BOZCAADA

ADA İLE İLK SELAMLAŞMA
 
Eveeet uzun zamandır Bozcaada'ya gelmek, herkesin Ada'm diye bahsettiği bu eşsiz güzellikle tanışmak istiyorduk.
Hazır Alico'nun kutlu doğum haftası başlamışken, Bozcaada'da ön bir kutlama yapmak istedik.
Beni bilirsiniz, doğum günlerine aşırı önem veririm, önü arkası ne bulursam yapıştırırım tatili.
Ada'ya ilk gelişimiz, hepiniz öyle güzel tavsiyeler, mekanlar önerdiniz ki,
Bu dört günde Bozcaada tatilimiz öyle dolu dolu geçti ki, sizlere de kallavi ve bol detay dolu bir Bozcaada yazısı hazırlamak boynumun borcu oldu.
Paylaşmak öyle önemli, öyle güzel ki...
Evet çoğu zaman mesajlar atıyor, teşekkür ediyorsunuz belki bana, bize ama bizimde daha önce gitmediğimiz yerler ile ilgili sizlerden aldığımız kıymetli öneriler öyle ilaç gibi geliyor ki, yani anlayacağınız biz #birliktegüzeliz ve kendi ülkemizi böyle sizinle birlikte keşfediyor olmak, size olduğu kadar bize de çok şey katıyor.
  
BOZCAADA'YA İSTANBUL'DAN ULAŞIM NASIL?
 Ayy ne çok Bozcaada'ya gelmeyen kişi varmış, ilk kez bizim gibi gelecek olanların soruları ile dolmuştu Instagram kutum.
Gelenler deseniz onlar müptelası olmuş, her gelenin bir daha gelmek istediği hatta her yaz mesken edindiği yaz durağı olmuş bile çoktan.
Bozcaada'ya İstanbul'dan nasıl ulaşım sağlarsınız kısaca bundan bahsedeyim;
Zaten başka yerden gelenler içinde artık telefonunuza kurduğunuz yol haritaları sizi pıt diye hiç sıkıntısız getirecek emin olun;
ARAÇLA ULAŞIM
Buraya İstanbul'dan gelmenin iki yolu var,
Ya İstanbul-Tekirdağ yoluna çıktıktan sonra, 20 dakika süren Gelibolu-Lapseki feribotuna binip, indikten sonra bir saat kadar daha direksiyon sallayıp, Geyikli'den ikinci defa feribota atlayıp, hoop adaya kavuşacaksınız.
Ya da Eceabat'tan feribota binip, indiğinizde Geyikli'den ikinci bir feribot yolculuğu ile bu eşsiz yere geleceksiniz.

İkinci seçenek biraz daha uzun sürüyor ve yollar daha virajlıymış, bizde önceden gelen arkadaşlarımızdan duyduk ama ben yol videoları çekeceğim, kıvrıla kıvrıla gideceğim vakitte var diyorsanız ne ala.
Ada içi ulaşımda ise pek çok yere yürüyerek ya da bisiklete binerek hatta mis gibi yaz kokan sokaklardan geçerek ulaşabiliyorsunuz, lakin araç parkı problem. Kalacağınız otelin, eğer araç ile gelecekseniz park hizmeti sağlayıp sağlamadığı çok önemli yoksa başınız özellikle yaz aylarında ağrıyabilir.
Denizlere ve plajlara kavuşmak için ya taksi ya minibüs-dolmuş ya da araç kullanıyorsunuz.
 Araçla gelecekler için bir iki önemli detayı daha ekleyeyim;
İstanbul’dan Assos'a gelirken arabayla Çanakkale Boğazı’nı geçmek için farklı seçenekleriniz de var.
Bana ara ulaşımların arasının ne kadar sürdüğü ile ilgili de soru gelmişti, hemen Bozcaada ile ilgili en güvenilir siteden aldığım bilgiyi de ekleyeyim;

    * Gelibolu - Lapseki (20 dakika)
    * Eceabat - Çanakkale (15 dakika)
    * Kilitbahir - Çanakkale (7 dakika)
    
Çanakkale’den sonra Geyikli-Bozcaada tabelalarını takip ederek yaklaşık 50 dakikada Geyikli Yükyeri Feribot İskelesi’ne ulaşıyorsunuz.

