HAFTASONLUK PARİS GEZİ REHBERİ

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Paris Gezi Rehberi yazıma göz atmayanlar, direk bu yazı ile seyahat planlamaya başlamamalılar. Bu yazıda şehri keyifli kılacak ve sadece hafta sonluk bir Paris'i en güzel, en efektif nasıl gezersiniz onunla ilgili için ipuçlar veriyor olacağım. Yani şehir hakkında genel bir bilgiye ve izlenime sahip olduktan hemen sonra, hap gibi öneriler ve kısa tavsiyelerle gezinizde zamandan kazanmak için bu yazıdaki önerileri not almanız daha sağlıklı olacaktır.
Haydi oyalanmayın, zaman kısa, hafta sonu hele ki yurtdışında ve yeni bir şehri keşfediyorsanız hemen geçiyor. Hızlıca yola koyulma ve seyahati unutulmaz kılma zamanı şimdi!
Diyelim ki Cuma akşamı havalimanından inip, hemen ışıklı şehrin akşamına konuk oldunuz...
Hemen karnınızı doyurmak ve leziz bir yemek için 3 önerim var. (Otelinizin lokasyonuna göre Paris Gezi Rehberi yazısındaki restoranlara da göz atmayı unutmayın)
-Champs-Elysées. Herhangi bir cafe ya da Leon de Bruxelles'de süper midye yiyebilirsiniz, leziz patates kızartması ile.
-İlk akşam için Montmarte Tepesi'nde bir yemek molası ya da konumunuza göre;
-Seine nehrinin diğer tarafına geçip Saint-Germain semtinde yiyebilirsiniz.

CUMARTESİ GÜNÜ (ZAMAN KUM SAATİ GİBİ AKMAYA BAŞLIYOR)

