılında yapılmış bir yapı. Moskova üslubundan Görkemini anlatmak için, fotoğraf  bile yetersiz kalıyor. Ahşap bölümleri, 6 kubbesi ve freskleri ile Nice'in yaza yakışan tüm renklerine ustalıkla karışan katedrali fotoğraflayacağınız her açının, sizin için yetersiz kalacağına eminim.
Kilislere meraklıysanız, görmeden dönmeyeceğiniz yerlerden biri de; La Chapelle de la Misericorde isimli barok kilise. Burası da yaldız süslemeleri ve altın renkli mimarisi ile listeye girmeyi şiddetle hak ediyor. Nice’teki bir diğer görülesi mabet ise; Rus Kilisesi. Diğerlerinden daha gösterişli bir mimariye sahip olan bu kilise, Kremlin Sarayı’na benzediği için yoğun turist alan noktalardan biri.

 

Cimiez Tepesi ve Chagall Müzesi
Dikkat eski aristokrasi günlerinden beri Nice'in en gözde semtlerinden birindesiniz!
Cimiez'in gözdeliği, sadece manzara ziyafeti veren tepeleri ve organizasyonlara ev sahipliği yapan bahçeleri ile değil, sanatsal anlamda da dev sanatçıların müzelerine yaptığı ev sahipliğinden geliyor. Eğer Matisse hayranıysanız, sanatçının kendi kullandığı eşyaları görüp, tablolarında kullandığı renklere tutunarak retinanıza bir şölen yaşatabilirsiniz. Hazır sanatın en ufak dozu bile, bu şehir de büyük bir şölen yaşatıyorken, aynı bölgede yer alan Chagall Müzesi'ne de uğramalısınız.
Chagall'ın dediği gibi "mükemmel sanat, doğanın bittiği yerde başlıyor." Rüzgar sizi bunaltmadan, muhteşem tepelere çıkardıysa, sonrasında Chagall'ın eserlerine bakarak, uçucu yaz akşamlarının limon ağacı kokusunu içinize çekip, tüm tablolarında güneş bile olsa, ona eşlik eden gökkuşağının renklerine karışabilirsiniz.
Ayrıca Cimiez Bölgesi'nde, Nice'in varlıklı aileleri yaşıyor. Manastırın bahçesi harika, evlerin dokusu ve yaz düğünlerine ev sahibi olan kilise görülmeyi hak ediyor. Otobüsle Nice'in şehir merkezinden 10-15 dk. mesafede.
 
Matisse Müzesi
1917’den 1954 yılına kadar Nice’te yaşamış ve Nice'e aşık olan ünlü sanatçı Matisse'nin kapsamlı bir koleksiyonu sanatçının aynı adı taşıyan müzesinde ziyaretçileri ile buluşuyor. Cimiez Tepesi'nde bulunan müzede sanatçının 230'a aşkın tasarımı, 68 tablosu ve 215'e yakın çizimi yer alıyor. Bol eserli bir müze olmasının yanı sıra, tepenin muhteşem manzarası sonrası soluklanmak için iyi bir alternatif olmakla birlikte, sadece dıştan bile bu İtalyan tarzı bahçelerle çevrili Ceneviz Villası'nı görmek için bile gitmeye değer...
 
Massena Meydanı (Place Massena)
Burası hem buluşmaların, hem de ulaşımın ana noktası. 1832 yılından günümüze kadar gelen tarihi bir meydan aynı zamanda. Meydan geniş, insanlar mutlu. Yerdeki karo taşları elit bir hava yaratıyor, yürüme alanlarının genişliği iç ferahlatıcı. Kafanızı tepeye kaldırdığınızda oturan adamlar görüyorsunuz. Kendileri 7 kıtayı temsil ediyor. Meydanın ortasındaki havuz içindeki Apollo heykeline de selam verdikten sonra, etrafındaki bronz heykelleri es geçmeyin. Onlarda farklı gezegenleri sembolize ediyor.
Heykel, “League of Feminine Virtue” tarafından kamusal alana uygun bulunmaması nedeniyle 30 küsür yıldan sonra gizlilik içinde restore edilmiştir.
Bu meydana baktığınızda ilk gözünüze çarpan şey; satranç tahtasına benzeyen zemini. Bir de görkemiyle karşınızda duran Güneş Çeşmesi. Meydanın etrafında dolaşan turistler, yere oturmuş soğuk limonatalarını yudumlayan insanlarla dolu... Çok kısacık bir gözlemle bile anlıyorsunuz, özgür insanların kafa dinleme meydanı burası... Kendi dansını bulup, melodini tutturacağın bir yer. Bir dip not; Heykel, “League of Feminine Virtue” tarafından kamusal alana uygun bulunmaması nedeniyle 30 küsür yıldan sonra gizlilik içinde restore edilmiş.