İzmir yönünden gelirken de, Çanakkale'ye gitmeden Ezine ve Geyikli tabelalarını takip ederek iskeleye kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.
Gestaş'ın Çanakkale Boğazı'nda düzenlediği sefer saatlerini mutlaka kontrol etmenizi öneririm.
 Çünkü biz bir kaç zaman önce, Bozcaada'ya gelmeye niyetlendik ve adaya her masa başı çalışanı gibi Cuma akşam çıkışlı ve Pazar dönüşlü şekilde gelmek istedik ama hiç bir zaman Cuma akşamı iş çıkışı son feribota yetişemedik maalesef. Yani o yüzden feribot saatlerini kontrol etmelisiniz.
ONLİNE BİLET ÖNCELİĞİ
 Araçla gelecekler için Gestaş'ın düzenlediği feribot seferleri için dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta şu şekilde; Mutlaka ama mutlaka hem adaya geliş, hem de dönüşte (özellikle dönüşler yüksek sezonda yoğun talepten dolayı çileye dönüyor) online rezervasyon yaptırın. Çünkü Ada'ya gidiş-gelişte, araçla gelenler için iki kuyruk oluşturuluyor ve seferlerde feribota araç alımlarında online rezervasyonu olanlara öncelik verilerek, önce o sıra içeri alınıyor.
 Özellikle dönüş zamanı, sizde bizim gibi yaz sezonunda geliyorsanız, feribot saatinden yarım saat hatta 45 dakika önce kuyruğa girmiş olun çünkü yoğunluk ciddi anlamda oluyor ve kaçırılan feribot sonrası zamanınız bir saat ileri atıyor.
BOZCAADA'YA SONBAHAR YA DA KIŞIN GELECEĞİM, NEYE DİKKAT ETMELİYİM?
Bozcaada özgür, Bozcaada başına buyruk.
Ben adanın en çok bu özelliklerini sevdim. Neden mi?
 Çünkü diğer tatil beldeleri gibi canınız istediğinizde adaya gelemezsiniz, burada sizin gelişinizi de, dönüşünüzü de belirleyen ve sizin kendi planınızı hayata geçirmenizde bile söz sahibi olan tek şey rüzgar. Yani rüzgar tüm dengeleri bir anda alt üst edip, seferlerin seyrini değiştirdiğinden özellikle yaz harici geleceklerin adada mahsur kalma ya da feribota binene kadar her şey normal seyrinde devam ederken, birden sefer iptali olma gibi durumları göz önünde bulundurmalarını öneririm.
Ulaşımın toplam bütçesi ne kadar peki?
 Hepinizin burayı beklediğini biliyorum, haklısınız bütçe bu zamanlarda bir gezginin en büyük program belirleyicisi.
Yüzlerde tebessüm belirdi, akşam sevgililere, eşlere program sunulacak, haydi Özlem bilet fiyatlarını paylaş diyenler için, haydi buyurun;
 Benzin hariç,
Kilitbahir-Çanakkale tek geçiş; 35 TL
Geyikli-Bozcaada feribotu gidiş-dönüş 80 TL
KİLİTBAHİR FERİBOTUNA BİNMEDEN YOL ÜSTÜ MÜTHİŞ TOSTÇU ÖNERİSİ
Tekirdağ üzerinden gidiyorsanız şayet, siz de bizim gibi erken saatlerde yola çıktıysanız Malkara'dan sonra güzel bir tostçu önerisi sunuyorum, tek tip tost var zaten öyle çetrefilli ve seçme zorluğu sunan bir menüleri yok.

Yaman Peynircilik, burada sabahın ilk demli çayını içip, peynirli tostunuzu yiyip, hatta eve de peynir alışverişi yapıp yolunuza devam edebilirsiniz.
 İki tost, üç çay 20 TL civarı.
BOZCAADA'DA KONAKLAMA
 Eveet Bozcaada'da konaklama çok önemli.
 Hani size hep söylüyorum ya özel yerlere gittiğimizde dokusu güzel yerlerde konaklama yapmayı tercih ediyoruz.
Ya dekorasyonu, ya dokusu ya da hikayesi ile bizi sarsın, ne kadar kalacaksak evimiz gibi hissettirsin diye bu şekilde kalacak mekan seçimleri yapmaya özen gösteriyoruz.
İşte bu kez Sardunya Bozcaada bizim dört günlük yuvamız oldu.
İç dekorasyonunun ferahlığı, fresh duvarları, size kendinizi eski bir dönemde yürüyormuş gibi hissettiren yer döşemeleri, güler yüzlü ve son derece ilgili otel sahibi Murat Bey, otelin önünde duran eski yıllardan kalma motorsiklet, enfesli bir kahvaltı, özellikle de Fatma Anne'nin reçelleri derken iyi ki diyorum Bozcaada ile ilk tanışmamız bu otelle olmuş,
Çünkü daha odada gözünüzü açar açmaz, aşağıdan ada kokusu değiyor burnunuza, kahvaltının o coşkusu bahçedeki masaya çağırıyor sizi.
Sonrası mı? Sonrası minicik bir sofrada, bol çeşitle, yemyeşil ağaçların dili, rüzgarın sesi, pişinin o mis gibi tadı oluveriyor!
 
