CAPRİ ADASI

Şimdi biraz kasabalardan sıyrılıp sizi, Sorentine Yarımadası'nın açıklarındaki, Napoli'nin Güneyi'ndeki ve Tiran Denizindeki muhteşem Capri Adası ile tanıştırıyorum.

Zaten herhangi bir tepe noktadan baktığınızda, uzaktan beyaz teknelerin, çivit mavi denize nasıl yayıldıklarını ve nasıl şahane bir görüntü oluşturduklarını görüyorsunuz. Biz Capri Adası'na Sorrento'dan günü birlik özel tekne kiralayarak geçtik. Limanda anlaştığımız tekne ile iki kişi totalde 120 Euro karşılığında tüm gün harika bir hizmet aldık.

Sorrento'dan geçmeyecek olanlar ve aynı rotayı yapanlar için ise şu şekilde aydınlatıcı bir bilgi verebilirim; Capri baktığınızda, Campania bölgesinin başkenti Napoli’ye bağlı bir ada aslında. Bu yüzden sadece Sorrento'dan değil, Napoli’den, Positano’dan ve Amalfi’den de Capri Adası'na bulunduğunuz yerin marina ve limanlarından bilgi alarak da geçebilirsiniz. Özel tekne tutmak tek yol değil, bu lokasyonlardan 35-40 Euro civarında bütçeler ayırarak da günü birlik geçişler mümkün.
Capri'yi gezerken, Ada'yı Ana Capri ve Capri olarak ayırarak gezmenizde fayda var. Normalde büyük bir ada, herkes otobüs ya da ada taksisi kullanıyordu ancak biz yürümeyi tercih ettik.

-Belirttiğim gibi konaklama için Sorrento'da iki gün kalarak, bir gününü Capri'ye geçişe ayırdığımız için konaklama önerisi paylaşmadım.
 

CAPRİ ADASI GEZİ REHBERİ

Benim Güney İtalya'da deniz tatili için ilk sıraya koyacağım Capri Adası, gerçekten sosyetenin ya da tüm dünyanın neden en gözde tatil destinasyonu olmuş adaya ayak basar basmaz anlıyorsunuz.

Yukarıda belirttiğim gibi üç kısma ayırarak adayı gezmeniz gerekiyor ve kesinlikle teknenin demirlediği koylarda siz de bizim gibi denize de girmeyi planlıyorsanız maalesef bir gün yetmiyor. Peki gidecek olanlar Capri Adası'nı nasıl bölerek gezmeli?

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, okyanus, açık hava ve su

Bana göre Capri, daha lüks mağazaların, pahalı otellerin yer aldığı biraz jet sosyete kısmı.Buranın merkezini; Piazzetta olarak düşünebilirsiniz.
Ana Capri ise, daha sakin, daha lokal ve yeşilin ön planda olduğu bir kısım adada.
Marine Grande ise, teknelerin yanaştığı ve özellikle sabah saatlerinde kalabalık basmadan rengarenk teknelerin fotoğrafını çekebileceğiniz sahil kısmı.
-Bizim yaptığımız ilk iş teknemiz Marine Grande'ye varır varmaz, kalabalığı takip ederek füniküler sırasına girmek oldu. Sıra biz öğlen saatlerinde gittiğimiz için miydi bilmiyorum ama mevsimlerden yaz olduğundan inanılmaz uzun kuyruklar şeklindeydi. Buradan Capri'ye harika manzara eşliğinde gideceğiniz füniküler ücreti; tek kişi 1,70 Euro idi.

-Capri çok güzel, bir film karakteri gibi hissederek gezeceğiniz ihtişamlı dükkanlar ve restoranlar var. Buradan keşfetmek için hızlandırılmış tur şeklinde Ana Capri'yi de görmek istiyorsanız, yukarıda yazdığım gibi yürümeniz çok zor. Otobüsleri de biz tercih etmedik. Bunun için daha keyifli, deri koltukları rengarenk ada taksilerini kullandık. Aşağı yukarı 17 Euro ödedik diye hatırlıyorum 15 dk.'lık mesafe için. Belirttiğim gibi, bu İtalya'nın herhangi bir yerine yapacağınız seyahatten daha pahalı bir rota. Çünkü Güney İtalya popüler bir destinasyon olduğu için, konaklama ve restoran ücretli oldukça yüksek. Hatta eğer ücretsiz otopark şansınız yok ise, otopark bile 20 Euro civarında.
-Biz yemeğimizi Ana Capri'de değil de, Capri'de yedik. Çok vaktimiz yoktu ve denizin tadını çıkarıp, aşağıda belirteceğim efsane maviye doğru yola çıkacaktık. O yüzden ayak üstü deniz mahsulü kızartmalarından birer külah elimize alarak, yemeye koyulduk. Çok sokak arası duran yerler olabilir ama oraları bile deneyimleyin. Unutmayın denizin enfes olduğu bir coğrafyada yiyeceğiniz balık mahsullerinin hiç biri kötü olamaz. Aksine şa-ha-ne!