Musee d’Art Moderne Et d’Art Contemporain M.A.M.A.C
Dışarıdan bakıldığında çok okuyan, çok okuduğu için düşünen ve düşündüğü için de üreten bir adam görüntüsü veriyor Nice'deki Modern Sanatlar Müzesi'nin içerisindeki bu heybetli heykel... La Tete Au Carree... Gerçekten de öyle, çok değerli sanatçıların modern zaman çalışmalarına yer veriliyor. Üreten sanatçıların, yapıtlarıyla düşünmeye sevk edecekleri insanlar için 1990 yılında tamamlanmış olan müzede, 1960’lı yıllardan günümüze kadar geçen sürede, Amerikan ve Avrupalı sanatçıların yapmış olduğu Modern Sanat Çalışmaları sergileniyor. Andy Warhol, Arman ve Niki de Saint-Phalle gibi değerli sanatçıların eserlerini dolaşacağınız dolu dolu bir müze. Bir not; Pazartesileri kapalı...

Monastère Notre-Dame (Notre Dame Manastırı)
 Bazı yapılar vardır, karşısına geçip öylece bakmak istersiniz. Bir zamanlar onu inşaa edenleri, o yapıya dokunanları düşlersiniz... O yapılar genelde tarihi yapılar olur ve sizi anlık da olsa o zamana geri götürür. İşte seyahat bu imkanı insana tanıyan en güzel şey. Bir kubbenin buluştuğu gökyüzü, kolonlarındaki motifler ve iç mimarisinin görkemi... O manastırda ibadet edenler, yukarıya bakarak sayısız dilek dileyenler... Bambaşka bir ülkedeki, bambaşka bir manastırın ruhunu buradan sadece fotoğrafla bile sizinle paylaşmama imkan veren bir yapı burası. Notre Dame Manastırı, Matissa Müzesi'ne çok yakın bir konumda, Cimiez Bölges'inde yer alan ve gotik mimarinin güzel örneklerinden birini görebileceğiniz harika bir yapı.
Promenade du Paillon
Nice'in en merkezi yerinde bulunan ve 12 hektarlık alana yayılmış olan Promenade du Paillon kesinlikle Nice'e güzellik katan yerlerden biri. Yakın zamanda geçirdiği restorasyonla, "iyi ki" dedirten bir dizi yenilik geçirmiş. Palmiyelerle çevrili yemyeşil bir yürüyüş yolundan sonra, şehrin içine doğru ilerleyen bu güzel park alanı çıkmış ortaya. Tüm yıl çeşmelerden sular akıyor, genç, yaşlı demeden herkes kendini suyun ortasına bırakıyor. Sizce de şimdi Heraklit'in "aynı nehire, iki kez girilmez" sözüne hak vererek, kendimizi tek seferlik fıskiyelerin içine bırakmamızın tam zamanı değil mi?
 
Colline du Chateau (Kale tepesi)
Eski Şehir tarafından yürüyerek, Garibaldi Sarayı’nın oradan yürüyen merdivenler vasıtasıyla ya da küçük turistik araçları kullanarak çıkılabilir.

 


Metalden yapılma, büyük harfli şehir tabelalarını unutun. Capcanlı bir Akdeniz şehrindesiniz ve bu kez tabelalar sizi yukarıya doğru çıkarıyor. Karşınızda yüksek bir tepe var, o tepe de bir kale. İki bin yıl kadar önce Yunanlılar tarafından ilk yerleşim yeri olarak kullanılmış. Muhteşem bir gün doğumu ve gün batımı manzarası veriyor size o yarısı yıkık kale. Önünüz alabildiğine deniz, yeşil maviyle dans ediyor. Evet uzansanız dokunamayacağınız bir mesafe koyuyor deniz belki kendiyle sizin aranıza ama aranızda esen rüzgar denizin iyotlu kokusunu getiriyor size. Parkın içerisinde butikler ve restoranların yanı sıra eskiye meraklı olanlar için minik bir de kilise var. Mutlaka listeye eklemeli ve dönüşte de yemyeşil bahçesi içindeki şelalesinde huzurun nirvasını yakalamalısınız. Minik bir ipucu; Görkemli aydınlatmasına tanıklık etmek için gece de yolunuz düşerse, pişman olmayacağınız bir görüntüyle karşılaşacağınızı garanti ederiz.