Bozcaada'da sevdiğim ve dikkat edip, gözlemlediğim diğer bir özellikte ada esnafının birbirine sahip çıkması. Yani bir otel dolu olduğu zaman, boş odası olan başka bir otele yönlendiriyor, Alaçatı ya da Bodrum'daki gibi değil durum daha butik işletmeler olduğu için, ziyaretçileri mağdur etmemek adına öneri sunabiliyorlar.
 Özellikle yüksek sezonda hafta sonu ya da hafta içi farketmeksizin ada çok dolu oluyor, gelmeyi planlayanların üç dört hafta öncesinden işini garantiye alıp, konaklama işini çözmeleri gerekiyor.
Bu sebeple, ikinci bir konaklama önerisi de özellikle Bozcaada'da yaptığımız tekne turu vesilesi ile tanıştığımız Okyanus Bozcaada. Okyanus Bozcaada aşağıda detayları paylaşacağım gibi bizim tekne turu sırasında tanıştığımız bir işletme oldu. Duygu ve eşi Şafak Kaptan bizim Bozcaada seyahatimizin "iyi ki"lerinden biri oldu. Şafak Kaptan özel bir yat ile birlikte özellikle Okyanus Otel'de kalan ziyaretçilerine belli bir bütçe ve kişi sayısı dahilinde özel yat hizmeti sunuyor, eşi tatlı mı tatlı Duygu da otel kısmı ile ilgileniyor. O yüzden burası da konaklama için aklınızda olabilir.
BOZCAADA BİR DEVRİN ADASI GİBİ, BİR DÖNEM ADASI ADETA...
Biliyorsunuz ben Büyükada'da büyüdüm, her yaz oralarda ada havası soluyarak büyüyen bir çocukluk geçirdim.
O yüzden Büyükada'dan sonra, geldiğim ve kirpiklerimden kalbime resmen bu denli kan pompalayıp, çocukluk heyecanımı bana yaşatan tek yer burası oldu.
O yüzdenmiş demek ki Bozcaada farklı, Bozcaada muazzam, nasıl daha henüz gitmediniz demeleriniz.
Haklısınız geç ama içimde Ada kokusuyla alevlenen bir ilk aşk heyecanı var şimdi ve görmediğimiz, adımlamadığımız tek bir metrekare kalmasın diye gece gündüz keşif halindeydik dönene dek.
 
Bozcaada'ya ilk defa gelen biri olarak, Bozcaada benim için ilk izlenimde nasıl?
Bozcaada bir devrin Ada'sı gibi.
Evet evet bir dönem adası sanki.
Harika bir dönemde kalmış, hiç bozulmamış, sizi sokakları ile kendine bağlayan, denizi ile kendine getiren ve müptela eden bir havası var.
Ada nasıl bir dönemde kalmış gibi peki?
Sohbeti seven mekan sahiplerinin gün batımındaki en şen muhabbetleri, sevmek fiiline gönül vermiş, üretkenliğini doğadan almış, hazıra konmak değil de, emekle anılarınızı unutulmaz kılmak isteyen bir kuşağın devri gibi sanki ve tüm Ada sakinlerinin mekanlarına buyur ediş nezaketi, sokakları çiçeklerle, restoranları cafeleri rengarenk boyalı iskemlelerle dolu cepheleri adanın gerçekten saymakla bitiremeyeceğim en iç gıdıklayan özellikleri.
BOZCAADA'DA MAVİNİN BİN BİR TONU İÇİN, MUTLAKA TEKNE TURU YAPIN
 
Otelimizin mis gibi kahvaltısını parmaklarımızı yiye, yiye indiriyoruz karnımıza,
Fatma ananın reçellerini yerken, anneminkilerle bir tutuyorum, öyle yer ediyor damak tadımda,
Hava ılık ılık içimize işlerken, bu kez Bozcaada'da nerelerden denize girmeli, hangi koylar keşfedilmeli ona kafa yoruyoruz.
 Sonra bir anda tekne turu yok mu acaba burada diyoruz ve yemeklerde tanıştığımız bir kaç ada sakininin de tavsiyesi ile Okyanus Bozcaada ile tanışıyoruz.
 
Okyanus Bozcaada'nın özel tekne-yat konsepti nasıl, nasıl bir tur karşıladı bizi bunları videolarla görmek isterseniz diye, Instagram'dan da bol video isteyenler için, bolca video ve fotoğraflar çekerek profilime sabitledim, eğer Bozcaada'ya gelip de kimselerden pek duymadığınız özel bir tekne turu yapmak istiyorsanız, profilimdeki videoları izleyip, Şafak Kaptan ve güler yüzlü eşi Duygu'nun Bozcaada'yı ve en güzel, en bilinmedik koylarını bize nasıl tanıttığına tanık olabilirsiniz.
 
BOZCAADA DA ÖZEL YAT TURU NE KADAR, KİMLERİN YAPMASI AVANTAJLI, YAT KONSEPTİ NASIL?
 Nasıl ama harika başlık atmışım değil mi?
Şimdi siz kesin Instagram hikayelerini izlemediyseniz, bu soruların cevaplarını merak ediyor ve cevapları hızlıca almak istiyorsunuz. Şöyle ki;
 -Normalde Okyanus Bozcaada ile daha size özel, kalabalıklara karışmadan, o tatil beldelerindeki gibi bangır bangır müzik ve kalabalık gruplar halinde hareket etmek zorunda kalmadığınız bir tekne turu deneyimi yaşıyorsunuz.
 
-Aslında yat-tekne turu hizmetini, Şafak Kaptan yeni yaptırdığı son derece lüks yatında yapıyor ve başlarda yalnızca Otel Okyanus Bozcaada'da kalan misafirlerine bu hizmeti veriyormuş.
 -Ama zaman içinde misafirlerin, başkalarına tavsiye etmesi, referans göstermesi ile artık gelen talepleri kıramaz olmuş ve bu şekilde de bir konsept hazırlamış.
-Teknenin günlüğü; 1000 TL.
Rahatın ve konforun kısıtlanmaması adına maximum 8 kişi için toplam yatın günlük bedeli bu.
Biz böyle bir şeye niyetlendiğimizde bir kaç arkadaşımızla daha karşılaştığımız için toplu şekilde bu hizmeti aldık, o yüzden ekonomik oldu.
Yani 2 kişi için de günlük 1000 TL, 8 kişi için de.
 
