LVİV KISA KISA NOTLAR

Lviv'le ilgili detaylı şehir rehberi, gezilecek yerler, müzeler & kiliselerden ve şehre dair favori mekanlarımı paylaştığım yazıdan sonra, Instagram'da ve canlı yayında gelen soruları not alarak, onlara da bu şekilde ayrı bir yazıda cevap vermeye çalıştım. Ve birinizin merak ettiği, diğerinin de işine yarar diye buradan listelemek istedim. Aradan kaçanlar ve yine de merak ettikleriniz kalırsa, sorularınızı buradan yorum olarak bırakırsanız cevaplamaya devam ederim.
-İlk olarak ülkeye giriş için vizeye gerek yok. Çipli yeni sistem kimlik çıkarmış olmanız gerekiyor ya da geçerli pasaportunuzun yanınızda olması şartı var. Biz ikisini de yanımızda götürdük, evrakları alan memura özellikle sorduğumda ikisine gerek yok, sizin tercihinize kalmış bir durum dedi. Harç pulu alma şartı burada da gerekiyor çünkü aslında nereye giderseniz gidin harç pulu aslında "çıkış pulu" anlamına geliyor.
Bir de önemli bilgi; Ukrayna'ya gidecek yolcular biletlerini onaylatmak zorunda. Biz Sabiha'dan uçtuğumuz için GS Store'un hemen karşısından bilete onay kaşesi vurdurduktan sonra, kontrollerden geçtik. Atatürk Havalimanı'ndan uçacak yolcularda, Ukrayna'ya gideceklerse, bilet onayı için bilgi almalılar.
-Ülkeye girişte sorgu var mı? Biz çift olduğumuz için sorguya alınmadık, direk geçtik. Ama erkek erkeğe gidiyorsanız ya da tek erkekseniz önümüzdeki pek çok kişi sorgu odasına alınarak, "Neden geldin, nerede kalacaksın, kaç gün kalacaksın?" gibi sorulara tabii tutuldular.
-Şehre tek kız ya da kız kıza gelmek güvenli mi? Ben açıkçası diğer Avrupa şehirlerindeki gibi özgür ve rahat hissetmedim kendimi. Bir iyi, bir de negatif cevabım var; İyi haber, Avrupa'nın aksine Lviv'de hava karardıktan sonra, sokaktan el etek çeken kişiler yok, herkes sokakta. Özellikle üniversite şehri olduğu için Jazz Bar'lar, Beer Theatre gibi mekanlar oldukça dolu. Ama cidden siz yürürken baya bakıyorlar, dolaşırken biraz rahatsız oluyorsunuz. Ama güvenlik ile ilgili olumsuz bir durumla da açıkçası karşılaşmadık.
-Para birimi Grivna'dan bahsedelim biraz da. Dövizi nereden çevirmeniz gerektiğini diğer yazıda belirttim. Hesaplamayı offline bir döviz çevirme programı ile yapabilirsiniz. Daha önceki yazılarımda kullandığım programı paylaşmıştım. Ama inanın hangisini kullanırsanız kullanın, hepsi işinize dev yarayacak.
-Peki iyi güzel de, ne ne kadar ucuz mesela? Valla ciddi ucuz ve bunu söylerken dar geliri olan insanlar için de geniş çerçevede düşünmeye çalışarak yazıyorum bunu. Hatta şöyle ki;
Şehirde sabah kahvaltısı, kahve veya akşam yemeği için, harcamalarınız açısından fikir vermek için şu şekilde düşünebilirsiniz;
1 Grivna = 0.31 TL
150 Grivna = 21 TL (Kahvaltı için 150-160 Grivna arası bir harcamanız olur. Kahvaltıdan kastımız; İki kişi avakadolu tost ya da şarküteri dolu bir tabak ve bir kahve, bir çay. )
250 Grivna = 35 TL (Akşam yemekleriniz içki dahil olursa 250-300 Grivna arası tutuyor.)
300 Grivna = 41 TL
Bizim en pahalı yemeğimiz; 600 Grivna = 83 TL (Bu bir şişe şaraplı, iki kişi ana yemek et olan versiyon)
-Musluklardan su içilmiyor. Avrupa'nın genelinde normalde musluk suyu içilebiliyor, burada içilmesi önerilmediğinden, bebekli ya da çocuklu giderseniz diye aklınızda bulunsun. Marketlerden temin edip, çantaya ya da odaya stok yapabilirsiniz.
-Bebekli seyahat için mevsimi iyi ayarladığınızda, yani Aralık-Ocak ya da Şubat değilse daha rahat gezersiniz. Şehrin yolları geniş arnavut kaldırımlı yollardan oluşuyor yani tarihi kentlerin çoğu zaten bu dokuyu koruyor. O yüzden puset biraz zor yürütülür kanaatindeyim, kullanımı yaygın ya da sağlıklı mı henüz anne değilim ahkam kesmek istemem ama kanguru ile daha rahat edebilirsiniz. Gözlemlerimden yola çıkarak yazıyorum...