 
Ah O Güzel Nice Pencereleri...

Nice'in tüm evleri rengarenk giyinmiş. Pencereler de süsten uzak bir gösteriş var. Şehrin yerlileri hoş adamlar ve hoş kadınlardan oluşuyor. Kafanızı hangi eve, hangi dar sokağa çevirseniz başrolde renkler var. Birileriyle konuşurken, ses tonunuzu ayarlarken turist, emekli, genç, yaşlı herkes kulağını tırmalamayan bir melodiyi saklıyor sanki kulağında. Yaşamayı bilmekten öte, sevenlerin şehri burası!

 
Vieux Nice (Eski Nice)
 Burası Nice'in ilk yerleşim yeri ve hiç şüphesiz şehrin kalbi. Barok mimariye sizi aşina kılan evleri ve dar sokaklarıyla tam bir Orta Çağ bölgesi. Lokasyon olarak Colline du Château’nun kuzeyinde kalıyor ve Place Masséna ve Promenade du Paillon gibi her biri farklı bir güzelliğe sahip, geniş bulvarla çevrili. Görsel güzelliklerle çevrili olması, tarihi dokusundan bir şeyler kaybettirmiyor. Musee d'Art Moderne et d'Art Contemporain olarak bilinen Çağdaş ve Modern Sanatlar müzesi de burada. Dar sokakları, muhteşem tatların birbirine karıştığı ve Nice'e özgü yerel lezzetleri de tadabileceğiniz restoranları ile zamanın hızla akıp gitmesine, en çok üzüldüğünüz yerlerden biri olacak.  
Şirin sokakları, hangi köşeden dönseniz bir başka güzelliğe açılan tatlı Fransız balkonlu evleriyle insanın yüzünde tebessümü daimi kılan bir adres; Vieux Nice. Dar yollarından çıkıp, kalabalığa karıştığınızda sanki iyi şarap nerede içilir kitabını mendil cebinizde taşırmışçasına, içebileceğiniz en güzel yerel ve rose şarapları yudumlayıp, kalabalığı seyre dalacağınız bir çok cafe'ye de ev sahipliği yapıyor.
 
Cours Saleya

Cours Saleya'da renklerin herkesle kurduğu bir akrabalık var. Her sabah otelinin banyosu için renk renk sabunlar seçen emekli bir teyzeden tutunda, eflatun lavanta dallarını kim bilir hangi ülkeye, kimin için hediyelik götürdüğünü bilmediğimiz turiste, tadına doyum olmayan yerel yemeklerinin içine rengarenk baharat dolduran restoran aşçılarına kadar herkesin siftah ettiği renk cümbüşü bir pazar burası... O gün hangi rengin ruhuna bürüneceğinizi seçeceğiniz, hisseli harikalar kumpanyası gibi...

Her tatil sabahı enerjik uyanır insan. Bu da o günlerden biri. Ama o gün yolunuz Cours Saleya'dan geçiyorsa, enerjiniz kesinlikle iki katına çıkıyor. Rengarenk baharatlar, lavanta buketleri, sabunlar... Bunların hepsinin kokusu burnunuzu sarmışken, gurme lezzetlerle dolu yerel tatlarda her birinden tatmanız için aklınızı çeliyor. Bu arada Pazatesi'leri hatrı sayılır bir vintage (bit pazarı) kurulurken, diğer günler çiçek ve yeme içme pazarı olarak ziyaretçileri ile buluşuyor.
Plaj
Nice'de 100'ün üzerinde çeşme ve göl, 15'in üzerinde de plaj bulunuyor. Dünyanın en ünlü sahil şeridi Promenade des Anglais üzerinde konuşlanmış olan ve her biri çocukluğumuzun pastel boya çantasındaki renkler kadar baskın şemsiyeleri ve deniziyle birbirinden güzel plajlar var. En sosyetik ve ün kazanmış plajları ise; Castel Plajı ve Baie Des Anges. Baie des Anges plajını panoramik olarak en iyi açıdan fotoğraflamak isterseniz, Colline de Chateu bunun için en doğru adres.
 