-Dolayısıyla romantik bir yat turu yapıp, Bozcaada'da kalabalıklardan uzak enfes koylarda kendi teknemizde gibi denize girme deneyimi yaşayıp, harika şarabımızı yudumlayalım kafasındaysanız, kesinlikle yapın derim.
 -Ya da arkadaş grupları ile geliyorsanız max. 8 kişiye kadar yine toplanıp, böyle bir yat turu yapın ve toplam bedeli bölüşün. O zaman da toplu gelen insanlar için de baya ekonomik oluyor.
 -Hatta benim daha önce aklıma gelmeyen ama sonrasında Şafak Kaptan'ın susmayan telefonlarından anladığım kadarı ile bekarlığa veda gibi organizasyonlar içinde böyle bir fikir aklınızda olabilir. Belirttiğim gibi maximum 8 kişiye kadar kafanız rahat bir şekilde, enfes koylarda bekarlığa veda ya da başka bir şeyin kutlamasını siz size ve maviliklerin içinde yaptığınızı düşünsenize! Bence çok unutulmaz olabilir!
 -Teknede duş, tuvalet gibi ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz imkanlar var.
 -Yemekli bir yat-tekne turu değil. Yanınızda atıştırma, içecek ve şaraplarınızı ya da başka içkilerinizi götürebiliyorsunuz, Şafak onları güzelce soğutuyor.
 -Rüzgar elverdiği ölçüde günlük 4 ya da 5 koya gidiyor ve kafanıza göre istediğinizde demirleyebiliyorsunuz, tabii kaptanın da yönlendirmesi ile. Mesela Akvaryum Koyu (bu Bozcaada Akvaryum Koyu yazdığınızda karşınıza çıkan koy değil, yalnızca tekne ile ulaşımın mümkün olduğu ve adanın yerlisinin bildiği bir koy ve inanın enfes), Habbele, Güvercin Kayalıkları ve adını saysam bile güzelliklerini görünce büyüleneceğiniz bir kaç koya gidebiliyorsunuz bu tur ile.
 
-En güzel yanı da, Polente Feneri dahil, Habbele, bilinen Akvaryum ya da Ada'nın açıklarından çıkarılan geminin olduğu noktaya kadar bir çok yeri ve Bozcaada'nın tamamını 360 tur yaparak gezebiliyor ve adayı dışından da görerek, tam tur yapabiliyorsunuz. Bu bence Bozcaada'ya gelen pek çok kişinin yapmadığı ya da bilmediği bir deneyim.
BOZCAADA'DA NERELERDE DENİZE GİRMELİ, EN GÜZEL PLAJLAR HANGİLERİ

 "Ayazma da Ayazma.
Aman mutlaka görün Özlemcim,
Denizi şahanedir, hele sen bayılırsın pırıl pırıl..."
Yüzlerce insandan, sizden aldığım aynı mesaj bu,
Vay dedim vay gidince, beni benden daha çok tanıyan yol arkadaşlarım var ne güzel...
 
Ayazma'yı görür görmez, büyüleniyorum.
Bu yaz büyülenebileceğim muazzam denizler gördüm,
En derin maviler, koyudan açığa çalan tonlara buladık bedenimizi,
Ve gerçekten Bozcaada'daki Ayazma Halk Plajı kalabalığı dışında, pırıl pırıl ve şahane.
Kalabalıklara çok da karışmamak için Ayazma adına size bir tüyo vereyim,
Ayazma'ya Bozcaada'nın içinden kalkan ve ring seferi yapan dolmuşlar var, onlarla da gelebilirsiniz ama aracınız varsa hemen yol kenarlarında boş bulduğunuz yerlere, ücretsiz şekilde park edebiliyorsunuz.
Merdivenlerden inin ve sola doğru yürüyün.
Gidin gidin, en sona doğru ilerleyin, eğer yanınızda seyyar şemsiye ve sandalyeleriniz varsa ne güzel hem tenha, hem de sakin yere kendi plajınızı kurabilirsiniz.
Yoksa bile yine en köşedeki şezlong ve şemsiyeleri tercih edin.
Yani plajın bittiği yerdeki.
Tek şemsiye ve iki şezlong gün boyu 30 TL.
Ah bir de Ayazma Beach Restoran'dan ev yapımı limonata kapın.
Tanesi 10 TL ama ferahlığı bedelsiz mutluluk ve lezzet vaad ediyor.
Ayazma çocuklu aileler için uygun mu peki?
Kesinlikle evet, sığdan başlayan ve gittikçe derinleşen denize giriş kolaylığı ve sahildeki kum sebebi ile rahatlıkla çocuklarınızın hem oynayacağı, hem denize gireceği bir plaj.
Yalnız sabah saatler gitmek de fayda var, zira öğleye doğru kalabalıklaşıyor.
 Suyu soğuk mu?
Bozcaada'nın su ısısı sizden en çok aldığım ikinci soruydu.
Bizim Bozcaada'ya ilk gidişimizdi, normalde herkesten suyu çivi gibi diye tedbirli cümleler duyuyordum.
Ama biz gittiğimizde hava o kadar sıcak ve rüzgarsızdı ki, su ısısı 24-25'lerde idi.
O sebeple rahatça girdik ki zaten ben sıcak ya da ılık deniz sevmiyorum.
Girdim mi, cızz'layacak.
Ama normalde oldukça soğuk olduğunu hem kaptanımız Şafak, hem de otel sahibimiz Murat Bey söyledi, aklınızda bulunsun.
BOZCAADA'DA DENİZE GİRMEK İÇİN BAŞKA HANGİ PLAJLAR VAR?
 
