GAZİANTEP’İN EN’LERİ

Evet malum zaman dar, seyahatlerde zaman su misali hızla akıyor. Gezgin ruhlarda hem lezzet hem keşif duraklarını hakkıyla gezebilmek için ince eleyip, sık dokuyor. İşte hal böyleyken, bende Gaziantep'le ilgili benim deneyimlediğim ve yaptıklarımdan yola çıkarak sizin için bir "yapmadan dönmemeniz gerekenler listesi" hazırladım. İşte mutlaka'ların adresleri;
-Halil Usta kebapta, Katmerci Zekariya Usta tatlıda liste başı yapmanız gereken iki nefis adres.

-Orkide Pastanesi, oldukça eski ancak çok turistik. Hem pahalı, hem çok modern bir İstanbul pastanesini andırıyor, hem de kesinlikle bir Zekeriya Usta değil...
-Akşan Fırını eve kahke ve aklınıza gelebilecek her türlü tuzlu-tatlı kurabiyenin en sıcaki en davetkar adresi.

 

-Yurtdışında dolaşıp da, tarihimize sahip çıkmadığımız için imrendiğimiz tarihi yerlerin en önemlisi Zeugma Müzesi çok güzel elden geçirilerek, üst standartlarda ve örnek gösterilecek bir müze haline getirilmiş. Kesinlikle o mozaiklerin bulunuş ve müzeye hazır hale getiriliş süreci yerinde gözlemlenmeli,
-Tahmis; kahve dövülen yer demek. Buradan adını alan Tahmis Kahvesi 1635 yıllık bir kahvehane. Gaziantep'in yerli ve emekli amcaları alt kattaki çıtırdayan soba etrafında tavla oynuyor. İçerisi çok huzurlu, her gün üç posta gidilesi. Yabani fıstıktan yapılan sütlü Menengiç kahvesi ve zahter çayı favorilerim arasında.

-Bakırcılar Çarşısı'nda her gün bir sabah, bir de akşam bizim gibi itina ile tur atmalı,

-Bakır ve yemeni zanaatkarları mutlaka sanatlarını icra ederken izlenmeli,

-Çok büyük emek ve titizlikle turizme kazandırılmış olan ve bir elin parmağını geçmeyen irili-ufaklı müzeler var Gaziantep'te. Antep dersiniz, ihtimal vermezsiniz ama güzel bir turizm şehrine dönüştürülmüş. Mutlaka tüm müzeleri iki günde bitirecek şekilde gezmelisiniz (hepsini detayıca paylaştım)
-Bakırcıların hepsi yan yana, bir dolu bakırcı var. Peki nereden hediyelik eşya alınmalı?

Bunun için Bakırcılar Çarşısı doğru lokasyon değil. Çünkü turistik olan her şey biraz daha pahalı. Bunun için İmam Çağdaş'ın hemen sırasında kendi imalatını yapan bakırcılar var. Her şey inanın yarı fiyatına. Biz çok güzel ayran tasları ve kaşıklar aldık. Hem de çok sembolik bedeller ödeyerek aldık. Bizim çantaya attığımız hediyelik eşyaları aldığımız adres; Katırcıoğlu. Hem sohbetleri, hem hediyelik alternatifleri ile girilebilir bir adres.
-Bey Mahallesi, (Oyuncak Müzesinin olduğu bölge) bana göre Antep'in şüphesiz ki en güzel ve dokusu bozulmamış mahallesi. Ara sokaklarından gündüz vakti geçmelisiniz. Akşamları çok tekin olmadığını duyduk, aman dikkat!

-Bayazhan, Bey Mahallesi'ne çok yakın. Gaziantep'in gezilecek yerleri arasındaki tarihi mekan. İkisini bir arada, aynı günde çıkarabilirsiniz.
-Mutfak alışverişi için neresi iyidir? Çok salçacı, bir dolu pul biberci var. Peki ya siz hangisini nereden almalısınız?

