DISNEYLAND PARIS

ÇOCUK RUHLARIN BULUŞMA NOKTASI; DISNEYLAND!
Çocukken lise bitene kadar, üniversiteden mezun olana dek, hatta işin boyutunu biraz daha abartıp çalışma hayatına varana dek DİSNEYLAND benim hayallerimi süsleyen en öncelikli yerdi. İş hayatına atılıp, kendi kazandığım ilk parayla ve eğer o gün bir sevgilim varsa ilk iş Disneyland'a gitmeliydik. Hayatta her zaman söylediğim bir şey var; Hayalim hayatım oldu ve ben ilk defa Disneyland'a hayatımda en çok eğlendiğim adamla, Alico'yla gittim. Ne kadar çok hatta ne kadar dev eğlendiğimizin tarifi yok. Şansımıza gidiş için seçtiğimiz tarih doğum günümdü ve Ekim Ay'ı olduğu için tüm Disneyland Halloween temasına bürünmüştü.

Hazır sömestr tatili yaklaşırken çocukları ile gitmek isteyen aileler ve içinde benim gibi hala çocuk ruhu taşıyanlar için kolay ve anlaşılır bir Paris Disneyland rehberi hazırlamak istedim. "Nereden Bilet Alınır, Nasıl Hareket Etmek Gerekir?" gibi tüm sorularınıza cevap olur umarım.
 

DISNEYLAND'A ULAŞIM

-Öncelikle biz kaldığımız otelin resepsiyonuna bu konuyu danıştığımızda, şansımıza aynı gün Disneyland'a gidecek olan 4 kişi daha olduğunu ve eğer gidiş dönüş-kişi başı 30 Euro gibi bir ücret edersek sabah Disneyland'a kadar araçla götürülüp, akşam 19.30 gibi alınabileceğimiz bilgisini öğrenince inanılmaz sevindik ve Vito bir araçla Disneyland'a ulaştık. Burada herkesin otelinin Disneyland'a olan uzaklığı ve her otelin benzer bir hizmet sağlayıp, sağlamadığını bilmediğim için normal ulaşım ile nasıl gidileceğine dair otel resepsiyonundan aldığımız bilgiyi paylaşayım;

-Disneyland RER-A hattında yer alıyor, bu yüzden bineceğiniz metro için biletinizin 5. Zone'da geçip geçmediğini mutlaka kontrol ederek, 5. Zone'da geçen bir bilet edinin. Ve ineceğiniz durağı metro haritalarından kontrol ederek, gittiğiniz trenin son durağının Marne la Vallée Chessy – Disneyland olduğunu da gözlerinizle gördüyseniz, tamamdır gönül rahatlığı ile binebilirsiniz. Muhtemelen 1 saat içerisinde uzun bir yolculuğun ardından eğlence serüvenine başlıyor olacaksınız.
 

DISNEYLAND BİLETİ NASIL ALINMALI?

Çocuklarınız tutturuyor, Disneyland'a gitmek istiyor, bilet fiyatları ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor ve siz oraya gittiğinizde özellikle de sömestr zamanı herkes çocuğunu getirdiği ve ciddi yoğunluklar oluşturduğu için biletinizi uzun sıralardan nasıl alacağınız konusunda endişe ediyorsunuz. Öncelikle şunu baştan söylemeliyim ki; Biletinizi kesinlikle ama kesinlikle Disneyland'ın gişesinden değili, önceden ve internet sitesinden alın. Çünkü daha hesaplı oluyor. Güncel fiyatların, bilet kategorilerinin ve detayların olduğu siteye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. TR seçeneğini seçerek, gönül rahatlığı ile işlemlerinizi yapabilirsiniz.
 
 

DISNEYLAND İÇİN HANGİ PARKLARI KAPSAYAN, HANGİ BİLETLER ALINMALI?

-İçeride aşağıda da belirttiğim gibi iki park var. Bizim biletimiz her iki parkı da kapsayan biletti. Ve biz kişi başı 90 Euro ödeyerek iki parkı kapsayan bilet aldık. Bu bedel yetişkinler için bu şekilde iken, çocuklar için 72 Euro civarında. Ama belirttiğim gibi zaman zaman web sitesinde kampanyalı dönemler ve çeşitli fiyatlar söz konusu olduğu için işlemlerinizi web sitesinden yapmanızda fayda var. Fiyat avantajınız olmasa bile, kapıda oluşacak kuyruğa veda edip, daha fazla zaman yaratmış olursunuz.
-Disneyland'ta 3 yaşa kadar çocuklar için ödeme alınmıyor, maalesef 12 yaş üstü de yetişkin kategorisinde değerlendirilerek ücretlendirme yapılıyor.

-Bileti önceden ve internetten alacaklar dikkat; Bilet çıkışı mutlaka yanınızda olmalı, telefon ya da ıpadden gösterim kabul etmiyorlar.
-Kişisel bilgilerinizi girip devam edip, kredi kartı ile ödeme yaptığınızda da biletinizi almış oluyorsunuz.