Tekne turu sırasında yüzme fırsatı bulduğumuz ve herkesin bildiği değil, tekne ile ulaşımın mümkün olduğu ve yerlisinin bildiği Akvaryum Koyu ile Güvercin Kayalıkları favorilerimiz oldu.
 Ama Ayazma ve buralar dışında;
 -Mermer Burnu olarak tabir edilen normal Akvaryum Koyu'nu da sevdik.
Biliyorsunuz her güzel denize ülkemizde Akvaryum Koyu deniyor ve neredeyse her yerde bir Akvaryum Koyu var,
Buranın yerlisi olduğunu anladığımız 45'li yaşlardaki adamı farkedince soruyoruz neden Akvaryum denmiş diye,
Balıkların çok olması ve suyun berraklığından dolayı ada halkı Akvaryum Koyu demiş buraya, bu yüzden de dalış dersleri ve eğitimleri adanın bu koyunda yapılıyormuş.
O zaman balık olma zamanı şimdi, mavinin bizim, derinlerimizin sonsuz olma zamanı!
 -Bir de benim pek sevemediğim ya da kalabalık ve sıcak ikilisinden dolayı, öğleden sonrasına denk geldiğimiz Habbele Koyu var. Onu da deneyin.
 -Bangır müzik sizi çok rahatsız etmeyecekse, plaj hizmeti, yemekleri, personeli, eli yüzü düzgün loca mantığındaki plaj minderleri ve denizin berraklığı ile Pelagos da memnun kaldığımız önerilerimiz arasına girmeyi başardı;
 
Yeme-içme fiyatları şöyle;
Ortaya karışık kızartma tabağı 55 TL civarı,
Giriş ücretli.
Hafta sonu ya da hafta içi olmasına göre ücret değişiyor, gitmeden arayabilirsiniz.
Havlu ve duş hizmetleri mevcut.
Kısacası Bozcaada'nın Çeşme'deki lüks beach'leri gibi düşünebilirsiniz.
 Okulda çocukken en sevdiğim ders ülkeler coğrafyasıydı,
Biraz inektim, böyle 90 falan alınca asla tatmin olmaz, bir daha sınava sokturmaya çalışırdım kendimi (ama yalnızca sözel derslerde-sayısalda hep çöp gibiydim)
Böyle ilkokulda yerli malı haftası olurdu, her sene ayrı bir bölgenin temsilcisi olurdum, sonra ver elini baharat pazarları, baklavalar, şunlar bunlar.
O zamandan belliymiş demek ki, dünyanın her metrekaresini, kendi ülkemi, dünyayı, her şeyiyle keşfetme isteğim.
Şimdi şu an Alico yanımda, aynı şezlongtayız, yazdıklarımı okuyor.
Bunu nasıl bağlayacaksın Bozcaada'ya merak ediyorum ne alaka aldığın derslerle Bozcaada bi' anlatsana şimdi bana diyor, gülüyoruz,
Şöyle bağlayacağım, coğrafya meraktır, uzak ya da yakın geliştirmektir kendini, senin olan ya da uzak olan her yerle ilgili öğrenme isteğidir,
Gelmediğin yerle ilgili fikir edinmek, ilham almak, ilham olmaktır.
Baksana şu denize, baksana şarabına, gün batımına,
Bu güzellikten dünyanın en lüks kasabasında yaşayan adamın ya da doğuda çalışan, yaşayan okuyan, tarla biçen kadının haberdar olmasını istemeni sağlayan şeydir coğrafya diyorum.
Bozcaada sahip olduğumla onur duyup, bu gururu paylaşmama ve şu an bu satırları yazmamı sağlayan günümün en büyük motivasyonudur.
 
BOZCAADA'NIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ; BOZCAADA MÜZESİ
 Bozcaada ile övünme, ada’ya ve adadaki değere sahip çıkan değerli insanlara bir kez daha hayran olma sebeplerimden birini paylaşacağım sizlerle şimdi.
Lütfen okuyun ve bu değere sahip çıkmamız için sizlerde Bozcaada’ya her gelişinizde buraya gelerek değerlerimize sahip çıkıp, devamlılığını sağlayın.
Hikaye kısmına eklediğim videolar Bozcaada Yerel Tarih ve Araştırma Müzesi’ne ait.
Bozcaada’ya gelip, yıllar önce deniz kabuğu toplayan Hakan Bey, adadan çıkan deniz kabuklarının koleksiyonunu yaparken Ada’dan başka yerde yaşamam diyor ve burada bir hayat kurmaya karar veriyor. O gün bugündür Adalı.
Bozcaada ile Osmanlı Türklerinin ilgilenmesi aslında Fatih Sultan Mehmed Dönemi’ne uzanıyor.
 
