Neuschwanstein Şatosu

Olduğum şehirden kilometrelerce uzaktayım ve yılın ilk ay'ında Münih'te olmak, hep denizi hayal edip de, çakıl taşlısına denk gelince üzülmek gibi değil. Beklediğinizden çok daha farklısını verip, sizi yeniden çağıran çarşaf gibi bir denize girince nasıl dingin hissediyorsanız, işte tam da o hissi veriyor size. Çünkü şehre hayat veren, Isar nehrinin kıyısındaki dünyanın en yeşil parkı ve nehrin diğer ucunda boylu boyunca uzanan Leopold Caddesi hem hayal ettiğinizden daha fazla yeşili, hem de cadde boyunca uzanan tarihi yapılarla şölen gibi bir görsel ziyafet sunuyor size. Hayatta yaşayarak görmeniz gereken, deneyimlerle sabit olacak bir sürü yeni şey var, hepsini tek tek yaşamanız gerekiyor, bu şehrin dokusu özellikle de yeni yıl ruhu benim size aktaramayacağım kadar renkli, aktardıklarımın yarısına bile denk düşmeyecek kadar güzel. Siz Münih'i aslında muhtemelen dünyaya nam salmış ve her yıl Eylül sonu, Ekim başı gibi kutlanan Oktoberfest festivali ile tanıyorsunuz ama yok işte ev sahipliği yaptığı o görkemli bira festivalinin renginden çok daha fazlasına sahip.
Çünkü Bavyera denen o masalsı rotaya açılan büyülü bir kapı gibi... Baktığınızda Disney'in logosundan aşina olduğunuz Neuschwanstein Şatosu'na, Alp Dağ'larının eteklerinde bir sürü masal kasabaya, hem de karların en güzel manzaralarını verdiği kayak merkezlerine ev sahipliği yapıyor. İnanır mısınız tek başıma termik santral kuracak kadar enerjik hissettim kendimi Instagram'da da sizlere yazdığım gibi Bavyera'da.

Geziyorum, yürüyorum ve bunları size yazıp da paylaşmasam koca santral çökermiş gibi geliyor bana. Çünkü Bavyera rotasını yaparken daha önce gezip, blog'a yazdığım Bamberg ve Rothenburg ob der Tauber'den sonra, yeni tanışıp sizinle paylaşacağım kasabalar herkesin görmesini isteyeceğim, düşlemesini dileyeceğim kadar güzel.
Karlar ülkesinin en büyülü şatosu, Neuschwanstein Kalesi'ni kaleme almadan önce ben size Amlanya'nın Bavyera rotasından biraz bahsedeyim;
Bavyera yani Bayern olarak geçen rota için Münih ideal bir başlangıç noktası. Özellikle yaz veya ilkbahar aylarında bir hafta kadar zamanınız varsa, bol bol tüm kasaba ve küçük şehirleri ziyaret ederek bu Romantik Yol rotasını tamamlayabilirsiniz.
Romantik Yol rotası üzerinde yer alan diğer şehirler ise; Blog'ta detaylı şehir rehberini okuyabileceğiniz Nürnberg, Regensburg, yine detaylı şehir rehberi yazısı blog'da mevcut olan Bamberg, Augsburg, Würzburg şehirleri ile devam ederken, rota biraz daha Batı'ya kaydıkça, Baden-Württemberg ve Hessen eyaletleri dışında, kuzeye indiğinizde Thüringen ve Sachsen eyaletlerine kadar uzuyor. Özellikle başlangıç noktası için Münih'i önermemin sebebi, şehre gittiğinizde de görebileceğiniz gibi, rota üzerindeki pek çok şehrin Münih'e çok yakın lokasyonda olması ki zaten Münih'te şehir içi tabelalarında da otoban bağlantılarında Nürnberg gibi pek çok yakın şehrin ismini görüyorsunuz.
Schloß Neuschwanstein
Ah! Küçüklükten beri hayalini kurduğum, Disney logosuna ilham veren o muhteşem şatoya geldik! Neuschwanstein Şatosu'ndayız. İnsan bir düşü, gerçeği kadar sevebilir mi? Sevebiliyormuş gerçekten. Burası tıpkı masallardaki gibi. Otobüsten ya da aracınızdan indikten sonra şatoya 30 dakikalık bir yürüyüşün arından, tepeye tırmanarak ulaşıyorsunuz. Ya da faytonla.