Soruların cevabı için doğru adres; Almacı Pazarı'nın içerisindeki SaçıBeyaz.
Pazar, Elmacı Pazarı olarak da geçiyor. Çaylar ikram, tadımlıklar bol, muhabbet koyu. Tatlı ve acı pul biberlerini kaşıkla tadınca anlayacaksınız. Muska ve fıstıklı sucuk şölen gibi. Antep fıstığı üç çeşit. Hangisini alırsanız alın, pişman olmayacaksınız. Kışlık ya da mevsimlik alışverişinizi tamamladıysanız en sevdiğim kısma geldik;
-Bilmem bilir misiniz? Benim çocukluğumda Kilis'ten özel helva gelirdi. Kendisi üç katmandan oluşur, başı ve sonu beyaz helva, ortasında da doygun bir fıstık ezmesi olurdu. İki senedir fıstığın kilosu pahalandığı için Kilis'ten bile gelmiyordu. Özlediğim lezzete Kıratlı'da kavuştum. Ancak kış mevsiminde bulunan ve yapılan bir helva. Gideceğiniz mevsime göre mutlaka tatmalı ve severseniz eviniz için depolamalısınız. Hatta bir paket de lütfen bana!
-Yemeni mi almadan Gaziantep'ten dönmek olmaz...
Yemeni bilinenin aksine eşarp olan yemeniden çok farklı. Tarihi çok eskilere dayanan ve adını işçilik sanatından alan ayakkabı. Bu zanaati sürdüren çok az zanaatkar kalmış. Bunlardan biri de Hayri Usta. Babadan oğla 600 yıldır yemeniye hayat veriyorlar. Eskiden derinin yalnızca doğal rengi kullanılırken, bu renklere sonraları siyah ve kırmızı eklenmiş.Şimdiyse turuncusundan kahvesine,mavisinden yeşiline her renk yemeni üretiliyor.Kiminin terlik gibi arkası açık, kimi ayakkabı şeklinde… Çizmesi bile yapılıyor ki, onlar da Hollywood’un film setlerine gönderiliyor. Truva filminde “Achille” rolünü oynayan Brad Pitt’in botlarını Orhan Çakıroğlu yapmış. Bu arada yazın ayağı terletmeyen, kışın da üşütmeyen bir ayakkabı... Amcam yıllardır evde böyle dolaşır ve kendisi Canada'da yaşıyor. Ayakkabı dünyaya açılmış, düşünsenize! Bizim ülkemize özgü bir sanat ve sahip çıkmak, kullanarak değerini arttırmak bizim elimizde!

-Eşarp, benim için sadece kafaya örtülen bir aksesuardan çok daha öte. Boynuma, bileğime, hatta yazları pareo olarak bile bavuldakini yerini her daim alır. Sizin içinde öyleyse, Şirehan'dan çıkınca 15-20 adım kadar sonra sağda bir sürü yemeni satan yerler var. İnanılmaz ucuz ve çok renkli. Yazın saçınıza bandana, deniz kenarında da renkli bir aksesuar olarak kullanmak için bende durmayın.
-Kentin Bakırcılar Çarşı'sına yakın olan Şehreküstü Konakları'nın da olduğu bölgesi enteresan bir dokuya sahip. Hem bir Güneydoğu Anadolu şehri gibi. Hem de Belediye tarafından İstanbul'un bazı semtlerini aratmayacak bir düzeltme yapılmış. Durumu iyi olmayanlara aş dağıtılan bölgeye ve türbelere ev sahipliği yapıyor. Burada yalınayak çocuklar, elinde ekmek taşıyan nineler görebileceğiniz gibi, fotoğrafa meraklıysanız, çok enteresan karelere denk gelebilirsiniz.
-Gaziantep Kalesi, içerisinde gezmek değil de, belki oraya kadar gitmişken uzaktan görmek ya da fotoğraflamak için gezilebilir. Çok ekstra görsel bir şölen vaad etmese de, Alleben Deresi’nin güney kenarında, yaklaşık 25-30 m. yükseklikte tepe üzerinde konuşlanmış. Tarihte tam yapıldığı tarihe kaynaklarca ulaşılamasa da, orada tanıştığımız kale görevlisi 6000 yıl geçmişe, kalkolitik döneme kadar giden bir höyük üzerinde kurulu olduğu için aslında çok çok önemli bir kale olduğu bilgisini paylaştı bizimle.
-Kale sonrasında, biraz soluklanmak için Tarihi Gümrük Hanı tarafında, Yaşayan Müze'ye çok yakın bir yerde Kahveci Seddar Bey var. Aynı fincanda iki farklı renkte ve tatta kahve yapıyorlar. Bence çok esprisi yok ama televizyonlarda belgesellerde de gösterilen bu kahveyi gelmişken tatmak adettendir diyerek, tadına bakabilirsiniz.

3 Comments
  • Burcu Özdemir

    Reply

    Merhaba 🙋🏻 Her yazınız gibi Gaziantep yazınız da çok güzel. Sadece bir şey eklemek istedim nacizane 🙈 Gaziantep Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun birinci, Avrupa’nın ikinci, Dünya’nın üçüncü en büyük hayvanat bahçesine de sahip. Ben gittiğimde çok beğenmiştim. Giriş 2₺ idi, içerisi gerçekten kocaman. Gidenler, özellikle çocukları varsa, burayı da görsünler derim. Sevgiler 😘

    • özlemköksal

      Faydalı bilgi ve ekleme için teşekkürler, beğenmemize sevindim 🙌

Leave a Comment

error: Content is protected !!