20 Eylül 1923 yılındaki Lozan Anlaşması gereği Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakılan Bozcaada’daki bu müzede, bugüne dek yaşayan Rumların, Türk ailelerin evlerindeki eşyalar, Ada’da yaşayan insanların o dönemde kullandıkları eşyalardan tutun da, adanın dünü ve bugüne uzanan yıllarındaki pek çok şey sergileniyor.
Kişi başı giriş ücretinin 10₺ gibi cüzi bir fiyat olduğu müze Pazar günleri bile açık, müzeyi oluşturan Hakan Bey girişte sizi karşılıyor.
 
İlk kattaki odalardan sonra, aşağıda mahzene iniyorsunuz.
Lozan Antlaşması gereği Adanın Türklere bırakıldığı haberinin Rum’lara duyurulduğu telgraf bile çerçeveli şekilde müzede yer alıyor.
İnsan okurken, tüyleri diken diken oluyor, bugüne dek okuduğu herşeyi yaşıyor ve adeta o gün gibi 1923’lere ışınlanıyor insan. Muazzam değil mi?
Çanakkale Savaşları sırasında Fransızların askeri üs olarak kullandığı Bozcaada’daki bu müzede o dönemin askerlerine ve savaşa ait pek çok eşyayı da canlı canlı görüyorsunuz.
Hem müzede şarapçılık, meyhanecilik, ayakkabıcılık gibi eskiden gelen bir çok zanaatın nasıl başladığını da görüyorsunuz.
Çok yazdım biliyorum ama istiyorum ki bu değerlere, bu özverili çalışmaya, gayrete, çabaya saygı gösterip yaşatalım.
Bu kültür ve bu miras bizim.
Ada’yı sadece turizm anlamında deniz, kum, güneş üçlüsü ile bağdaştırmayın, harika bir esnaf, birbirinden üretken insanlar ve Hakan Bey gibi tarihi bize muhteşem bir konakta sunan değerli insanlar var.
BOZCAADA YEME İÇME REHBERİ
Yarım saat.
On beş dakika.
Hadi tamam on dakika.
Yok yok beş dakikada tamamım.
Hep böyle deriz ya otel sonrası, tuzlu saçları şampuanlayıp, güzel kokmak,
Mis gibi giyinmek ve o akşamın gün batımına güzel bir yemekle eşlik edecek bizi yaratmak için.
Hazırlıklar için özellikle de tatillerde, en pratik en kısa nasıl hazırlanırım onun peşine düşerim hep.
Hele ki Bozcaada'da duş sonrası yedi dakikada hazırlandım çünkü Ada'mdan çalacak her saniye bile kıymetli.
İstikamet Ada'nın akşam için şarap eşliğinde yemek ya da rakı-meze ikililerine hayat vermekte...
Bozcaada'da sokaklar, konuşarak etrafa melodi yayan insanlarla dolu,
Gürültü değil asla, böyle tatlı yaz akşamlarının bir kaç zaman sonra o akşamı hatırlatacak anısına gebe şu an her yer.
Ah be Bozcaada, yine geç tanışıp, en sevdiklerimizden oldun, her şeyinle.
 
 BOZCAADA'NIN OLMAZSA OLMAZLARI
 Allah'ım biz kaz mıyız ya, niye daha önce gelmemişiz burnumuzun ucundaki bu güzel ADA'ma.
Bozcaada'ya.
Bozcaada'yı tek kelime ile anlatmak istesem, bağ derim.
Hem adayı ada yapan o üzüm bağları, hem de bizi ve her ziyaretçisini mutlu göndermeye yemin etmiş gibi kurduğu gönül bağından dolayı.
Hatta kişi başı 50 TL'ye harika bir traktörde bağlara gidim, üzüm toplama deneyimi yaşayabileceğiniz ada içi bir hizmette başladı biz gittikten bir kaç gün sonra, o da aklınızda olsun.

Sanıyorum ki limandan merkeze doğru giderken, üzüm standından bilgi alarak başvuruyorsunuz,
Aman canım zaten kime sorsanız söyler herkes inanılmaz yardımsever.
Yapılacaklar şeyler Bozcaada'da öyle çok, öyle sade ama öyle huzur veriyor ki,
Dönmek istemeyeceğiniz cisnsten, öyle güzel.