Kale için alacağınız biletler randevu sistemli olarak satılıyor. Biz araçlı bir rota izlediğimiz ve hangi gün gideceğimizi bilmediğimiz için bilet almadık ama sabah saat 09.00 bile olmamasına rağmen bir saat sıra bekledik. Yukarı şatoya çıkmak için yerler buz olduğundan ve bacağımla ilgili ufak bir kazayı hemen buraya gelmeden İstanbul'da geçirdiğim için faytona binmek için beklediğimiz sırayı saymıyorum bile.

Bazı aylarda, belli günler kapalı, mesela 24-25-31 Aralık gibi. Ayrıca her ayın belli günlerinde kapalı olduğu için internetten kontrol ederek ve bunu bilerek gelmek gerekiyor. Almanya'daki tüm kalelerin en görkemlisi olarak bilinen şatoya giriş için, biletinizin üstünde saat kaçta içeri alınacağınız ve tur- numaranızın kaç olduğu yazılı. Şatoyu gezmek için rehber şart, bireysel gezemiyorsunuz. Maalesef içerisinde fotoğraf veya video çekimi yapmak yasak (gerçekten yasak, ben bile çekemedim.) Bir de Marienbrücke, şatoyu en güzel fotoğraflayacağınız yer ancak biz deli gibi bir karda gittiğimiz için maalesef erişim izni yoktu ve burası kapalıydı.

II-. Ludwig Bavyera’nın servetini, yaptırdığı saraylara dökmüş. Peri masallarının kralı olarak anılmak istemiş ve şimdi görüyorum da kendisi de en az düşü kadar güzel bu şato ile amacına kesinlikle ulaşmış.

Almanya’nın en gözde dağ ve kayak destinasyonu olan Bavyera Alp’lere komşu oluşu ve 1000 metreyi geçen ormanlık alanlarla çevrili oluşundan dolayı gezginler için inanılmaz bir rota dedik. Peki;

TOPLU TAŞIMA İLE MÜNİH'TEN NEUSCHWANSTEIN ŞATO'SUNA NASIL GİDİLİR?

Biz Bavyera’nın masalsı şatosu Neuschwanstein Şato'suna araçla Münih’ten 1,5 saatte geldik. Karlı yollarda ulaşımı zor sağladınız mı diye soranlar vardı, en ücra köy yolları bile yarım saatte bir tuzlandığı için kış mevsiminde araçla gelirseniz asla endişeniz olmasın.

Peki aracınız yoksa Münih’ten nasıl geleceksiniz?
- Münih’in merkez tren istasyonu olan Hauptbahnhof‘a gidip kombine bilet alacaksınız. Aman efendim gidiş zor demek yok, masal bir şato sizi bekliyor.
-Füssen’e trenle gelip, sonra 73 ya da 78 no’lu otobüsle hooop Swangau’ya geliyorsunuz. Ben yol boyu en çok 78 no'lu otobüslere denk geldim. Burası iki göl arasında, tepede konuşlanan şatonun bulunduğu yer.

-Bileti online alsanız ne güzel olur, bizim gibi almadıysanız yukarıda yazdığım gibi 1 saat sıra beklemek garanti.

-Ulaşım ücreti, kişi başı 15 Euro imiş, turist info’dan bilgi aldım. Şato içerisinde rehberli tur zorunlu o da 15 Euro. Totalde 30 Euro evet ama masal kahramanı gibi hissetmenizin bedeli yok. Gerçekten.

-Şatoya giriş kişi başı; 10 Euro. Aynı zamanda biletinizi alırken size yakın konumda bulunan Hohenschwangau Şato'su içinde bilet alıp, almak istemediğiniz soruluyor. Her iki şatoyu gezmek isterseniz indirimli biletlerden satın almak bence daha mantıklı; 18 Euro civarı bir ücreti var. Biz Hohenschwangau Şato'sunu dışarıdan fotoğrafladık, içerisini gezmedik.
-Zaten şatolar farklı iki tepede bulunduğu için ve bizim karda o yokuşları yürüme şansımız olmadığı için yukarıda da yazdığım gibi faytonlara bindik. Fayton ücretleri kişi başı; 4 Euro.


Bizim Şato sonrası rotamız, şirinliği ve dar sokakları ile kalbimizi feth eden Füssen'di. Rotanın yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!