-Capri'ye geldiğinizde yapılacak en temel aktivite, Piazzetta adı verilen minik, kalabalık ama herkesin şarabını, şampanyasını içtiği bu meydanda mutlaka bir yere oturmak. Yer bulmak zaten çok zor. Çünkü sanatçılardan tutunda, modellere, oyunculara rastlamanız ve turist akınından nasibini almamanız mümkün değil. Yine de o kalabalığa rağmen, bunaltmayan ve keyif veren bir tarafı var; Prosecco'nuzu içerken dediğimi anlıyorsunuz.

CAPRİ'DE 1 EURO'YA MUHTEŞEM BİR YEŞİL!
Augustus Gardens
Capri Adası'na gerçekleştireceğiniz ziyarette olmazsa olmazınız mutlaka 1 Euro ödeyerek gireceğiniz, Augustus Bahçeleri olmalı.
Yeşile ne kadar kucak açtığımı, her gördüğümde sarmak istediğimi biliyorsunuz ve sizde öyleyseniz lütfen es geçmeyin burayı. Alfred Krupp'un Ada'ya yaptığı bir seyahat sırasında aşık olduğu ve yaptırdığı bahçenin görselliği, onca yeşil ve çiçeğin içerisinde sunduğu mavi manzarası o kadar güzel ki, belki de Capri Adası'na dair aldığınız en güzel manzara buradan olacak.

-Biz çok fazla konaklama yapacağız Capri'de sadece bir günümüz yok, haydi güzel bir plaj adı söyleyin bize diyorsanız; Marina Piccolo diyorum size. Mavinin tonu Sicilya yazımda paylaştığım denizin mavisi gibi. Biz yürümeyi tercih ettik, sıcakta otobüse karşı olduğumuz için. Çok da iyi olmuş, dar merdivenlerden inerek, küçücük teknelerin çakıl taşlara çekildiği, bir anda kumun başladığı o maviye kavuştuk böylece. Bu yüzden size kesinlikle Marina Piccolo'yu öneriyorum. Havlunuzu serip, kendinize gölge bulduğunuz noktada plajda ücretsiz hale geliyor ve benim en sevdiğim kendi seyyar plajınız çıkıyor ortaya!
-Monte Solaro, Capri yazısına dair size vereceğim son ve enfes bir bonus. Capri'den telesiki'ye atlayıp, manzaraya doymak için haydi koşun.
BÜYÜLEYİCİ KAYALIKLAR; FARAGLİONİ
Eveeeet Capri'ye geliyorsanız, yapmadan dönmeyeceğiniz ve maviye bulanacağınız ilk aksiyon; Faraglioni Kayalıkları. Tekne kiralayarak etrafındaki koylarda demirlemeden önce, sembolik olarak tüm tekneler sizi bu kayalıkların etrafında gezdiriyor. Doğa ne kadar enteresan, nasıl farklı bir şekil ve oluşumlu tek seferde insanı bu denli büyüleyebilir gerçekten inanması güç. Kaptanımız birbirinden ayrı üç kayalığın tek tek hikayesini anlatırken, önce hafızama, sonra defterime aldığım notlarda şöyle yazmışım...

Stella kayalığı, aslında sahile en yakın olan kayalık, ortadaki Faraglioni di Mezzo altından da tekne ile geçebileceğiniz en popüler kayalık ve altından geçerken kaptanımızın esprisiyle öpüşmemiz gerektiğini farkediyoruz. Meğer bu kayalığın altından geçerken, birbirini öpen sevgililer ya da eşler birbirinden hayat boyu ayrılmazlarmış. Elbette ve muhtemelen gerçekliği olmayan bu hikaye yine de güzel geliyor kulağımıza ve dediğini yapıyoruz, sonra aşağıdaki fotoğrafı yakalıyor kaptanımız... Daha deniz kısmında yer alan diğer ve son kayalık ise; Scopolo.

-Grotta Azzurra  enfes bir mağara. Mağaranın tarihi kaptanın verdiği bilgiye göre aslında çok eski tarihlere dayanıyor. Ama bir anda popüler olması, 1826 yılında August Kopisch’ın keşfi ile oluyor. Mağaranın girişi çok alçak olduğundan içine ufak kayıklar ile başlar eğilerek giriliyor ve mağarada 5 dakikadan fazla hiç bir tekne kalamıyor. Bu arada normalde teknelerde buraya giriş için ödediğiniz ücretten ekstra bir bütçe talep ediliyor ama biz kaptanla bu da dahil anlaştığımız için ekstra bir ödeme yapmadık. Ama anlaşırken, lütfen buna dikkat edin.

Sonrasında gün içinde denizin mavisinin bin bir tonundaki mağara ve farklı koylarda yüzerek günümüzü tamamlıyoruz Capri'de. Belirttiğim gibi özel tekne bu anlamda, özellikle denizin tadını çıkarmak isteyenler için daha mantıklı olabilir. Yoksa amacınız sadece Capri Adası'nı keşfetmek ise, zaten yukarıda belirttiğim şekilde de gelmeniz mümkün. Özetle, yine gelinmek istenen ve yazları özlemle andığım keyif dolu rotalarımızdan biriydi Capri...


Rotanın diğer yazısı Amalfi için buraya tıklayabilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!