Bozcaada'da ne yapılır mesela, hem sizin yazdıklarınızdan, hem bizim denediklerimizden derlemeler yaptım;
-Mesela Bozcaada günü en güzel batıran Polente Feneri ile gurur duymalı, (ama aşırı kalabalık oluyor gün batımı saatleri, özellikle yaz sezonunda kalabalık kıyamet. Ben güne, mucizevi güneşe veda ederken yanımda türkü açılsın, benim müziğimi bastırsın istemiyorum mesela. Türkü dinlerim, hatta çok sevdiklerim var, arabesk bile çalarım gerekirse kafama, ruh halime göre. Bahsetmeye çalıştığım şey "saygı" ve maalesef ada hafta sonları civardan gelen günü birlikçiler ve uzun tatilcileri aynı zamanda ağırlayınca böyle görüntüler olabiliyor.)
-Rengigül'den tutun da, Çiçek Pastanesi'ne kadar adadaki pek çok mekan, hem kahvaltı, hem de tatlıları ile ne kadar övünse az ama kahvaltı için favoriler kendi oteliniz dışında Rengigül Hanımın ki de olabilir.
-Çiçek Pastanesi mi iyi yoksa Veli Dede mi? Bence Veli Dede ama bu tamamen benim fikrim, diğeri de kötü değil ama kıyas yaparsam bir tık daha lezzetli Veli Dede. Hele ki eve götürmelik koruk suyu, sıcak havalarda emniyet sibobum oldu.
  
"Bozcaada'da yediğimiz o çatlak kurabiyelerle o kurabiye yapan teyzeleri, anneleri öpesim sarasım geliyor,
Sonra tamam bir tane daha yemeyeceğim diyorum, ikinci kurabiyeden sonra basıyorum lavantalı limonatayı, üç, beş, yedi devam ediyor sayı,
Yetmiyor plaj kenarına, odaya falan götürüyorum.
Ben böyle leziz kurabiye yemedim arkadaş, yiyin gari diyen Ayşe Teyze'nin o ağzı bal yesin, dünyanın en haklı kadını şu an.
Bozcaada'nın şarabı, kurabiyesi, mezeleri, balığı,
Bir yerin her şeyi mi bu kadar güzel, her şeyimi bu kadar eşsiz olur.
Oluyormuş işte,
Ada'm başkaymış.
Ama asıl mevzu ne biliyor musunuz?
Bu adadaki herkes güzel,
Herkes renkli,
Mekana buyur eden ama sıkmadan, boğmadan gelin çocuklar diyen insanlarla dolu,
Hani Eminönü, Sultanahmet'te yedi dilde seni çağıran, peşine takılan garson azmi yok onlarda,
Pencereler rengarenk, her sokak kendinden filtreli,
Ruhum terbiye oldu, şehir kalabalığında yitirdiği parçaları buldu, renkleniverdi içim.
Kalbim mi, şurup gibi,
Gülümsemem macun oldu ada'da,
Gidersem büyü bozulacak gibi,
Koy sen bir duble daha kaptan!"
-Bizimki gibi şarap tamam iyi güzel de çay ver çay diyen çay tiryakileri için Çınaraltı Cafe, hem iyi çay, hem de tavla için çok sıcak bir mekan, bir de sabahları patlıcanlı böreği. Yiyin ve teşekkür edin bana ya da teşekkürü bırakın, benim için de bir tane daha yuvarlayın,
-Sizin bana önerdiğiniz ve muhteşem memnun kaldığımız Salhane hem tarihi ortamı, hem yemekleri ile adanın ve kalplerin gözdesi,
Tamam Fransız şarabı başkadır ama Bozcaada şarabını, yerel üreticilerin mahzenlerinden doğan Bozcaada şaraplarını da mutlaka tatmalısınız.
Mesela Corvus, Gülerada, Amadeus, Ataol gibi çoğu ada mahsulü olan ve bardaklarınıza uzanan bir sürü yerel üretici ve şaraplar var.
 -Akşamları üç gece dışarıda yeme imkanımız oldu; Mezeleri ile Yalovalı Kardeşler, Simyon ve Sandal favorilerimiz arasında ilk üçte. Sırlamayı da memnuniyet, lezzet ve fiyat dengesine göre yazdım.
-Ama Ayazma'ya gittiğinizde MUTLAKA yemeniz gereken bir adres var ki; Vahit'in Yeri. Ben sofranın görselini koyuyorum, siz Instagram'dan parmaklarımı da yerken ki videoları izlersiniz. Masada gördüklerinizin hepsi, içki hariç 200 TL.
 
-Koreli de plaj üstü önerilen yerler arasında idi, biz Vahit'i tercih ettik ama gününüz varsa bir gün orası, bir gün diğeri gibi deneyimleme yapabilirsiniz.
 -Ayazma Restoran'dan mutlaka 10'ar TL'den birer limonata bence adanın olmazsa olmazı.
 -Veli Dede'de sadece kurabiye, kahvaltı ya da koruk suyu değil, kallavi v-bir öğle yemeği yiyebilirsiniz, özellikle ekşili yaprak sarma ve tandır favorim.

 -Güzel bir tatlı, sıcak bir mekan ve leziz bir limonata içeyim ama limonata böyle sıradan limonatalar gibi olmasın diyorsanız adresiniz Madam Niça.
 

-Ben kahvesiz yapamam, soğuk, sıcak farketmez güzel bir yeni nesil, üçüncü dalga dedikleri bir kahveci lazım diyorsanız; Kahverengi Roastery.
-Fotoğraftaki salıncak dekorasyonu adanın sohbeti en şen kadınlarından biri olan Sa’ada ve henüz tanışamadığımız Oya’nın çok orjinal mekanları olan Madam Niça'ya ait.