Farkettim ki başka şehirde matruşka bebekler gibiyim. İçimden başka özlemler çıkıyor. Başka parklarda koşunca daha özgürüm, başka evlerin pencerelerinden baktıkça, her şeye, herkese daha özlem dolu. Her uçaktan, her trenden indiğimde benliğimin dışına itiyorum kendimi. İnanılmaz bir kas gücü beliriyor üzerimde. Herkeste olan. Sanki bende o an çıkıyor dışarı. Keşke seyahatlerde kitap gibi olsa, istediğin yerde sayfanın ucunu kıvırabilsen. Sevgilinin elini tuttuğun o ıssız ve çiçek kokan sokağı açıp açıp okuyabilsen...

 
NİCE ÖYLE MUTLU EDİYOR Kİ İNSANI...
Güney Fransa'nın incisi derlerdi Nice için, gerçekten öyleymiş. Zarif ve bunu hiç saklamayan bir kız havasında. "Hayatı yakalamaya" çalışıp, koşturma içine girdiğiniz kendi şehrinizin aksine, "hayata yakalandığınız" biri yapıyor sizi. Güney'de her şey yavaş akıyor, bir çok Akdeniz şehri gibi. Dükkanlar kendinden boyalı, insanlar özünden tebessümlü. Yazı kucaklayacağınız ya da yaza veda edeceğiniz bir lokasyonsa düşündüğünüz, uzağa gitmeye gerek yok. Nice sizi bekliyor!
İlk rota turuna başlama noktan De Gaulle Meydanı olmalı. Altın Kaz Heykeli buranın en ünlüsü, o yüzden Colombe d'Or'u da gördükten sonra sarmaşıklı evlere, çiçekli dar sokaklara rota kaygın olmadan yürümeye devam etmelisin. Belki kaybolmalı, her kaldırımına aşık olmalısın. 1900'lü yıllarda Picasso, Matisse ve Braque gibi ünlü sanatçıların hayatlarının belli bir dönemini burada geçirmeleri, onların ruhunu bu minik kasabaya yansıtmakla kalmamış, tablolarında kullandığı renk kartelasını da buraya yayıvermiş sanki...
La Colombe d'Or'da mutlaka öğlen ya da akşam bir yemek yenmeli. Yemeklerin lezzetine dayanamayan ve müdavimi olan Picasso ve Matisse'nin yemeklere karşılık yaptıkları tabloları vermiş olmaları mekana ayrı bir hikaye katıyor.
Allain Llorca, kasabanın meşhur bir butik oteli olduğu kadar, yemeklerinde de iddalı. 
 
Avenue Jean Médecin
Bilindik tüm alışveriş markalarının zinciri burada. Hepsi güçlü birer çete gibi yan yana, omuz omuza. Biraz daha lüks isteklerinize cevap vermek, havyarmış, puroymuş gelmişken bunları da alayım diyorsanız, buradan devam edip, istikametinizi Rue Paradis'e çevireceksiniz. Çünkü Paris'in hatrı sayılı alışveriş merkezi olan La Fayatte, Gucci, Chanel gibi bir çok ünlü marka burada.
 
Gambetta
Nice'in ihtişamını unutun, biraz daha banliyö bir semte gidiyoruz. Daha kendi halinde, gelirin daha düşük olduğu bir yer... Rus göçmenlerin yaşadığı bir bölge. Binaların renkli oluşu bile aradaki farkı görmenize engel değil. Kol kola yürüyen yaşlılar, enteresan Rus dükkanları görmek için uğranası bir adres Gambetta. Yerlilerinin deyimiyle "Rus Semti". Burada neler mi var?
Limon renginde, kısa apartmanlar,
Palmiyeli yollar,
Rue Tsarewitch  yani sizi dışıyla büyüleyen, Rus Kathedrali var.
 
Gare de Provence Nord ise;  Cimiez'de kurulan pazar. Chagall Müzesinin orada. Garın arka tarafı. Vaktiniz olursa yerlilerin arasına karışın.
Günlük semt pazarları Nice'in en sampatik tarafı. Ne öyle "Geeelll, geeeel" diye bağıran pazarcılar görüyorsunuz. Ne de kıyasıya bir pazarlık. Herkes taze balıklar, yeşil otlarla donatacağı akşam sofralarına hazırlık yapıyor. Le Marché de la Libération, Place de la Libération'da sabahları kurulan hareketli bir pazar. Ağır kokulu ama lezzeti tavan peynirleri seviyorsanız, tatması şenlik!
 Jardin Albert I
 Nice'in yeşili en bol parklarından biri olan Jardin Albert I, Verdun Caddesi ile Phoceens Caddesi arasında boylu boyunca uzanıyor. Yaz dönemlerinde festivaller ve ünlü rock gruplarının performans gösterdiği park, geniş bahçelere ve ünlü Güneş Tanrısı Apollon'un da görülesi bir heykeline ev sahipliği yapıyor. Parkın yakın lokasyonunda alışveriş mekanlarının yer aldığı Jean Médecin Caddesi bulunuyor. Bu cadde aynı zamanda, Nice’in kamu binalarının da konumlandığı bir cadde olduğundan, başınızı nereye çevireceğinizi şaşıracağınız güzelliklerle dolu...