-Web sitesindeki bilet seçenekleri çoklu bilet alımı, tekli bilet alımı şeklinde farklılık gösteriyor. Biz sitede "Park Tickets" başlığı altında, günü birlik olan ve iki parkı kapsayan "Çoklu Giriş" ve "1 DAY Ticket" yazan Tek Günlük Bileti aldık.
 

WALT DİSNEY ŞATOSU GÖRDÜĞÜNÜZ O MUHTEŞEM AN VE ARDINDAN GELEN MUTLULUK

Disneyland Park,güvenlik kontrollerinden geçip, içerisine girdiğinizde görebileceğiniz gibi iki ana ve kocaman bölümden oluşuyor. İlk kısım; Daha küçük yaştaki çocukların vakit geçirdiği, (yine de benim bayıla bayıla gezip, keyif aldığım), Walt Disney’in çizgi film karakterleri ile ilgili bir sürü oyun parkına rastlayabileceğiniz kısmı, diğer kısım ise, Walt Disney Studios olarak geçen ve asıl roller coasters'ların ve devasa makinelerin, oyun parklarının ve eğlence merkezlerinin olduğu kısım. Bu kısım yetişkinler tarafından tercih edilebilir olsa da belli yaş grubunu geçen çocuklarda heyecanla çığlıklar ve heyecanlar eşliğinde vakit geçiriyorlar.
Aklıma düşenleri düşünüyorum da her yer gerçekten masal gibiydi. Bir koca günün nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz. Özellikle pembe dış cepheli Hotel Disneyland çocukları ile beraber Disneyland Park'ında konaklamak isteyen gezginler için ideal bir otel. İçerisinin dışına nazaran daha eski olduğunu gidip, kalan bir kaç arkadaşımdan duydum. O yüzden konaklama düşünenlerin detaylı incelemesi gerekir. Bu arada web sitesinden bilet alırken Disneyland Otelinde konaklama için de kampanyalı seçenekler ve giriş opsiyonları mevcut. Sonrasında yemek yediğimiz 19.yy Texas kasabalarını andıran cafe ve restoranların olduğu Main Street kısmı, içeride müzik eşliğinde ve gerçekten Texas kasabası atmosferinde yediğimiz hamburger inanılmazdı. (İki bira + iki patates kızartmalı hamburger; 55 Euro civarı idi.)

Unutamadığım çok detay var ama “Mad Hatter’s Tea Cups” dönen fincanların görselliğini ve renk ahengini unutamam. (fazlasıyla küçük çocuklara göre bu arada)
Phantom Manor (Hayalet Evi) ve Big Thunder Mountain benim favorim, (ki parkın içerisinde tur atan ve o dönemin kostümlerini giyen tren görevlileri ile keyifli bir park turu içeriyor son yazdığım). Peter Pan Ride da unutamadıklarım arasındaydı. Indiana Jones ve benim binmeye korktuğum Space Mountain Alico'nun favorileri arasında.
Disneyland'ın içerisindeki tüm her şeyi tek tek paylaşmaya gerek yok, herkes zevkine ve deneyim merakına göre hareket edecektir mutlaka. Ama önemli bir bilgi;
-Diyelim ki binmek istediğiniz oyun parkında çok sıra var ve kuyruk bitecek gibi değil, o zaman şiddetle FASTPASS hizmetinden yararlanmanızı öneriyorum. Bunu bizde havalimanlarında gördüğünüz FASTTRACK uygulaması gibi düşünebilirsiniz mantık aynı uygulama biraz farklı. Binmek istediğiniz ya da giriş yapmak istediğiniz oyun parkı yoğunsa, her bir oyun parkının sırasındaki kiosklardan biletinizi okutup, ileriki saatler için rezervasyon yaptırıyorsunuz. Ekstra bir ücret yok. Belli saat aralığında da, parkın diğer bölümlerinde vakit geçirip o saatler arasında tekrar o oyun için yerinizi alıyorsunuz. Bu arada arka arkaya bunu bir çok oyun sırası için yapamıyorsunuz, sistem size ona göre rezervasyon saatleri atıyor.

İşte böyle... Paris bir düş ve gözünüzü kapattığınızda çizgi film kahramanlarını, güzel bulvarlarını, elegan cafe'lerini ve her bir noktasını ayrı özleyeceğiniz bir şehir.
O halde yazıyı beğenip, faydalanacak olanlardan yorum bekliyorum!
 
 
4 Comments
  • Gezilecek yerler

    Reply

    Paris’e daha önce 2 defa gittim ama ikisinde de disneylanda gitmedim. Yazınızı okuyunca bunun büyük bir hata olduğunu anladım. Eğlenceli bir yer mis 🙂
    Artık çocuklarımla giderim yapacak bişey yok :))

    • özlemköksal

      Çocuklarla ya da çocuklar olmadan gidilecek en en en ama en güzel yer. Dilerim çocuk ruhunu kaybetmeyen herkes bir gün gider 🙂

  • büşra

    Reply

    elinize sağlık 🙂 yine çok keyifli bir yazı olmuş

    • özlemköksal

      Çok teşekkür ederim, benim için en büyük motivasyon. Faydalı olması ve beğenmenize sevindim 🙂

Leave a Comment

error: Content is protected !!