Eski bir şarap dükkanı olan ve aslında ilk halini görseniz şaşıracağınız yıkık dökük bir mekanı öyle Bozcaada dokusuna uygun, öyle yaratıcı bir konseptte hazırlamışlar ki, daha sokaktan girer girmez hayran oluyorsunuz.
Ben bir elimde lavantalı limonata, diğer elimle türk kahveli cheescake ve tiramisu’yü bitmesin diye minik minik yeme telaşına düşmüştüm ve gerçekten lavantalı limonatası şiddetle tavsiye.
Ama Madam Niça’da sadece tatlı ve içecek bir şeyler yok.
Burası aslında akşamları dolup, taşan ada konseptine sadık bir restoran.
Bu yüzden rezervasyon şart.
Akşamın menüsü genelde sürpriz oluyor.
Ama sürpriz olmayan en güzel tarafı menü’deki her lezzetin Ada’ya özgü ve Ada lezzeti ile harmanlanmış olması.
Nasıl mı?
Mesela, başlangıçta mutlaka füme et ve ada’da üretilen peynirler servis ediliyor (tabii adanın yerel üretim şarabı ile), sonra Bozcaada’nın organik sebzelerinden yapılmış dört çeşit zeytinyağlı tabağı geliyor.
Ana yemek hep farklı oluyor ama ada çaylı keşkek en favorilerden.
Şarapla marine edilmiş tandır ağızda dağılıyormuş mesela herkesden onu duyuyorum.
Ara sıcaklar adaya özgü lezzetlerle bütünleşiyor, şöyle ki patates geliyor ama trüf yağı ile yapılıyor.
Sepet böreği, baklava hamuruna acı biber reçeli sürülerek hazırlanıyor yani adanın mevsimsel mahsülleri ile klasik menüler öyle zenginleştirilip, özgünleştiriliyor ki hayran kalıyorsunuz.
BOZCAADA'DA GÜNE VEDA, GÜNÜN EN GÜZEL SAATİ; GÜN BATIMI
 
Gökyüzü rengini portakaldan alıp, turuncuya dönerken,
Hayatımın en önemli iyi ki'si tam da yanı başımdayken, gördüğüm gökyüzünün rengine, Bozcaada'nın yaşattığı hislere teslim olurken yazıyorum.
Eteklerimde adanın mor kuru çiçekleri,
Adım attığım tüm balkonlardan daha serin sanki burası,
Sanki otelden, sokaktan, tepeden, minicik bir patikadan inerken gördüğünüz her mekan, her yer eviniz gibi.
Eşiğine pas pas konulmayan, titizlikle boyanmış evlerin kapısı hiç kilitlenmiyor gibi sanki burada.
Kalbini de, evini de kilitlemeyen özgür kalplerin adası burası şimdi anlıyorum,
İçimde hapsettiğim turuncuların hepsi kelebeğe dönüştü,
Çırpınmak mı?
Heyecanla kanat çırpmak demekmiş, şimdi öğreniyorum.
Sakla beni Bozcaada, sakla bizi,
Sar sarmala hiç bırakma,
"Yine geleceğiz"ler, "hep" olsun,
Öyle yaşayıp gidelim olmaz mı?
Gün batımından dileğim; Kendimizi en özgür hissettiğimiz yerlere, sonsuz kerelerce ayak basalım. Hepimiz.
 
BOZCAADA'DAN DÖNERKEN ALINACAKLAR
-REÇEL, REÇEL, REÇEL (nar ve domates reçeli özellikle)
 -Eşek sütlü doğan sabun (mis kokuyor mis!)
 -Dağ kekiği, ormandan ve adanın içinden toplanmış şifalı otlar.
 
-Lavanta yağı (ben iki haftadır kullanıyorum acayip memnun kaldım, sanırım doğal diye.)
BOZCAADA'YA HOŞÇAKAL DEME VAKTİ...
Öncelikle yazının burasına kadar okuyan ve özveri ile bu kadar detaylı bir rehber hazırladığımı fark eden ve emeğimi farkedip, tavsiyelerimle gittiğim yerlerden fotoğraflar paylaşan insanlara teşekkür ediyorum.
Yorumlarınızı ve güzel fotoğraflarınızı bekliyorum;
 
Vesile.
Güzel kelime.
Vesile baya mukaddes kelimedir benim için.
Hayatınızın herhangi bir anında, sizi mutlu edecek herhangi bir şey yapmanıza "vesile" olan her şeyi, herkesi sevin.
Sıkı sıkı sarılın onlara.
Bozcaada hülyasıyla yazıyorum belki bunları ama adanın insanın ruhunda yarattığı farkındalık bambaşka.
O yüzden şiir gibi bir yer Bozcaada.
Kat ettiğiniz yollar, gün batımı için tırmandığınız patikalar, çukurlu yollardan geçip en derin maviyi bulmak için patlattığınız tekerlerin hepsi sizi siz yapan en büyük vesileniz, en büyük şükrünüzdür.
Şükrettiklerimizin yanı başımızdan eksik olmaması ve hayatta iyi ki dediğiniz "vesileleriniz" olması dileği ile...

 

0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!