Ne Almalı, Nereden Almalı?
-Genelde her ne kadar bayılsanız da, eve çiçekle dönemeyeceğiniz tazelikte çiçekler var her hafta kurulan yerel pazar Cours Saleya'da. Ancak Masaille yazılı, meşhur Fransız Rivierası'nın kokusu uzun süre giden sabunlarını, hem kendinize, hem de hediyelik olarak mutlaka almalısınız.
-Nice pazar anlamında oldukça zengin semt pazarı çeşitliliğine sahip. Cours Saleya dışında; Le Marché de la Libération, Place de la Libération'da sabahları kurulan hareketli bir pazardır. Ünlü Nis salatası için gerekli malzemelerin yanı sıra yerel zanaatkar balı (özellikle lavanta balı) ve 'fromage'nin her çeşidini (kötü kokulu ama lezzeti en bol peynirlerin hepsini) burada bulabilirsiniz. Peynir ve tadımlık küçük kavanoz balları kesinlikle alınacaklar listesinde ilk sırada olmalı.
-Vieux Nice'deki Chocolaterie Mathilde, meşhur Fransız fontu ve sizi içerisine çeken kakao kokusuyla es geçmemeniz gereken bir çikolata ve bisküvi dükkanıdır. Hand made çikolata ve bisküvilerini tadarak, hem tatil molalarınızda kendinizi şımartmak, hem de evinize götürmek için leziz bir adres.
-Vieux Nice'deki her türlü hediyelik eşya dükkanından, evinize lavanta buketleri, kurutulmuş çiçekler ve Nice'e özgü çeşitli seramik eşyalardan alabilirsiniz.
-Şimdi sizi Nice'te çok sevimli bir tarihi şekerci dükkanına götürüyoruz; Maison Auer. Binbir renkteki şekerleri ve portakal kabuklu çikolatalarını tadıp, evinize götürmek isteyeceğinizi garanti ederiz.
-Ev Dekorasyon mağazalarını dolaşmayı seviyorsanız, L'etolie de I'Opera'ya mutlaka uğramalısınız. Adres; 9 Rue St. Francois de Paule.
-Vieux Nice'in hemen yakınındaki Alziari ise, zeytin ve zeytinyağı ile ilgili her şeyi bulup, makul olan boyutlarda eve götürebilmeniz için harika bir dükkan.
-Parfumerie Rose de France iyi markaların parfümlerini, daha uyguna bulabileceğiniz bir mağaza. Bu arada parfüm demişken Fragonard'da hem Nice'te, hem de St. Paul de Vence ve Eze kasabalarında butik bir parfümcü dükkanı.
-Hediyelik eşyadan ziyade, giyim anlamında her gittiği ülkeden mutlaka bir şeyler alan birileriyseniz, ünlü caddelerin dışında Verdun, Paradis, Liberte ve Alphonse Karr caddelerinde de mutlaka gezinmelisiniz.
-Cave de la Buffa’dan kaliteli Fransız şarabı alıp, Nice'deki güzel günlerinizi hayal ederek, evinizde şarabınızı yudumlayabilirsiniz.
Nice ile ilgili paylaşacaklarımın hepsi bitmedi! Eğer bu yazıdaki gibi şehre ait detayları gezebilecek vaktiniz yoksa ve hafta sonluk gidiyorsanız sizin için ayrı bir başlıkta;
Haftasonluk Nice Gezi Rehberi de hazırladım. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz;
Ayrıca Fransız Rivierası'nın göz bebeği ve Nice'e yakın en güzel köy ve kasabalar olan Eze, St. Paul de Vence, Cap Ferrat gibi rotalar ile ilgili yazıma da buradan göz atabilirsiniz; St paul de vence, Eze, Ville french sur mer, St-jean-cap-ferrat
0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!