-İnternet işini nasıl çözdüm? Normalde kendi kullandığım hatta ek internet paketi alıyordum. Ama son üç seyahatti almıyorum. Lviv'de paylaştığım Instagram Hikayelerinin çokluğuna bakacak olursanız, bu soruyu sormanız gayet normal. Cevabı ise şaşırtıcı; Şehir İnterneti. Şehir merkezinde bir çok yerde iyi çeken Wifi bağlantısı var. Aklımda kalanlar için wifi noktalarının bazılarını işinize yarar diye paylaşıyorum;
-Rynok Square
-Lviv Handmade Chocolate
-Lviv Coffee Manifacture
-Muhtemelen Gideceğiniz Restoranların Tümü
-Opera Binası'nda internet yok.
-Cukor'un olduğu sokakta iyi bir bağlantı var. Genelde zaten Lviv Free Wifi olarak iki bağlantı çıkacak karşınıza. Onu gördüğünüzde onay sayfayı açıldığında, bir video izleyip, tamam butonuna bastığınızda telefonunuz internete hemen bağlanıyor. Videoyu izlemeniz gerek ama yarıda kapatmayın...
-Şehirde hoşuma giden iki detay var. Biri; Otobüsleri kullanan şoförlerin genelde kadınlar olması ve hemen arkalarında çiçekli pastel tonlarda perde çekilmiş olması. Lütfen dikkatle bakın, detay özellikle kadınları gülümsetecek cinsten.
-Diğeri ise; Şehirde harika çiçeklerin çok ucuz olması ve genç, yaşlı herkesin istisnasız haftanın her günü elinde buketle bir yere gidiyor olması.
-Mekanların çoğu (Meat&Justice, Cukor, Baczewski...) rezervasyon kabul etmiyor. Uzun kuyruk beklemek, şehrin ritüeli olmuş. Turistler kadar, lokallerde dışarıda yemek yemeyi seviyor bu sebeple, çocuklu aileler saatlerini özellikle kahvaltı mekanlarında ya da akşam yemekleri için düşünerek yola çıkmalılar.
-Şato Gezileri yapmam mümkün mü? Bu da gelen sorular arasındaydı. Biz şehrin içerisinde olduğu için Potocki Saray'ına gittik. Ekstradan gezebilecek yani şatoya ayıracak günümüz olmadı. Ama siz dilerseniz, Olesskaia, Podgoretskiy, Popov, Lübarta Şatosu gibi şehrin dışındaki noktalara gidebilirsiniz. Araç şart olur diye düşünüyorum, detaylı araştırmak gerek...
-Hava Durumu meselesine gelirsek; Biz gittiğimizde dört mevsimi yaşadık. Gittiğimiz gün ciddi bir soğuk, keskin bir ayaz vardı. Aylardan Ekim, mevsimlerden Sonbahar'dı. İlk iki gün bu soğukla geçtikten sonra, son gün güneş açınca, şortla gezen insanlar gördük. Çünkü güneşi ciddi yakıyor. Yani gideceğiniz mevsime göre ve akşamların mutlaka serin olacağını düşünerek, tedarikli gitmek de fayda var.
-Kaç gün yeter? Biz 4 günü dolu dolu geçirdik. Ama hafta sonluk Cuma-Pazar gitmek ve alternatif isteyen gezginler için de, farklı, bol aksiyonlu, tadı damakta kalacak bir gezi olabilir bence. Hiç bir yere gitmemekten iyidir, ben öyle düşünürüm hep...
-Desteklediğim için ya da kullandığımdan değil, aksine kullanmıyorum ama merak edenler olabilir diye; Sigara ciddi anlamda ucuz. Normalde 11 TL olan paket, burada 4 TL. Büfe gibi küçük kulübelerde satılıyor.
-Alkol aynı oranda ucuz değil. Ama yine de bize kıyasla uygun. Oranın freeshop'u hiç ucuz değil. Ya bizim ülkemize girişte ya da çıkışta almak ya da oradaki tekel bayii gibi market tarzında yerlerden araştırma yapmak mantıklı.
-Ulaşım için tramvay, otobüs ya da troleybüs kullanımı yaygın. Hepsinin bileti, araç içerisinden bölmeli ve eski sistemle şoföre uzatılarak alınıyor. Bileti mutlaka bindikten sonra demir-döküm olan ve yine eskiden kalma bir sistemle delmeniz gerekiyor. Zaten lokallere bakınca, anlayacaksınız. Delinmemiş bilet biraz sıkıntı yaratıyor, zaten ulaşım konusunda dünyanın en ucuz şehri olduğu için yedekli bilet alsanız bile insana koymuyor. 🙂
1 Comments
  • Demet Kansak Potur

    Reply

    Okuduğunuzda not bırakmayı unutmayın diyen tatlı insana ne denir; iyi ki varsın ve iyi ki yazıyosun Özlem’cim 🙂

Leave a Comment

error: Content is protected !!