BAMBERG

Bamberg, Hayran Kalacağınız Muhteşem bir Mimari Vaad Ediyor!
Rothenburg'tan sonraki sürpriz durağımız, Almanya’da daha önce hiç duymadığım ama rotamıza eklenmesine en çok sevindiğim Bamberg oldu…
Fransa’nın masalsı kasabası Colmar ve civarındaki harika kasabaları görmüş olan biri olmama ragmen, hayatımda ilk defa bir yerde konaklamadığımız için üzüldüm diyebilirim. O yüzden yolu Bamberg’ten geçenler, Romantik Yol rotasını araçlı yapanlar için kesinlikle konaklama için Bamberg’i not etmelerini şiddetle önerebilirim.
FullSizeRender 3
Bamberg tek kelimelik, kısacık, belki de bir çırpıda adı gibi bitebilecek bir şehir ama dokusunda barındırdıkları sayfalarca anlatsam bitmeyecek cinsten… Şölen gibi evlerinden, altından geçen nehirden, dokusundan hangisinden bahsetsem, hangi birine öncelik versem bilemiyorum…
IMG_9308
Değişik bi' sokak, yeni bir meydan, toplaşan insanlar görsem "Heyoo orada hayat var, hadi gidelim" diyor içimdeki çocuk. Şimdi bu çocuğun gelip de, hayran kaldığı yer ise; Bamberg. 
Gündüzleri dar sokaklarda yürüyerek, nehrin huzur veren sesini dinleyerek, gökyüzüne karışan evlerin pastel tonlarına hayran kalarak, gün batarkense binaların renkli mimarisine aşık olarak gezmelisiniz bu şehri. Tıpkı benim gibi... Düş gibi, hiç bitmeyecek gibi…
IMG_9320
İÇİ GÜLEN ŞEHİR, BAMBERG!
Almanya’nın Bavyera Eyaleti’ndeki şehir, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış yapılarıyla tanınıyor. Hatta öyle ki; Bu yapılar sayesinde “Almanya’daki Roma” olarak, biliniyor. Geçmişteki savaşlardan neredeyse zarar görmeden bugüne gelebilmiş ve bu yüzden de dokusundan en ufak bir şey kaybetmeden, şehri ziyaret eden gezginlerle geleceğe ve bugüne karışıyor.
IMG_9318
Gezmeye ilk başladığımızda, dikkatimizi Dom Meydanı çekiyor. Burası Almanya’nın en görkemli noktalarından biri. Çünkü neredeyse tüm tarihle iç içe…
Bir tarafında ünlü Dom Katedrali, diğer tarafında ise Piskoposluk Sarayı var.

Orta Çağ dokusundan onlarca örneği bir arada göreceğiniz Bamberg’in en güzel fotoğraf veren noktası nehrin üzerinde uzanan sarı yapı. Hikayesi ise enteresan, Onun hikayesine dokunmadan, değmeden önce, belediye binasının tarihine inmek gerekiyor.
Bamberg’in en ilginç yapısı, eski belediye binası. Minik bir ada üzerine kurulacak şekilde, 1461’de yapılmış. İki tarafından köprüyle şehre bağlanıyor. İçinde bugün Avrupa’nın en büyük özel porselen koleksiyonu sergileniyor. Barok‘un Pırıltısı adlı sergiyi gezerken Almanların porseleni dantel gibi işleme maharetine hayran kalmamak mümkün değil. Belediyenin doğu tarafındaki Rottmeisterhaeuschen kült bir bina. Sadece yandaki binaya bağlı olarak ayakta duruyor, altından nehir geçiyor. Her turistin mutlaka resmini çektiği yapı yerleşim izni vermeyen belediyeye tepki için bir protesto olarak yapılmış.
IMG_9316
Ayrıca adımları sıklaştırdığınızda, görmeniz gereken başka bir yapı daha çıkıyor karşınıza; Altenburg Kalesi. Bu kaleden aşağıya baktığınızda, büyüleyici bir manzara kucaklıyor size. Kalenin, tam da içinde bulunduğumuz kule kısmı 1251 yılından beri halen ayakta.
Şehrin iki yakasını bağlayan köprülerden en önemlileri Obere (yukarı) ve Untere (aşağı) ismini taşıyor. 
Bamberg’in geçmişi o kadar eskilere dayanıyor ki, gezdikten sonra, hayran kalıp da derin bir araştırmaya girişince öğreniyorum;18. yüzyılda Güney Almanya'nın aydınlanma merkezi olarak kabul gördüğünü.
IMG_9322
Hegel,’in bir süre Bamberg'te yaşadığını...
Hatta Almanca ilk kitabın, 1459 yılında bu şehirde basıldığını…

Avrupa’daki bir çok şehri, Strasbourg’u, Fransa’daki Colmar’ı nasıl Venedik’e benzetiyorsa insanlar, bu benzetmeler Almanlara da bulaşmış. Bamberg'in de Küçük Venedik diye anılan küçücük bir nehir kıyısı var. Ama dahası bana sorarsanız, Bamberg’te tarih var, aşk var, mimari var, güzel düşler var!
O yüzden demem o ki; Masalsı kentler, Orta Çağ’dan kalma kasabalar ya da şarap bağları için hep Fransa ya da İtalya’yı düşlemeyelim. Almanya’nın da ucuza gidilebilecek, masallardan fırlamış, muhteşem bir kültürel miras ve insanı tarihin eski dönemlerine götürecek güzel korunmuş kentleri var. Onlara çevirelim biraz da rotayı. İnanın pişman olmayacaksınız. Tıpkı benim şu an sizlerle paylaştığım gibi, gördükçe, büyülenecek, büyülendikçe çoğalacaksınız!
IMG_9314
Bira Cenneti, Bamberg!
-Almanya'da yıllık bira tüketimi kişi başına 140 litre iken bu rakam Bavyera'da 240 litre, Bamberg'te ise 300 litre kadarmış.

-Bu küçük şehirde tam 9 çeşit yerel bira üretiliyor ve en ünlüsü tütsülü aroması ile “Rauchbier”
 -Bira içmek için, yarım günlük keşif turunda gözümüze çarpan en tatlı köşe; Geyerswörthplatz’ın hemen yanındaki Hofbrau.
IMG_8990
0 Comments

Leave a Comment

error: Content is protected !!