-Louvres Müzesi, hem Cumartesi hem de Pazar açık.
Metro ile giderseniz Pyramide durağı, bzim otelimizin konumumuza uygun lokasyondaydı. Ama genel olarak hangi metro durağında inmeniz gerektiğini genel Paris yazısında yazdım. Onu okumayanlar için kısaca; Louvre, şehrin hem tarih, hem de dünyaca ünlü bir sanat müzesi olma özelliği taşıyor.
-Bir diğer müze de Musée d'Orsay. Eski tren istasyonu sonradan müze daha çok resim ve heykel var bu müzede. Seine Nehrinin kenarında.
Cumartesi sabahtan müze işini halletmelisiniz bence.
Sonra belki yürüyerek Champs-Elysées Caddesi'ne gidebilirsiniz (Louvres Müzesi'ne giderseniz bu rotayı yapabilirsiniz).
Giderken Concorde Meydanı'ndan geçmiş olursunuz ve Arc de Triomphe'ü de şehrin sembolü olarak listenize eklemiş olursunuz.
-Akşam saatlerine doğru, Champs-Elysée'de alışveriş yapabilirsiniz GAP, ZARA gibi bildiğimiz markalar var genelde.
-Ya da bir diğer öneri; Louvres'un bulunduğu Rue de Rivoli Caddesi'nde alışveriş yapabilirsiniz. Burası da sonsuz bir cadde. Alışveriş için ayrıca Grand Magasins denilen büyük mağazalar var. Paris'in en meşhur ve tarihi alışveriş merkezleri; Lafayette ve Printemps. Metro istasyonu Chaussée d'Antin ya da Havre-Caumartin'e giderek ulaşabilirsiniz. Burada yok yok, en ucuzdan en pahalıya ve herşeyi bulabilirsiniz. Ama hafta sonluk gelişinizde Paris'i alışverişle harcar mısınız emin değilim, en azından sanırım ben öyle yapmazdım.
-Eğer Musée d'Orsay'ı gezerseniz bu durumda öğleden sonra programınız kesinlikle Saint-Germain ve Saint-Michel olmalı, çünkü her ikisi de yürüme mesafesinde.(Pazar günü kapalı.)
Cumartesi akşamı yemek için iki seçenek sunabilirim;
1) Ya Montmartre tepesine gidip, orada ilk Paris Gezi Rehberi yazımda detaylı okuyabileceğiniz, eski Paris filmlerine konu olan Sacre-Coeur Kilisesi'ni gezebilirsiniz. Metro istasyonu olarak Pigalle Durağı'nda inebilirsiniz.
-Burada inince Moulin-Rouge da var, şehrin sembol yerlerinden. Kabare için görüşlerim ilk yazıda daha detaylı mevcut. Buradan sonra, atıştırma yapmak için Montmarte Tepesi'ne giden fünikülere binebilirsiniz.
-Akşam için burada mesela güzel bir krep yiyebilirsiniz. Fransa'da hem tuzlu hem tatlı krep yapılıyor. Tuzlu krepin adı galette, tatlı krepin adı krepe.
2) Diğer bir opsiyon, Saint-Germain semtinde yemek yemek. Metro istasyonu olarak, Saint-Germain des Pres ya da Mabillon'da inmelisiniz. Orada herhangi bir cafe'ye gidebilirsiniz ya da daha uuz yollu ekonomik öneri isteyenler çok oluyor onlar için; Cosi diye bir İtalyan sandviçisi var, süperdir Mabillon metro çıkışına yakın.
Meşhur bir cafe de oturmak isterseniz şunları önerebilirim;
-2 tane yan yana var; Cafe de Flore ya da Deux-Magots.
Burada bir kahve içip, özellikle Deux-Magots cafesinde Tarte Tatin yemelisiniz (elmalı turta).
Şehre ilk gelişiniz ve Paris'te bir cafe de oturursanız mutlaka yemeniz gerekenler listesi yapıyorum;
- Steak tartare: Çig et ve patates kızartması
- Salade chevre-chaud: Keçi peyniri salatası
- Escalope de veau - Çok güzel bir et, yanına patates kızartması oh mis.
- Soupe a l'oignon: Soğan çorbası
- Tatlı olarak; Creme-brulée, tarte tatin
- Çay içmenizi çok önermiyorum, hem poşet hem de lüzumsuz pahalı, şarap bile daha ucuz.
Peki şehir bonuslarına devam edersek;
-Saint-Germain'den mutlaka Saint-Michel semtine doğru yürüyün,orada Seine Nehri kenarında gezersiniz ve uzaktan ya da yakından Notre-Dame Kilisesi'ni görmüş olursunuz.

PAZAR GÜNÜ

Pazar sabahı bence Le Marais semtine gitmelisiniz.
Burası hem gay mahallesi hem de tasarım anlamında güzel bir mahalle. Yahudilerin de bol olduğu bir semt. Dolayısıyla her yerde falafelciler var ki nohuttan yapılan falafelin en lezizini yiyebileceğiniz adres kesinlikle Paris'in bu semti.
Birçok metro istasyonundan ulaşabilirsiniz;
-Hotel de Ville
-Saint-Paul
Bu bölgede George Pompidou Centre'yi görmelisiniz mutlaka. Burası bir kültür merkezi ama bina 70'lerin falan mimarisinden izler görmek şaşırtıyor.
İçerde tasarım butiği var, kitapçı vs...
Genel olarak metro ile her yere gidebilirsiniz. Metronun mantığını Paris'te ulaşım mantığında detaylıca ilk yazımda paylaştım.
Yürümek de çok rahat. Düm düz şehir.
Taksiye mecbur kalırsanız, binin ama bence asla gerek yok.
Bu arada taksiler bavul için para alıyorlar bilginiz olsun.
-Opera'dan havaalanına giden belediye otobüsü var, aklınızda bulunsun.

O zaman son olarak Disneyland Rehberi'ni okuyup, masal alemindeki Disney karakterlerine büründüğüm fotoğraflara bakıp, atmosferde kaybolmak için burayı tıklayabilirsiniz.

 
0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!